26.05.2008

 

ÜÇ MAYMUNU OYNAMAK

 

            Bazı meslektaşlarımızın uzun süredir belirtikleri gibi “Eczacının yok oluşu” olanca hızıyla sürmektedir. Eczacıya hırsız, üçkâğıtçı ve çete muamelesi yapan hükümet yetkilileri, koordineli bir şekilde faaliyetlerine devam etmektedirler.

            İlgili kişiler çıkardıkları ucube fiyat kararnameleriyle eczacının elindeki stokları bedelsiz kamulaştırdılar. Muayene ücretlerinin eczacının üzerinden tahsilini sağlayıp, eczacıyı tahsil memuru haline getirdiler. Protokollerdeki indirimi % 4,5’lere kadar çıkarıp, ilaçların kar oranlarını indirerek mesleği ekonomik dar boğazın içine çektiler.

            Şimdi ise daha büyük oyunlarla karşı karşıyayız. Haksız bir şekilde binlerce eczacının anlaşmalarını fes ederek ve eczacıları çete oluşumunda yer alan bireyler gibi göstererek, bu sektörü güvenilmez ve iş yapmaz görünümüne sokmak için olanca güçleriyle harekete geçtiklerini müşahede ediyoruz. Bu şekilde davranmakla, güçlü şirketlerin eczane açmalarını kolaylaştırmayı hedeflediklerini bilmemiz gerekmektedir.

            Hesaplı ve koordineli faaliyetlerle eczacı yok edilmek istenirken bizler ne yapıyoruz?  Kocaman bir “Hiç bir şey” dersek yalan olmaz herhalde. Çünkü oluşturduğumuz yeni TEB yapısı içinde birkaç kişi hariç (üretip koşturanları hepimiz izlemekteyiz) iş üretenin olmadığını görmekteyiz. Bir yerlerde “ illaki ben olmalıyım” zihniyetiyle hareket edenlerin yine iftira ve dedikodu üretmekten başka bir şey yapmadıklarını görmekteyiz. Yaptığımız uyarıları dikkate almayan, seçimlerde art niyetle hareket eden, insanlarımızın hassasiyetlerinden faydalanarak gemisini yürütmeye çalışanlardan bir üretimin çıkmayacağını ve mesleğimize katacak bir şeylerinin olmadığını yinelemek istiyoruz.

            Oluşan yeni TEB heyetine alkış tutulduğunda, bizler bugünü eczacılık açısından tarihe düşülmüş kara bir leke olarak değerlendirmiştik. Tartışılsın diye konuyu irdelediğimizde dahi bazı art niyetli meslek yöneticilerimiz “Bu yazıları yazan Başkanları Haysiyet Divanına sevk edelim” demekten geri kalmamışlardır. Bu düşünceleri taşıyan meslektaşlarımız, Diyarbakır da meslektaşlarımıza yönelik yapılan tirajı-komik operasyona da alkış tutmuş, konuyla ilgilenenleri de uyarmaktan sıkılmamışlardır. Daha öncede belirttiğimiz gibi, bu düşünceleri taşıyanlarla oluşturulan TEB Merkez Heyeti işlev göremez hale getirilmektedir. Zaten şu anda meslek gücümüz hiçbir dönem olmadığı kadar zayıf ve aciz pozisyonunda görülmektedir. Bu görüntü gizli istem ve gündemleri olan güçleri cesaretlendirmiştir.

            TEB Merkez heyeti kendi içerisinde tartışıp dururken, hükümet yetkilileri ve yandaşları sessiz sedasız bir yeniliğe daha imza attılar. Yurtdışı ülkelerde okumuş bazı eczacıların diplomalarının tescil edilip kendilerine denklik verildiği söylenmektedir. Burada iddia edilen bunlardan bazılarının hiç okulları görmeden ve eğitimden geçmeden diploma aldıklarıdır. Bu konunun araştırılıp, neticelenmesi gerekmektedir.İlaç sunum işini eczacının elinden almak isteyen hükümet yetkililerinin keyfi davranışlarına karşı çıkılmalı ve gereken yapılmalıdır.

              Ey bu mesleğe gönül verenler! 29 Bin eczacının ekmek hakkını savunmayı kendine şiar edinmiş değerli yöneticiler; artık duymamazlıktan,  görmemezlikten gelmeyelim. Ve… Ey kendine koltuk – Makam isteyen, bu koltuk verilmediğinde arkadaşlarını bile sırtından vuran, Büyük Kongreye Polisi doluşturan ve meslektaşlarını gammazlayanlar, aday olamadığını görüp bütün etikleri çiğneyip iki günde saf değiştirenler, listesine ihanet edip yanında yer alanları çizenler, iftira ve dedikodu üzerine siyaset yapıp, bölücülük yapanlar! Ve… Ey iş yapamazlar! Yeter artık, çekin ellerinizi bu meslekten ve lütfen çekilin. Bırakın bu işi layıkıyla yapıp bu mesleği adam edecek adımları atacak, yüreğini ortaya koyacak, demokrat yöneticiler gelsin.

            Ve… Bütün meslektaşlarımız! Hükümetin ve gizli ortaklarının daha oyunları bitmedi bunlara karşı açık göz olalım, bir olalım. Lütfen üç maymunları oynamayalım.

            Bütün Oda Başkanlarımıza da bir çağrımız olacak. Diyarbakır da fütursuzca yapılan ve mesleğimizi karalayan operasyonları konuşmak için, SGK’nın anlaşılmaz ve bitmez isteklerini irdelemek için ve mesleği bu bunalımlı günlerden kurtarmak için hepinizi derhal ”Başkanlar Danışma Kurulu” toplantısı yapmaya çağırıyoruz. TEB Merkez Heyeti Yönetim Kurulu Başkanlığından da böyle bir toplantıyı organize etmesini bekliyoruz… Saygılarımızla,

   

 

 

 

                                                                                   44. Bölge Batman Eczacı Odası

                                                                                                 Yönetim Kurulu Başkanı

 

                                                                                                    Ecz. M. Emin BEYAZ

                                                          AÇIKLAMA             ( 29.05.2008 )
           Yurt dışında okuyupta ülkesinde hizmet vermek isteyen eczacılarla ilgili değerlendirmemizden sonra yaptığımız konuşmalardan bazı doğrulara ulaştığımızı görüyorum.
            21 Mayıs'ta diplomaları tescil edilen eczacıların bilfiil Azerbaycan'da ikamet ettikleri ve ciddi bir eğitimden geçtiklerini öğrendik. Zaten bizim karşı olduğumuz her türlü sıkıntıya rağmen tahsilini tamamlayarak ülkesine dönen ve mesleğini icra etmek isteyen kişilere değil ; Yurt dışına çıkmadan eğitimden geçmeden sırf para basarak diploma alanlaradır. Ayrıca bu şahısların sayısının çok abartıldığını müşahade ettik. Bu şekilde mezun olupta diplomasını tescil edenlerin tüm sayısının 40-50 civarında olduğunu öğrendik.
            Bizler küreselleşmeye karşı değiliz. Her zaman emekçinin , emeğin, ekmeğin yanındayız.Dolayısıyla yazdıklarımızdan yanlış anlam çıkaran ve üzülen bütün meslek gruplarının ( şeref ve haysiyeti için ekmeği için mesleği için mücadele eden kişiler ) yanında olduğunu belirtmek isteriz.
            Ülkemizde bile rastgele üniversite açan iktidarın ,hocasız mezun ettikleri binlerce vasıfsız üniversiteli ( ! ) varken , yurt dışında ciddi üniversitelerde okuyupta kendilerini ifade edemeyen yada haklarını alamayan herkesin yanındayız.
            Doğrudan yana olmak , demokratik olmak , emekçiden yana olmak gibi şiarlara sahip olduğumuzdan bu açıklamayı yapmayı görev bildik...