|
2007 MALİ YILI
BÜTÇE UYGULAMA TALİMATI
25.05.2007
TARİH 26532 SAYILI MÜKERRER RESMİ GAZETEDE
YAYIMLANDI TEBLİĞ
Maliye
Bakanlığından:
TEDAVİ
YARDIMINA İLİŞKİN UYGULAMA
TEBLİĞİ (Sıra No.:
8)
1. Amaç, kapsam ve
dayanak 1.1.
Amaç Bu Tebliğin amacı; kapsama dâhil
hak sahiplerinin sağlık kurum ve kuruluşlarında
yapılan tedavilerine ait ücretler ile tedavi
yardımına ilişkin işlemlerde, kurumlararası
uygulama birliğinin sağlanması, geri ödeme
kriterlerinin ve bunlara ilişkin esas ve usullerin
tespit edilmesidir.
1.2.
Kapsam Bu Tebliğ
hükümleri; a) 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 1 inci ve ek geçici 9
ile 16 ncı maddeleri kapsamına giren personel ile
bunların bakmakla yükümlü bulundukları aile
fertleri, b) 2914 sayılı
Yükseköğretim Personel Kanunu, 2802 sayılı
Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 211 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu kapsamında
bulunan personel (Erbaş ve erler bu Tebliğ
hükümleri haricindedir. Erbaş ve er reçeteleri ile
ilgili olarak şahıslara mali külfet getirmemek
koşuluyla gerekli düzenlemeler Milli Savunma
Bakanlığınca yapılacaktır) ile bunların bakmakla
yükümlü bulundukları aile fertleri,
c) 3816 sayılı Ödeme Gücü
Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil
Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması
Hakkında Kanun kapsamındaki hak sahipleri, (3816
sayılı Kanun ile Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların
Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet
Tarafından Karşılanması ve Yeşil Kart Uygulaması
Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı olmamak
kaydıyla),
hakkında
uygulanır.
233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararname kapsamında bulunan
kurumlarda çalışan Devlet memurları ve diğer kamu
görevlileri ile bunların bakmakla yükümlü
oldukları aile fertlerinin sağlık kurumlarında
yapılan tedavilerinde de bu Tebliğ esaslarına göre
işlem yapılır.
1.3. Dayanak Bu Tebliğ; 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun 5234 sayılı
Kanunla değişik 209 uncu maddesi, 178 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesine 5234
sayılı Kanunla eklenen (p) ve (r) bendleri, Devlet
Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri
Yönetmeliği ile kapsama dahil kişilerin tedavi
yardımı sağlanmasına ilişkin ilgili diğer
mevzuatları hükümleri çerçevesinde
düzenlenmiştir.
2. Hasta sevk işlemleri ve
tanımlar 2.1.
Kısaltmalar
Bu Tebliğde
geçen;
Yönetmelik: Devlet Memurlarının Tedavi
Yardımı ve Cenaze Giderleri
Yönetmeliğini,
TEB: Türk Eczacıları
Birliğini, ifade eder. 2.2 Sağlık
kurum ve kuruluşlarının
tanımı Birinci basamak resmi
sağlık kuruluşu: Resmi kurum
hekimlikleri, sağlık ocağı, verem savaş
dispanseri, ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması
merkezi, sağlık merkezi, toplum sağlığı merkezleri
ile aile hekimliği sözleşmesi yapmış aile
hekimleri, 112 acil sağlık hizmeti birimi,
üniversitelerin mediko-sosyal birimleri, Türk
Silahlı Kuvvetlerinin birinci basamak sağlık
üniteleri, birinci basamak resmi sağlık
kuruluşları olarak kabul
edilir. Birinci basamak özel sağlık
kuruluşu: Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan
Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik
kapsamında açılan özel poliklinikleri, Ağız ve Diş
Sağlığı Hizmeti Sunulan Özel Sağlık Kuruluşları
Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan ağız ve diş
sağlığı hizmeti veren özel sağlık kuruluşları,
birinci basamak özel sağlık kuruluşları olarak
kabul edilir.
- İkinci basamak resmi sağlık
kurumu: Eğitim ve araştırma hastanesi
olmayan devlet hastaneleri, özel dal hastaneleri
ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri,
entegre ilçe hastaneleri, Sağlık Bakanlığına
bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri, tıp
fakültelerinin bulunduğu ilin dışında yer alan
uygulama ve araştırma merkezleri (üniversite
hastaneleri), ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin
eğitim ve araştırma hastanesi olmayan
hastaneleri, ikinci basamak resmi sağlık
kurumları olarak kabul edilir.
İkinci basamak özel sağlık
kurumu: Özel Hastaneler Yönetmeliğine
göre ruhsat almış hastaneler ile Ayakta Teşhis ve
Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında
Yönetmelik kapsamında açılan tıp merkezleri, özel
dal merkezleri ikinci basamak özel sağlık
kurumları olarak kabul edilir.
- Üçüncü basamak sağlık
kurumu: Eğitim ve araştırma
hastaneleri, özel dal eğitim ve araştırma
hastaneleri, üniversite tıp fakültelerinin
bulunduğu ilde kurulu sağlık uygulama ve
araştırma merkezleri (üniversite hastaneleri)
ile bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri ve
üniversitelerin diş hekimliği fakülteleri, Türk
Silahlı Kuvvetlerine bağlı tıp fakültesi
hastanesi ile eğitim ve araştırma hastaneleri,
üçüncü basamak sağlık kurumları olarak kabul
edilir.
2.3. Tedavi kategorileri
Yatarak
tedaviler; sağlık
kurumlarında yatış ve taburcu işlemi yapılarak
uygulanan tedaviler, yatarak tedavi olarak
değerlendirilir. Aşağıda belirtilen ve sağlık
kurumlarında yatış ve taburcu işlemi yapılmadan,
24 saatlik zaman dilimi içinde yapılan
tedaviler, günübirlik tedavi olarak
değerlendirilir.
Günübirlik tedavi kapsamındaki
işlemler;
a) Kemoterapi tedavisi,
b) Radyoterapi tedavisi
(radyoterapi tedavi planlaması
hariç),
c) Genel anestezi, bölgesel
anestezi, intravenöz veya inhalasyon ile sedasyon
gerçekleştirilen tanısal veya cerrahi tüm
işlemler,
ç) Diyaliz
tedavileri,
d) İntravenöz ilaç infüzyon
uygulaması. Ayaktan
tedavi; yukarıda
açıklanan durumlar dışında kalan ve hastaların
sağlık kurum ve kuruluşlarında veya bulunduğu
yerde yatırılmaksızın sağlık hizmetlerinin
sağlanması, ayaktan tedavi olarak kabul
edilir. 2.4. Sevk
işlemleri
5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması
Hakkında Kanun gereği aile hekimliği uygulamasına
geçilen illerde, öncelikle aile hekimine
başvurulması, aile hekimince lüzum görülmesi
halinde ikinci veya üçüncü basamak sağlık
kurumlarına aile hekimince sevkin yapılması teşvik
edilecektir. Pilot uygulamanın sağlıklı bir
şekilde yerleşmesini temin etmek ve sağlık
hizmetlerine erişimi engellememek amacıyla bu
süreçte aile hekimliği uygulamasına başlanan
illerde sevk zorunluluğu olmayıp sevk işlemleri bu
maddedeki diğer hükümlere göre yapılabilir.
Aile hekimliği uygulaması bulunmayan illerde,
aktif çalışanlar, kurumu tarafından yeterli sayıda
nüshalı hasta muayene istek formu ile var ise
kurum tabibine gönderilecek, kurum tabibinin
gerekli görmesi halinde ikinci veya üçüncü basamak
sağlık kurumuna sevk edilebilecektir. Kurum tabibi
bulunmadığı takdirde aktif çalışanlar, kurumu
tarafından düzenlenen muayene istek formu ile
belediye sınırları ve mücavir alan içinde bulunan
birinci, ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurum
ve kuruluşuna doğrudan başvurabilirler. Kurum
hekimliği veya diğer birinci basamak sağlık
kuruluşundan ikinci veya üçüncü basamak sağlık
kurumlarına yapılacak sevk işlemlerinde hastane ve
hekim adı belirtilmez. Memurun bakmakla yükümlü
olduğu aile fertleri, kurum hekimliğine veya
belediye sınırları ve mücavir alan içerisindeki
birinci, ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurum
ve kuruluşlarına kurumu tarafından düzenlenen
muayene istek formu ile birlikte doğrudan veya
sevkli olarak başvurabilirler. Tıbbi gereklilik
halleri dışında muayene ve tedavi işlemlerinin
yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde öncelikle
belediye sınırları ve mücavir alan içinde
tamamlanması esastır. Bunun mümkün olmaması
halinde, Yönetmelikteki genel esaslar geçerli
olmak üzere, memuriyet mahalli dışına yapılacak
sevk işleminin, bulunulan yerdeki ikinci veya
üçüncü basamak sağlık kurumlarınca hastanın sevk
edileceği ilçe veya ilin ismi belirtilerek,
tedavinin sağlanabileceği en yakın yerdeki ikinci
veya üçüncü basamak sağlık kurumuna yapılması
gerekmektedir. Bulunulan yer dışında sürekli
olarak tedavisi gereken ve hastane tarafından
kontrol amacıyla çağrılan hastalar, bu durumun
sevk evrakı üzerinde veya ayrı bir raporla
belgelendirilmesi ve kontrole çağırılmasına esas
olan ilk sevk işleminin usule uygun olması
kaydıyla, varsa kurum hekimliklerince, kurum
hekimliği bulunmadığı takdirde birinci basamak
sağlık kuruluşlarınca sevk
edilebilirler.
Aynı sevk kağıdı ile bir sağlık kurumuna
müracaat edenlerin ilk muayenesini müteakip yeni
bir sevk kağıdına gerek kalmaksızın değişik
bölümlerde aynı sevk kağıdı ile muayene, tetkik,
tahlil ve tedavi olmaları mümkün bulunmaktadır.
Bunun için yeterli sayıda nüsha içeren hasta sevk
kağıdının düzenlenmesi ve sağlık kurumlarınca tüm
nüshaların ilk nüsha gibi değerlendirilerek işlem
yapılması esastır. Sonraki muayeneler konsültasyon
olarak kabul
edilir.
Sağlık kurumlarında yatırılarak tedavi altına
alınan hastalar için üniversite veya eğitim
hastanelerinden ilgili dal uzmanı çağırılmak
suretiyle konsültasyon hizmeti alınması durumunda,
ikinci bir sevk işlemine gerek kalmaksızın,
konsültasyon ücreti konsültan hekimce düzenlenen
epikrize dayalı olarak tahakkuk ettirilecek
faturaya istinaden hastayı yatıran sağlık kurumu
tarafından konsültan hizmeti veren sağlık
kurumunun döner sermayesine aktarılır.
Sağlık kurumlarında yatırılarak tedavi altına
alınan hastaların yapılamayan tetkik ve tahlilleri
için diğer sağlık kurumlarına sevkinin gerektiği
durumlarda, ikinci bir sevk işlemine gerek
kalmaksızın yapılan tetkik bedeli, hastayı sevk
eden sağlık kurumu tarafından tetkiki yapan
kurumun döner sermayesine aktarılır.
Ayakta tedavi gören hastalara ait sevk evrakının
hastalara verilen suretlerine (tek hekim
tarafından verilen istirahat raporlarına ilişkin
sevk evrakı hariç) muayene ve tedavi işlemlerinin
tamamlanması sonrasında, kurum başhekiminin onayı
ve mühür tasdik işlemi
yapılmayacaktır.
Sevk işlemleri, şehir içi sevklerde 3 (üç) işgünü,
şehir dışı sevklerde 5 (beş) işgünü
geçerlidir.
2.5. Yol masrafı ve gündelikler
Tedavi amacıyla memuriyet mahalli
dışına sevk edilenlere 6245 sayılı Harcırah
Kanununun 18 inci maddesinin (c) bendi hükümlerine
göre yol masrafı ve gündelik ödenir. Gündelik,
tedavinin başlamasına kadar geçecek günler ( bu
süre beş günü geçemez.) ile sağlık kurumu
tarafından öngörülmesi kaydıyla ayakta tedavi
gördüğü günler için verilir. Yatarak tedavide
geçen süreler için gündelik ödenmez. Memuriyet
mahalli dışına sevk işleminde yol masrafı,
hastanın bulunduğu yer ile sevk edildiği sağlık
kurumunun bulunduğu yer arasındaki mutat taşıt
ücreti esas alınarak ödenecektir. Ancak, sağlık
kurumunca hastanın memuriyet mahalli dışına sevk
işlemi sırasında ilgili hekim tarafından,
hastalığın ne olduğu, mutat taşıt ile seyahat
edememe ve ambulans veya uygun görülen herhangi
bir taşıtla gitmesinin gerekçelerini belirten ayrı
bir rapor düzenlenmesi ve bu raporun başhekimlik
tarafından da onaylanması halinde ambulans ücreti
veya uygun görülen taşıt bedeli ilgilinin
kurumunca ödenecektir. Ayrıca bunlara anılan
Kanunun 33 üncü maddesinin (d) fıkrasına göre
yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri
belgelendirmeleri halinde, belge bedelini aşmamak
ve her defasında on gün ile sınırlı olmak üzere
gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı
ödenecektir. Sağlık kurumuna ait ambulans ile
memuriyet mahalli dışına yapılan hasta nakil
ücreti ve acil ambulans ücreti hastanın kurumunca
07/12/2006 tarih, 26369 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan “Ambulanslar ve Acil Sağlık Araçları
İle Ambulans Hizmetleri Yönetmeliği”nin 28 inci
maddesi gereği belirlenen fiyatlar dikkate alınmak
ve rayiç bedeli aşmamak üzere ödenir. Ancak, hasta
nakillerinde hastanın ambulansla sevkinin
gerekliliğinin ilgili hekim tarafından tevsiki
gerekmektedir. Resmi sağlık kurum ve
kuruluşları arasındaki hasta nakilleri ile diyaliz
ve kemoterapi tedavileri için hasta naklinde
kullanılacak hasta servis hizmetleri, ilgili
mevzuat çerçevesinde döner sermaye imkanları ile
karşılanabilir.
2.6. Eşlik etme
zorunluluğu Hastanın tedavi edilmek
üzere başka bir yere gönderilmesi durumunda,
yanında bir kimsenin bulundurulmasının zorunlu
olduğunun hastayı gönderen sağlık kuruluşunun
raporunda veya hasta sevk kağıdı üzerinde
belirtilmesi ve raporun veya sevk kağıdının
başhekimlik tarafından imzalanması halinde,
hastaya biri eşlik ettirilir. Eşlik eden kimseye
de memurun bağlı olduğu kurumca 6245 sayılı
Harcırah Kanunu hükümlerine göre harcırah
ödenecektir.
3. Acil vakalarda
tedavi Yönetmeliğin 15 ve 25 inci
maddelerine göre, vakanın acil olması nedeniyle
gerekli başvurma ve yollama işlemleri yapılmadan
doğrudan sağlık kurum ve kuruluşunca tedavi
sağlandığı takdirde, tedavi giderlerinin
ödenebilmesi için hastanın taburcu edildiği
tarihten itibaren lüzumlu işlem ve belgelerin
usulü dairesinde;
a) Yurt içinde (resmi tatil
günleri hariç) 30 gün, b) Yurt
dışında 90
gün,
içerisinde hazırlanıp ilgili kuruma verilmesi
gerekmektedir. Acil haller; ani gelişen
hastalık, kaza, yaralanma ve benzeri durumlarda,
olayın meydana gelmesini takip eden 24 saat içinde
en yakın sağlık kurum veya kuruluşuna
başvurulmasını gerektiren ve ivedilikle tıbbi
müdahale yapılmadığında hayatın ve/veya sağlık
bütünlüğünün kaybedilme riskinin doğacağı kabul
edilen durumlardır.
Acil vakalara ilişkin tedavilerde, sağlık kurumu
tarafından verilen hizmetlerin bedelleri Tebliğ
eki “Paket İşlem Fiyat Listesi”nde (EK–9) yer
alması durumunda bu liste fiyatları, bu fiyat
tarifesinde yer almıyorsa Tebliğ eki “Sağlık
Kurumları Fiyat Listesi” (EK–8) esas alınarak
ödenir. Acil haller dışında Maliye Bakanlığı ile
sözleşme imzalamayan sağlık kurum ve
kuruluşlarında yapılan tedavilere ait bedeller
ödenmez.
4. Yurt dışına tedaviye
gönderme
Yurt içinde tedavisinin mümkün olmadığı anlaşılan
hastalıkların tedavisinin yurt dışında
yaptırılmasına ilişkin uygulama; 211 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu ve 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununda değişiklik
yapan 29/7/1998 tarihli ve 4375 sayılı Kanun ile
bu Kanunun 4 üncü maddesi gereğince, 11/8/1999
tarihli ve 23783 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
ve 9/7/1999 tarihli ve 99/13144 sayılı Bakanlar
Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan “Kamu
Personeli ve Bunların Emeklilerinin Yurt Dışında
Tedavilerine İlişkin Yönetmelik” esaslarına göre
yürütülecektir.
Söz konusu düzenlemeler uyarınca hastaların tedavi
için yurt dışına gönderilmeleri; Sağlık
Bakanlığınca yetkili kılınan hastanelerin sağlık
kurullarınca (EK–1/B) de belirtilen formata uygun
olarak düzenlenen raporların, aynı Bakanlıkça
Ankara’da belirlenen bir hastanece teyit
edildikten sonra adı geçen Bakanlıkça onaylanması
şartına
bağlıdır.
Yurt dışı tedavilerine ilişkin sağlık kurulu
raporlarında; Türkiye’de tedavisi yapılamayan
ancak, yurt dışında yapılması mümkün olan hastalık
açık olarak yazılacak, hastalığa ilişkin klinik
bulgular ve laboratuar bulguları, radyolojik ve
görüntüleme ile ilgili bulgular, tedavinin
Türkiye’de yapılamama gerekçeleri belirtilecek,
karar bilimsel/tıbbi gerekçelere dayandırılacak ve
verilen kararlarda “ileri teknoloji ile tedavi
gerekli vb gibi” ifadeler kullanılmayacaktır.
Raporlarda, memurun ve hastanın adı-soyadı, memura
yakınlık derecesi, çalıştığı kurum, dosya ve
protokol numarası, raporu veren anabilim
dalı/bilim dalı/klinik adı belirtilecektir.
(EK–1/B rapor örneği). Yurt dışı tedavileri
için sağlık kurulu raporu düzenlenmesi amacıyla
oluşturulacak resmi sağlık kurullarına; en az biri
ilgili dal uzmanı olmak kaydıyla üniversite
hastanelerinde 5 öğretim üyesi, eğitim ve
araştırma hastanelerinde 5 klinik şefi veya şef
yardımcısı, (EK–1)’de yer alan diğer hastanelerde
5 uzman hekim bulunması zorunludur. Yurt dışı
tedavilerine ilişkin raporların Sağlık
Bakanlığınca (ilgili personel için Milli Savunma
Bakanlığınca) onaylanmasından itibaren 3 ay içinde
yurt dışına çıkmak üzere işlem yapılmayan
raporların yenilenmesi gerekir. Yurt dışına çıkış
sonrasında yurt dışında kesintisiz tedavi süresi
azami 1 yıldır. Yurt içinde tedavilerinin
sağlanamayacağı anlaşılanların tedavi için yurt
dışına gönderilmeleri hususunda Sağlık
Bakanlığınca yetkili kılınan tam teşekküllü
hastaneler ile bu hastanelerce düzenlenen
raporları teyit edecek hastane adları (EK–1)
sayılı listede gösterilmiştir. Yurt dışında
doku veya organ nakli amaçlı sağlık kurulu
raporunun, Sağlık Bakanlığınca ruhsatlı (EK–1/C)
de belirtilen yetkili doku ve organ nakli
merkezlerinden alınması zorunludur. Yurt dışına
tedavi amacıyla gönderilenlerin tedavi süreci
kurumlarınca izlenerek Kanun ve Yönetmelik
hükümlerine uygun işlem tesisi yönünde azami
hassasiyet gösterilecektir. Her bir yurt dışı
tedavisi sonrasında hastaların yurda dönmelerini
müteakip Tebliğe ekli çizelge (EK–1/A)
doldurularak Maliye Bakanlığı ile Sağlık
Bakanlığına bildirilecektir. Yurt içinde mümkün
olmayan kemik iliği nakli haricindeki organ nakli
işlemleri yurt dışında uzun bekleme sürelerini
gerektirdiğinden, hastaların yurt dışındaki ilk
tetkiklerinin tamamlanmasını müteakip uygun organ
teminine kadar geçecek süredeki tetkik ve
tedavileri yurt içinde yapılacaktır. Uygun organ
temini üzerine hasta, yeni bir sağlık kurulu
raporuna ihtiyaç duyulmadan nakil işlemi için yurt
dışına gönderilecektir. Bu konudaki gerekli
koordinasyon işlemi, hastanın kurumu tarafından
Sağlık Bakanlığı nezdinde yürütülecektir.
5. Diş tedavileri
5.1. Resmi sağlık kurum ve
kuruluşlarında yapılacak diş tedavileri
5.1.1. Diş
tedavileri ile ilgili sevk işlemlerinde,
Yönetmeliğin 8 inci maddesinde belirtilen hastanın
hastane veya sağlık merkezlerine yollama
işlemlerinde üzerinde ağız şeması bulunan hasta
yollama kâğıdı kullanılacaktır. Kurumlar, söz
konusu sevk kâğıdını Devlet Malzeme Ofisi Genel
Müdürlüğünden veya kendi imkânları ile
sağlayacaklardır. 5.1.2. Resmi
sağlık kurumlarında yapılan diş tedavileri için
(EK–7) sayılı listede yer alan “Diş Tedavileri
Fiyat Listesi”
uygulanacaktır. 5.1.3.
Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(B) bendine göre yurt dışında tedavi giderleri
karşılananlar ile tedavi amacıyla yurt dışına
gönderilenlerin tıbbi lüzum üzerine yaptırdıkları
diş tedavileri sonucu doğan
giderlerden; a) Diş çekimi,
kanal tedavisi, diş dolguları ve travma sonucu
oluşan çene defektlerine yapılan cerrahi
müdahalelerle, protez tamirlerine ait tedavi
bedellerinin aynen
ödenmesi, b) Diğer diş
tedavilerine ait giderlerin ise, (EK–7) sayılı
listede yer alan fiyat tarifesindeki fiyatlara
%100 ilave edilmek suretiyle bulunacak miktarın
esas alınması, transferi halinde ise bu Tebliğin
yürürlüğe girdiği günkü kurlar esas alınmak
suretiyle bulunacak miktarın döviz karşılığı
tutarları kadarının
ödenmesi, gerekmektedir.
5.1.4. Resmi sağlık kurumunda
veya personelin bağlı olduğu kurum bünyesinde
kurulan diş protez ünitesindeki tedavi sırasında
yapılamadığının belgelendirilmesi ve tedaviyi
yapan sağlık kurumunun faturasında yer almaması
şartıyla, resmi sağlık kurumlarından ilgili
mevzuat hükümlerine dayanılarak başhekimliklerce,
üniversitelerde ise dekanlıklarca organize
edilerek yaptırılan akrilik veya seramik veneer
kron, hassas tutuculu kron, implant üstü kron v.b.
metal destekli tek parça kron ve tek parça döküm
kron için (malzeme dahil) 11 YTL, alt-üst çene
iskelet dökümü için (malzeme dahil) 43 YTL döküm
işçilik ücreti ödenecek, bunu aşan kısmı ise
hasta tarafından karşılanacaktır. Personel
yetersizliğinden dolayı bölümlü ve tam protez
taleplerinin kısa sürede karşılanamaması ve
randevu sürelerinin uzaması durumunda, hasta
yararı gözetilmek suretiyle istekli olan kişilerin
kendi talepleri doğrultusunda ve bedelini
kendilerinin ödemesi kaydıyla, bölümlü ve tam
protez laboratuar iş ve/veya işlemleri resmi
sağlık kurumlarında ilgili mevzuat hükümlerine
dayanılarak başhekimliklerce, üniversitelerde ise
dekanlıklarca organize edilerek
yaptırılabilir. Serbest diş hekimliklerinde
yaptırılan tedaviler için ayrıca döküm işçilik
ücreti ödenmeyecektir. 5.1.5.
Diş tedavileri sırasında; altın, platin,
palladyum+platin, irrudyum+platin, iropal gibi
kıymetli madenler ile argenco 23, bego gold EWL ve
polliag-M gibi bileşiminde kıymetli maden bulunan
maddeler kullanılması zorunlu olsa dahi,
Yönetmeliğin 31 inci maddesine göre hiçbir şekilde
ödenmeyecektir. 5.1.6. Kemik
içi dental implantların bedelleri ödenmez. Ancak,
maksillofacial travma ve tümörler sonucu aşırı
kemik kaybı olan ya da damak yarığı gibi
deformiteleri olan hastalar ile rutin tedavilerle
başarılı olunamayan rezorbe alt-üst çene
vakalarında (en az 2 en fazla 4 implant ile
sınırlı kalmak koşuluyla) klasik protez ile
çözülemeyen ve implant tedavisinin zorunlu
olduğunun üniversite diş hekimliği fakültelerinden
cerrahi, protez ve periodontoloji anabilim
dallarından en az birer öğretim üyesinin
katılımıyla oluşacak bir heyet tarafından karara
bağlanması ve kaç ünite yapılacağının belirtilmesi
şartıyla bu Tebliğin eki (EK-7) Diş Tedavileri
Fiyat Listesindeki tedavi bedeli ile implant
malzemesi bedeli olarak (her ünite için) 90 YTL
ödenir. Bu bedelin üzerindeki malzeme bedelleri
hastalarca karşılanır.
5.2. Özel sağlık kurum ve
kuruluşlarında diş
tedavisi
5.2.1. Özel sağlık kurum ve
kuruluşlarındaki diş ünitelerinde yapılan tedavi
giderlerinin ödenebilmesi için Tebliğin bu
bölümünde belirtilen sevk usul ve esaslarına
uyulması zorunludur. Diş tedavisi amacıyla özel
sağlık kurum ve kuruluşlarına doğrudan yapılan
başvurularda tedavi gideri
ödenmez.
5.2.2. Yönetmeliğin 8 ve 10 uncu
maddelerinde, özel sağlık kuruluşları sayılan
serbest hekimliklere sevk ilke olarak
öngörülmemiştir. Bu nedenle, diş tedavileri için
hastaların kendilerine en yakın resmi sağlık
kurumlarına sevk edilmeleri gerekmektedir. Ancak,
diş tedavisi sırasında karşılaşılan güçlükler
dikkate alınarak Tebliğ kapsamında yer alan
kişilerin, doğacak fiyat farkını kendilerinin
ödemesi kaydıyla, kendilerinin talepleri üzerine
serbest diş hekimliklerine, aşağıda belirtilen
esaslara göre sevkleri
yapılabilecektir.
5.2.3. Diş tedavisi için sevk edildiği
resmi sağlık kurumunda herhangi bir sebeple kron
ve protez tedavisine 90 gün, dolgu tedavisine 30
gün, diğer diş tedavilerine ise 45 gün içinde
başlanamayacağının ilgili diş hekimi tarafından
belirtilmesi ve aynı sağlık kurumu başhekimi
tarafından onaylanması suretiyle istekli olan
hastaların serbest diş hekimliklerine veya
özel sağlık kurum / kuruluşlarına sevkleri
yapılabilecektir. Ancak, bunun için kurumca
gönderildiği resmi sağlık kurumu diş hekimi
tarafından hasta muayene edilip teşhis konulduktan
sonra, yapılması gereken bütün tedaviler ve
boşlukların ayrıntılı olarak belirlenmesi ve hangi
dişin tedavi edileceğinin ağız şeması üzerinde
işaretlenmesi gerekmektedir. Yalnız çocukluk
ve okul çağı olarak kabul edilen 5–15 yaş
grubundaki çocuklarda yer tutucu ve ortodontik
tedaviler ile 6 ve 12 yaş (1. ve 2. daimi büyük
azı) dişlerinin tedavilerinde (münhasıran kanal,
dolgular) 90 günlük süre kaydı aranmaz ve birinci
basamak resmi sağlık kuruluşunda görevli diş
hekimlerince de yukarıda belirlenen usul ve
esaslar çerçevesinde serbest diş hekimliklerine
veya özel sağlık kurum/kuruluşlarına sevkleri
yapılabilir.
Yukarıda belirtilen diş tedavilerine ait
giderlerin ödenebilmesi için, tedavi sağlandıktan
sonra sevk kağıdında belirtilen tedavinin
yapıldığının, kurumun diş hekimi veya sevki yapan
resmi kurum veya kuruluştaki diş hekimlerince
onaylanması
zorunludur.
5.2.4. Resmi sağlık kurumu bünyesinde diş
hekimi bulunmayan ilçelerde serbest diş hekimi
bulunması halinde, resmi sağlık kurumu başhekimi
tarafından serbest diş hekimliklerine veya özel
sağlık kurum veya kuruluşlarına sevk
yapılabilecektir. Bu şekilde sağlanan tedavilerde,
sevk kağıdında ve faturada/serbest meslek
makbuzunda belirtilen tedavinin usulüne uygun
yapıldığının ilçenin bağlı olduğu bölge diş
hekimleri odasının temsilcisi tarafından
onaylanması gerekmektedir. Özel kurumlarda
tedaviyi yapan diş hekiminin oda temsilcisi olması
halinde, onaylama işlemi en yakın yerdeki oda
temsilcisi tarafından
yapılacaktır.
5.2.5. Hastaların doğacak fiyat
farklarını kendilerinin ödeyeceğini beyan ederek
yapılan sevkler üzerine, yukarıda (5.2.3.) ve
(5.2.4.) numaralı bentlerde belirlenen usullere
uygun olarak serbest diş hekimliklerinde veya özel
sağlık kurum/ kuruluşlarında yaptırılan teşhis,
tedavi veya proteze ilişkin giderlerden (EK–7)
sayılı listede yer alan diş tedavileri fiyat
listesindeki kadarı karşılanacak, bunu aşan kısmı
ise hasta tarafından ödenecektir.
5.2.6. Bu Tebliğin eki “Diş
Tedavileri Fiyat Listesi”nde (EK–7) tespit edilen,
beher kron için 40 YTL ve alt ve üst çenede tam
protez için 300 YTL esas alınmak suretiyle,
serbest diş hekimliklerinde veya özel sağlık kurum
ve kuruluşlarında yaptırılan kron ve proteze
ilişkin giderlerden; 1- Tek
çenede kronlar ile protezin (seramik kron ve
protez dahil) birlikte veya ayrı ayrı yaptırılması
halinde toplam olarak 150
YTL, 2- Alt-üst çenede kronlar
ile protezin (seramik kron ve protez dahil)
birlikte veya ayrı ayrı yaptırılması halinde
toplam olarak 300
YTL,
üzerinden ödeme yapılacaktır. En son tedavi
tarihi esas alınarak bir yıl içinde yeniden kron
ve protez yaptırılması halinde, bu tedavilerin bir
yıllık toplamı için ödenecek tutar yukarıda
belirtilen miktarları hiç bir şekilde
geçemez.
5.2.7. Bu Tebliğin (5.2.6.) bendinde yer
alan sınırlama sadece kron ve protez bedelleri
için getirilmiş olup, diğer diş tedavilerine ait
giderler anılan listede yer aldığı şekilde
karşılanacaktır. Ancak, anılan listede (*)
işaretli olan tedavilere ait giderlerin
karşılanabilmesi için, tedavinin konularında uzman
veya doktoralı diş hekimleri tarafından
yapıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir.
5.2.8. Serbest diş hekimliklerinde
yaptırılan diş tedavileri için yukarıdaki esaslara
göre ödenecek tutarlar azami tutarlar olup, bunun
dışında hastaya serbest diş hekimliklerine
gidiş-geliş için harcırah veya benzeri herhangi
bir ödeme
yapılmayacaktır.
5.2.9. Aynı yerde birden çok resmi sağlık
kurumu bulunması halinde, memurların diş
tedavilerini serbest diş hekimliklerinde veya özel
sağlık kurum/kuruluşlarında yaptırabilmeleri için,
tedavilerinin o yerde bulunan ve bünyesinde diş
hekimi olan resmi sağlık kurumlarının sadece
birinde yapılamayacağının belgelendirilmesi
yeterlidir.
5.2.10. Serbest diş hekimlikleri veya
özel sağlık kurum/kuruluşlarında yapılan diş
tedavileri sonucunda yapılacak ödemeler sırasında,
tedavinin bir bölümünün resmi sağlık kurum ve
kuruluşlarında yapılmış olabileceği de dikkate
alınarak gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe
yetkililerince gerekli itina gösterilecek ve
mükerrer ödemelere sebebiyet
verilmeyecektir.
5.2.11. % 40 ve üzerinde özürlü kişiler,
diş tedavileri için özürlülük durumunu
belgelendirmek suretiyle, tüm sağlık kurum ve
kuruluşlarına veya serbest diş hekimliklerine
doğrudan başvurabilirler. Ancak başta zihinsel
özürlü olmak üzere iletişim kurulamayan veya
algılama güçlüğü yaşanan özürlü kişilerin diş
tedavileri lokal anestezi altında
gerçekleştirilemiyorsa ve genel anestezi altında
müdahale gerekliliği söz konusu ise tedavinin,
anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanının
sorumluluğunda genel anestezi altında cerrahi
müdahale uygulanabilen, asgari tıbbi malzeme ve
ilaçların bulunduğu genel anestezi ile müdahale
birimi olan özel sağlık kurumlarında yapıldığının
belgelendirilmesi gerekmektedir.
Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve
Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları
Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak alınan raporun
onaylı bir örneği düzenlenecek faturaya
eklenecektir.
Bu tür tedaviler için Diş Tedavileri Fiyat
Listesinde (EK–7) yer alan fiyatlar geçerlidir.
5.2.12. Hastalar, başvurdukları sağlık
kurum ve kuruluşlarında görevli ilgili hekim
tarafından, diş tedavileri yapılmak üzere, hekimin
kendisinin, eşinin veya bunların ortaklarının özel
muayenehanelerine/özel sağlık kurum ve
kuruluşlarına sevk edilemezler. Bu şekilde,
sevki yapan ve tedaviyi sağlayan hekimin aynı
olduğu veya eşi veya ortakları tarafından
yapıldığı belirlenen tedavilere ait giderler
ödenmeyecektir. Tek özel diş hekiminin veya özel
sağlık kurum veya kuruluşunun bulunduğu yerleşim
birimlerinde bu tür sevkler en yakın diğer bir
yerdeki başka bir sağlık kurumuna yapılacaktır.
6. Göz tedavileri
6.1. Yönetmeliğin 33
üncü maddesi gereğince göz hastalıkları uzman
hekimleri (ihtisas yapmakta olan hekimler dâhil)
tarafından düzenlenen reçeteye dayanılarak
alınacak gözlük camları ile çerçevenin temininde
aşağıdaki açıklamalar doğrultusunda işlem
yapılacaktır. 6.2. Gözlük
camlarının temininde, bu Tebliğe ekli “Gözlük
Camları Fiyat Listesi” (EK–6) esas alınacak ve
ödemeler buna göre yapılacaktır. Cam bedelleri,
çerçeve bedeli ile birlikte gözlükçü tarafından
ilgilinin kurumuna fatura edilecektir. Reçeteye
renkli gözlük camı yazılması halinde, numarasına
uygun olarak beyaz cam fiyatı üzerinden ödeme
yapılacaktır. 6.3. Hatalı
gözlük camı verilmesinin ya da reçeteye yazılan
gözlük camı yerine farklı diyoptrili cam
verilmesinin ortaya çıkaracağı sonuçlardan camı
veren gözlükçü sorumludur. Bu duruma neden olan
gözlükçülerden bir daha gözlük camı temin
edilmez. 6.4. Gözlük camlarına
ilişkin her çerçeve için 40 YTL
ödenecektir. 6.5. Gözlük
camlarının temininde Tebliğ ekinde (EK–6) yer alan
liste muhteviyatı uygulanır. Hasta tarafından bu
listedeki camlar dışında ayrı çap, cins, marka ve
fiyatta cam istenmesi halinde, alınan
reçeteye göre Tebliğe ekli “Gözlük Camları Fiyat
Listesi”ndeki normal camların tutarı kadarı
kurumunca karşılanacak, bu miktarı aşan kısmı ile
renk, degrade ve antireflo farkı ise ilgiliden
alınacaktır. 6.6. Yönetmeliğin
3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine
göre yurt dışında tedavi giderleri karşılananlar
ile tedavi amacıyla yurt dışına gönderilenlerin
yurt dışında temin edilen gözlük camları ve
çerçeveleri; bu Tebliğde yer alan fiyatlara % 100
ilave edilmek suretiyle bulunan miktarlar esas
alınarak karşılanacak, transferi halinde ise bu
Tebliğin yürürlüğe girdiği günkü kurlar esas
alınmak suretiyle bulunacak miktarların döviz
karşılığı tutarları
ödenecektir. 6.7. Kurumlar,
göz tedavisi sonucunda öngörülen cam ve çerçeve
bedellerinden, hangisinin ödeneceğini, hastanın
sağlık karnesine işlenmiş olan eski cam ve çerçeve
kayıtlarını da dikkate alarak belirleyecektir.
Hastalara sağlanacak gözlük çerçevelerinin Sağlık
Bakanlığınca yürürlüğe konulan Tıbbi Cihaz
Yönetmeliğine uygun olması
gerekmektedir. Yönetmelik gereğince gözlük cam
ve çerçevesine ilişkin reçetelerin sağlık
karnesine işlenmesi için kurum hekimliklerine
ibrazı zorunludur. Kurum hekimleri sağlık
karnesine gerekli kaydı yaparken alınan cam ve
çerçevenin reçete muhteviyatına uygunluğunu
kontrol etmekle yükümlüdürler. Yönetmeliğin 37
nci maddesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet
Yönetmeliğinin 308 inci maddesine göre gözlük camı
ve çerçevesi ile çerçeve bedeli ilgili şahsın
sağlık karnesine ve/veya sağlık fişlerine
alındıkları tarih belirtilmek suretiyle
işlenecektir. Kurum gerçekleştirme görevlileri ve
muhasebe yetkilileri bu hususa titizlikle
uyacaklardır.
6.8. Gözlük camı ve çerçeveleri 2
yılı geçmeden yenilenemez. Ancak sağlık zarureti
görülmesi dolayısıyla gözlük cam numaraları
değiştiği takdirde, 6 aydan az olmamak kaydıyla
reçeteye dayanılarak alınan yeni gözlük camlarının
bedeli kurumca ödenir. 6.9.
Gözlük camlarının ve çerçeve ücretlerinin hasta
tarafından ödenmesi halinde, gözlükçüden alınacak
fatura kuruma verilmek suretiyle yukarıdaki
esaslara göre belirlenen cam ve çerçeve bedelleri
kurumunca ilgiliye ödenecektir. Göz
hastalıkları uzmanı hekimce düzenlenen sağlık
raporu ile zorunlu görülmesi şartıyla puva,
prizmatik ve teleskopik gözlük camları, Sosyal
Güvenlik Kurumunca tespit edilen fiyatları aşmamak
üzere ödenecektir. 6.10.
Aşağıda belirtilen tıbbi endikasyonların
varlığında, göz hastalıkları uzman hekimi
tarafından sağlık raporu düzenlenmesi halinde
kontakt lens bedeli ödenir. Lenslerin
yenilemesine ait ödemeler, alış tarihinden
itibaren 12 ay geçmeden yapılamaz. Bu süre
içerisinde ayrıca gözlük cam ve çerçeve bedeli
ödenmez. Bir çift kontakt lens için ödenecek
tutar 50 YTL’ nı geçemez. Kontakt lens
solüsyonlarının bedelleri karşılanmaz.
6.11. Kontakt lens bedeli ödenecek tıbbi
durumlar:
- Keratokonüsler,
- 7 ve 7 diyoptriden yüksek miyopiler ile 3–4
diyoptriden fazla hipermetroplar,
- İki göz sırasında en az 3 diyoptri fark olan
anizometroplar,
- Düzeltilemeyen mixt astigmatizmalar,
- Tek taraflı afaki operatuvar vakalar,
- Kornea hastalıklarında (Bülloz keratopati,
kornea ülseri)
6.12 Kurum ve kuruluşlar, 5193
sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun hükümlerine
uygun olarak faaliyetlerini sürdüren ve Sosyal
Güvenlik Kurumu ile optik sözleşmesi imzalayan
optikçilerden/firmalardan personelin gözlüklerini
temin edeceklerdir.
7. Organ ve doku nakli tedavileri
Yönetmeliğin 3 üncü maddesi
gereğince, tedavi giderlerinden yararlananların,
hastalanıp organ nakline gerek görülmesi halinde,
2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması,
Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun hükümleri
dikkate alınmak şartıyla, verici durumunda bulunan
kimselerin bu işlemle ilgili tedavi giderleri,
Yönetmeliğin kapsamına girip girmediklerine
bakılmaksızın alıcı durumundaki hastaların kurumu
tarafından aynen
ödenecektir.
Organ nakli tedavileri, bünyesinde “Organ Nakli
Merkezi” bulunan sağlık kurumlarında
gerçekleştirilecektir. Yurtiçinde veya
yurtdışında organın bulunması halinde organın
bulunduğu yere en kısa sürede ulaşabilmelerinin
temini veya gerek yurtiçi gerekse yurtdışında
bulunan organın, organ nakli yapılacak merkezin
bulunduğu yere getirilmesi için kullanılacak mutat
vasıta, özel uçak veya helikopter ile ilgili
nakliye/transfer masrafları hastanın kurumunca
karşılanır. Organ nakli için, hastanın ve/veya
organın, naklin yapılacağı organ nakli merkezine
ulaştırılmasıyla ilgili olarak, Ulusal
Koordinasyon Merkezi veya Bölge Koordinasyon
Merkezi tarafından, ulaşım aracı belirlenerek
tutanak altına alınacaktır. Nakliye/transfer
bedelinin ödenebilmesi için söz konusu tutanağın
nakliye/transfer faturasının ekinde gönderilmesi
gerekmektedir. Sağlık yardımlarından
yararlandırılan kişilere kadavradan organ
naklinde, kadavradan organ alımının, naklin
yapıldığı sağlık kurumunca yapılması ve fatura
edilmesi halinde, Tebliğ eki EK-9 Listesinde
P911145 kodu ile yer alan “transplantasyon için
kadavradan organ alımı” işlem bedeli ödenir.
Kadavradan organ alımının nakli yapan sağlık
kurumunca yapılmaması durumunda organ alımının
yapıldığı sağlık kurumunca, organın sağlık
yardımlarından yararlandırılan kişiye nakil
yapıldığının belgelenmesi ve Kuruma fatura
edilmesi halinde, söz konusu işlem bedeli, organ
alımının yapıldığı sağlık kurumuna Tebliğ eki EK–9
Listesinde P911145 kodu ile yer alan
“transplantasyon için kadavradan organ alımı”
işlemi üzerinden ödenir. Kemik iliği nakli
tedavilerinde, hastaların anne, baba, kardeş ve
çocuklarından HLA doku grubu uyumlu vericisi
bulmak amacı ile yapılan doku uyumluluk
testlerinin giderleri (düşük rezolüsyon DNA veya
serolojik testler) ile bu adaylar arasından uygun
vericisi bulunamayan hastaların toplam 10 adayı
geçmemek üzere dördüncü dereceye kadar
akrabalarından (dördüncü derece dâhil) ek HLA doku
grubu belirleme testlerinin giderleri hastanın
kurumu tarafından ödenir. Aile içi ve/veya
genişletilmiş aile taraması sonucu uygun verici
bulunamadığı takdirde; Tebliğ eki “Kemik İliği
Doku Bilgi Bankaları Listesi”nde (EK–1/Ç) yer alan
Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş yurt
içindeki Kemik İliği Doku Bilgi Bankalarınca,
öncelikle yurt içi verici kaynakları taranacak
olup tarama sonucu uygunluk gösteren kemik iliği
verici adayı bulunamaması veya tarama süresi 1 ayı
geçtiğinde, yurt dışı verici kaynaklarının
taranmasına da başlanabilecektir. Yurt içi ön
taramalarda belirlenen verici adaylarının, “Doku
Tipleme Laboratuarları Listesi”nde (EK–1/F) yer
alan Sağlık Bakanlığınca ruhsatlandırılmış
laboratuarlarda yapılan yüksek çözünürlüklü DNA
testi ile HLA doku grubu doğrulama testleri
giderleri, toplam 20 adayı geçmemek üzere hastanın
kurumu tarafından
karşılanır.
Akraba dışı kemik iliği vericisinin ülkemizde
bulunması halinde vericinin ileri testleri, sağlık
kontrol masrafları, kemik iliğinin toplanması,
saklanması, alınan kemik iliğinin yine
Türkiye’deki bir nakil merkezine götürülmesi ve
gerektiğinde vericinin ya da kemik iliğinin
taşınması için görevlendirilen kuryenin ulaşım ve
konaklaması dâhil olmak üzere “yurt içi kemik
iliği temini” bedeli olarak 15.000 YTL kemik iliği
doku bilgi bankasına fatura karşılığı
ödenir.
Tedavisi için kemik iliği nakli gereken ve yurt
içinde uygun vericisi bulunmadığı ülkemizdeki
kemik iliği doku bilgi bankalarınca rapor edilen
hastalar için, yurtdışındaki kemik iliği bankaları
aracılığı ile 8/8 veya 7/8 doku tipi uyumu
gösteren (HLA A, -B, DR düşük çözünürlük ve HLA DR
yüksek çözünürlükte ya da HLA A, -B, C ve DR düşük
çözünürlükte) kan örnekleri (bir defada en fazla
10, toplamda 25 kişiyi geçmemek üzere) beklemeden
getirtilerek Tebliğ eki EK–1/F listesinde yer alan
yurt içi laboratuarlarda yüksek çözünürlükte DNA
yöntemi ile HLA doku grubu analizine tabi tutulur.
Bu testlerin ücretleri hastanın kurumu tarafından
karşılanır. Bu hüküm, geçmiş yıllarda
gerçekleştirilmiş ancak ödemeleri yapılamamış
nakil, tarama ve testler için, ilgili yıllardaki
nakillere, tarama ve testlere ilgi kurularak, 2007
yılında fatura edilecek nakil, tarama ve test
işlemleri için de
geçerlidir.
Uluslararası kemik iliği bankalarından yapılan
taramalarda 8/8 veya 7/8 uyumlu verici adayı
bulunamayan hastalar için, eğer hastaya nakil
yapacak merkez ve hekimi onaylıyorsa daha az HLA
uyumu gösteren kordon kanı araştırılır ve uygun
bulunursa getirtilir.
Kemik iliği/kordon kanının yurt dışından
Türkiye’deki nakil merkezlerine getirilmesi
Türkiye’deki kemik iliği doku bilgi bankasının
görevlendireceği bir kurye tarafından
gerçekleştirilir. Kemik iliğinin Türkiye’deki
nakil merkezine getirilme masrafları Amerika ve
Avustralya için 3000 Euro karşılığı YTL, diğer
ülkeler için 1500 Euro karşılığı YTL sını geçmemek
şartıyla fatura karşılığı hastanın kurumunca
ödenir. Masraflara; yurtdışı birimi ile yapılacak
organizasyon işlemleri (telefon, faks vb.), kemik
iliği bankası kuryesince taşınması ve konaklama
ücreti dâhildir. Bankanın kuryesinin olmadığı
durumlarda kemik iliği/kordon kanı Türkiye’deki
nakil merkezine yabancı ülkenin kuryesi tarafından
getirtilir.
Yurtdışından kemik iliği/kordon kanı getirtilme
sürecinde, yurt dışı kaynaklı verici taraması,
vericinin ileri testleri, sağlık kontrol
masrafları, kök hücre toplanması gibi işlemlerin
her biri için WMDA (Dünya Kemik İliği Vericileri
Birliği) tarafından belirlenmiş bedel hastanın
kurumunca, yurt içi kemik iliği doku bilgi
bankasına ön ödeme şeklinde ödenir. Ön ödeme bir
ay içerisinde belge karşılığında
kapatılır. Kemik iliği nakli (hematopoietik kök
hücre nakli) tedavisi Sağlık Bakanlığınca
ruhsatlandırılmış ve çalışma izni almış Tebliğ eki
“Kemik İliği Nakli Merkezleri Listesinde” (EK–1/G)
yer alan merkezlerce uygulanır.
8. Kan ve kan bileşenlerinin temini ve
bedelinin ödenmesi Kan ihtiyacının
karşılanmasında güvenli kan temini esas olup,
hasta yakınlarının kan verecek kişileri bulmasının
sebep olduğu sağlık ve sosyal sorunları önlemek
için, Kızılay kan birimlerinde kan ve kan
bileşenlerinin bulunduğu durumlarda, replasman kan
alınma yöntemi tercih
edilmeyecektir.
- İkinci ve üçüncü basamak sağlık
kurumlarınca, hastalar için hekimler tarafından
gerekli görülen kan ve kan bileşenleri
(eritrosit süspansiyonu, tam kan, trombosit,
plazma, vb.), Sağlık Bakanlığınca
ruhsatlandırılmış kan merkezleri ile Kızılay’a
ait kan birimi bulunan yerlerde, bu birimlerden
temin edilir. Sağlık kurumlarınca, hastalara kan
temin ettirilmeyecektir.
- Sağlık kurumunca temin edilmesi zorunlu
olduğu halde sağlık kurumlarınca temin
edilmeyerek hastaya aldırılan kan ve kan
bileşenlerine ait fatura bedeli hastaya ödenir
ve ilgili sağlık kurumundan mahsup edilir.
- Tebliğ eki EK–8 Listesi üzerinden
faturalandırılan tedaviler için kullanılması
gerekli görülen ve sağlık kurumlarınca temin
edilen kan ve kan bileşenlerinin bedelleri,
epikrizde kan bileşeninin adı, sayısı, ünite
numaralarının belirtilmesi kaydıyla, EK–8
Listesi fiyatları esas alınarak sağlık kurumuna
ödenir.
-
Tebliğ eki EK–9 Listesi kapsamında yer alan
işlemler için sağlık kurumlarında kullanılan kan
ve kan bileşenleri, paket işlem fiyatına dâhil
olduğundan kuruma fatura edilemez.
- Resmi sağlık kurumlarınca Kızılay kan
birimlerinden temin edilen kan ve kan
bileşenlerine ilişkin bedel; bu Tebliğin eki
Sağlık Kurumları Fiyat Listesindeki (EK–8) birim
fiyatlar üzerinden % 10 indirimli olarak resmi
sağlık kurumunca Kızılay kan birimine ödenir.
9. Faktör ve diğer kan ürünlerinin
reçetelenmesi ve hemofili hastalarının bildirim
zorunluluğu a)
Hemofili teşhisi konulan hastalar, teşhisi koyan
hastane tarafından “Hemofili Bildirim Formu”
düzenlenerek, Sağlık Bakanlığına
bildirilecektir. b) Hemofili
hastaları bildirim formunda; hastanın adı soyadı,
çalışmakta olduğu kurum, emekli ve kurum sicil
numarası, doğum tarihi, doğum yeri, ev ve işyeri
telefon numaraları, adresi, kan grubu, eksik
faktör (tipi-düzeyi), inhibitör düzeyi, aşıları ve
tanı tarihi
bildirilecektir. c) Hemofili
hastaları için en az bir hematoloji uzman
hekiminin imzasının da bulunduğu sağlık kurulu
raporu düzenlenecektir. Hemofili hastaları için
düzenlenen sağlık kurulu raporlarında, faktör
düzeyleri ve hematoloji uzman hekimi ibaresi
mutlaka belirtilecektir. Hematoloji uzman
hekiminin olmadığı hastanelerde sağlık kurulu
raporu üç iç hastalıkları ya da üç çocuk sağlığı
ve hastalıkları uzman hekimi tarafından da
düzenlenebilir. d) Hastalara,
Sağlık Bakanlığı tarafından özel olarak
düzenlenmiş “Hemofili Takip Karnesi” ve turuncu
renkte, dört nüshalı hemofili reçetesi
verilecektir. Hemofili reçetelerine hematoloji
veya iç hastalıkları veya çocuk sağlığı ve
hastalıkları uzman hekimi tarafından yalnız FAKTÖR
yazılabilecek, reçetede bulunan bölümler ilgili
hekim ve eczacılar tarafından eksiksiz olarak
doldurulacaktır. e) Faktör
dışındaki diğer kan ürünleri de özel renkte (mor)
“Kan Ürünleri Reçetesi”ne yazılacaktır. Hastanede
yatan hastalar için de aynı reçete
kullanılacaktır. f) Kan ürünü
reçeteleri, ilgili birimlerden alınacak sağlık
kurulu raporlarına bağlı olarak uzman hekimler
tarafından yazılabilecektir. Ancak, acil hallerde
kullanılması zorunlu olan ürünlerden yalnız
tetanoz ve anti D immünglobulinleri için sağlık
kurulu raporu ve mor reçete şartı
aranmayacaktır. Hastanelerde yatan hastalarda;
faktör dışındaki kan ürünleri için sağlık kurulu
raporu gerekli değildir. Yeterli uzman hekimi
olmayan yerlerde, çıkan vakalara vaktinde müdahale
edilebilmesi için yalnız kuduz ve tetanoz
immunglobulinleri pratisyen hekim tarafından da
kan ürünleri reçetesine
yazılabilir.
g) Hemofili hastalarının faktör
reçeteleri ve diğer kan ürünü reçeteleri dört
nüshalı olacak, reçetelerin birinci nüshası
eczaneler tarafından İl Sağlık Müdürlüğüne, ikinci
nüshası hastanın kurumuna gönderilecek, üçüncü
nüsha eczanede, dördüncü nüsha ise karnede
kalacaktır. h) Hemofili takip
karnesini alamadan herhangi bir nedenle
hastalanmış olanların ilaçları, ilgili uzmanlar
tarafından, bir kereye mahsus olmak üzere sağlık
kurulu raporuna istinaden “Kan Ürünleri
Reçetesi”ne yazılabilir. Karnesiz ikinci defa
tedavi görme imkânı olmadığından, tedaviden sonra
hastaların, sağlık kurulu raporu ile birlikte
vakit geçirmeden Hemofili Takip Karnesi alabilmek
için İl Sağlık Müdürlüklerine müracaat etmeleri
gerekmektedir. i) Kan ürünü
veren eczaneler, reçetelerin ilk nüshası ile
birlikte reçete bilgilerini de içeren “Hemofili
Reçete Formunu” ve “Kan Ürünleri Reçete Formunu”
doldurarak her ay İl Sağlık Müdürlüklerine
gönderecektir. j) İl Sağlık
Müdürlükleri, eczanelerin gönderdiği form ve
beraberindeki reçeteleri kontrol ettikten sonra,
tüm formları birleştirerek tek bir form halinde
Sağlık Bakanlığına
gönderecektir. k) Faktör ve
diğer kan ürünlerinin reçeteleri, Türk Eczacıları
Birliğince oluşturulacak usule göre eczanelerden
dönüşümlü olarak verilecek, bu reçetelerin
ödenebilmesi için Türk Eczacıları Birliği Bölge
Eczacı Odasının onayı aranacaktır.
l) Hastanın bağlı
bulunduğu kurumun değişmesi halinde, bu değişiklik
ilgili kurum tarafından Sağlık Bakanlığına
bildirilecektir. m) Kan
ürünleri ve faktörlerden hasta katılım payı
alınmayacaktır.
10. Üremeye yardımcı
yöntemler (Tüp bebek
tedavisi) Evli
olmakla birlikte eşlerden herhangi birinin evlat
edinilmiş çocukları hariç soybağı kurulmuş sağ
çocuğunun olmaması ve uygulamaların kadının 40
(kırk) yaşına kadarki yaşamında yapılmış olması
koşuluyla üremeye yardımcı yöntemler ile
tedavileri ve buna ilişkin ilaç giderleri, en
fazla üç uygulama (siklus) olmak üzere karşılanır.
10.1. Tüp bebek
tedavisi öncesi
işlemler 10.1.1. Klasik
ovulasyon
indüksiyonu Her
siklus için kadın hastalıkları ve doğum uzman
hekiminin yer aldığı sağlık kurulu raporu
düzenlenecektir. Raporda, kaçıncı siklus olduğu
belirtilecek ve gerekli ilaçlar kadın hastalıkları
ve doğum uzman hekimi tarafından reçete
edilecektir. Raporda; tanı, uygulanacak tedavi,
kullanılacak ilaçların günlük ve maksimum dozları
belirtilecektir. En fazla 3 (üç) siklus ve
toplamda 4500 üniteye kadar kullanılacak
gonadotropin bedelleri karşılanır. Üç uygulamadan
(siklus) sonra yapılan klasik ovulasyon
indüksiyonu tedavisi için uygulanan gonadotropin
bedelleri ödenmez. Ovulasyon tetiklemesi için
kullanılan Hcg (Human korionik gonadotropin) dozu,
maksimum dozun dışında olup, 5000–10000 üniteyi
geçemez. Üriner Hcg kullanılması halinde rapor
aranmaksızın reçete edilebilir. 10.1.2.
İntra uterin inseminasyon
(IUI) Klasik ovulasyon indüksiyonu
için belirlenen kriterler, intrauterin
inseminasyon (artifisiel inseminasyon) için de
geçerlidir. 10.2. Tüp bebek
tedavisi işlemleri Tüp bebek
tedavisine esas teşkil edecek sağlık kurulu
raporları, kadın hastalıkları ve doğum kliniği ile
üroloji kliniği (bünyesinde üroloji kliniği
bulunmayan ancak, üroloji uzman hekiminin
konsültan olarak görev yaptığı, eğitim veren
kadın-doğum hastaneleri dâhil) bulunan üçüncü
basamak sağlık kurumları tarafından
düzenlenecektir. Sağlık kurulları, iki kadın
hastalıkları ve doğum uzman hekimi ve bir üroloji
uzman hekiminin katılımı ile en az üç uzmandan
oluşacaktır. Sağlık kurulu raporlarında, hasta
yaşı, kimlik bilgilerinin yanında, tanı,
endikasyon, uygulanacak tedavi, kullanılacak
ilaçların günlük ve maksimum dozları da
belirtilecektir. Sağlık kurulu raporlarında,
tüp bebek tedavisini gerektiren kadına ve/veya
erkeğe ait faktörlerin belirtilmesi yeterli olup,
ekinde veya raporda teşhise esas belge ve bilgiler
ayrıca aranmayacaktır. Ancak bu belgelerin hasta
dosyasında bulunması ve gerektiğinde ibraz
edilmesi zorunludur. Tüp bebek tedavi
bedelleri, sağlık kurulu raporuna istinaden Sağlık
Bakanlığınca ruhsatlandırılmış üremeye yardımcı
tedavi merkezlerinde yapılması halinde
ödenir. Tebliğ eki ilaç listelerinde yer almak
kaydıyla tüp bebek tedavisinde kullanılacak
ilaçlar, sağlık kurulu raporuna istinaden tüp
bebek tedavisinin yapıldığı üremeye yardımcı
tedavi merkezi uzman hekimlerince yazılacaktır.
Tüp bebek ve klasik ovulasyon indüksiyonu +
intrauterin inseminasyon uygulamalarında
kullanılan ilaçlar hasta katılım payından muaf
değildir. En fazla 3 (üç) siklus ve toplamda
9000 üniteye kadar kullanılacak gonadotropin
bedelleri karşılanacaktır. Üç uygulamadan (siklus)
sonra yapılan tüp bebek tedavisine ait giderler
karşılanmaz. 3 (üç) siklus boyunca yapılan
klasik ovulasyon indüksiyonu ve gerektiği hallerde
IUI tedavisine rağmen hastanın gebe kalamaması
halinde veya 10.2.1 inci maddede belirlenen
istisnalara ve kriterlere göre tüp bebek
tedavisine başlanabilecektir. Kadının yaşı 38
ve üzerinde olduğu takdirde; doğrudan tüp bebek
tedavisine başlanabilir. 10.2.1. Tüp bebek
tedavisine başlama
kriterleri A-
Erkek faktörü: Üro-androlojik
tedaviye cevap vermeyen, oligoastenozoospermi,
azoospermi, % 100 globozoospermia,
Oligoastenozoospermi vakalarında tekrarlanan
incelemelerde yıkama sonrası total progresif motil
sperm sayısının 5 milyondan az olması
gerekmektedir. B- Kadın
faktörü: 1- Tubal
faktör a) Primer
silier diskinezi - Kartegener Sendromu varlığı,
eğitim ve araştırma veya üniversite
hastanelerinden alınan sağlık kurulu raporu ile
belgelendirilmiş olgular ile laparoskopi ile
onaylanmış bilateral tam tubal tıkanıklık saptanan
(ağır distal tubal hastalık, bilateral organik
proksimal tubal tıkanıklık, bilateral bipolar
tubal tıkanıklık) veya tüp yokluğu olan olgular,
b) Ağır pelvik yapışıklık
belirlenen veya tubal cerrahi (laparoskopi veya
açık cerrahi ile ) sonrasında bir yıl içinde gebe
kalamayan, olgulardır. 2-
Endometriozis Hafif ve orta derece
endometriozis açıklanamayan infertilite, ileri
evre (evre 3–4) endometriozis ise tubal patoloji
gibi değerlendirilir. (Endometriozis cerrahisi
tedavisinden sonra bir yıl medikal infertilite
tedavisi uygulanmış olmasına rağmen gebeliğin
sağlanamadığı durumlarda veya üç siklus
gonadotropinler verilerek uygulanmış ovulasyon
indüksiyonu + IUI tedavisi sonrası gebelik
elde edilemeyen endometriozis olgularında tüp
bebek tedavisine (IVF)
başlanabilir.) 3- Hormonal – ovulatuar
bozukluklar a) Oligo
– anovulasyon , b) DSÖ Grup
I-II ovulatuar bozukluklarda veya
hiperprolaktinemiye bağlı anovulasyonda standart
tedaviye yanıtsızlık açıklanamayan infertilite
gibi değerlendirilir. Tüp bebek uygulamasına
geçilmeden önce anovulasyon nedeni ile (özellikle;
PCOS olgularında tanıya dayanak teşkil eden klinik
ve laboratuar bulgularının belgelenmesi koşuluyla)
klasik ovulasyon indüksiyonu için gonadotropin
kullanımında, ilaveten intrauterin inseminasyon
(IUI) işlemi yapma zorunluluğu yoktur. Hasta üç
siklus gonadotropin uygulaması sonrası (IUI olsun
veya olmasın) gebe kalamıyor ise tüp bebek
tedavisine başlanabilir. C-
Açıklanamayan infertilite: Hem
erkek, hem de kadının tetkiklerinin normal
olmasına ve en az üç siklus gonadotropinlerle IUI
uygulanmasına rağmen evlilik tarihinden itibaren 3
yıl (evlenme yaşı 35 ve üzerinde ise 1 yıl)
veya daha uzun süreli gebe kalamama halinde sağlık
kurulu raporu ile tüp bebek tedavisine
başlanabilir. D- Diğer endikasyonlar:
Kadın veya erkekte genetik bir
hastalığın bulunması nedeniyle sağlıklı çocuk
sahibi olmak amacıyla veya bir hastalığın
tedavisinin başka tıbbi bir yöntemle mümkün
olmaması halinde allojenik amaçlı kordon kanı
temini için preimplantasyon genetik tarama
yapılarak tüp bebek tedavi yöntemi uygulanabilir.
Bu uygulama için, eğitim ve araştırma hastaneleri
ile üniversite hastanelerinde, içinde genetik
uzman hekiminin bulunduğu kurullar tarafından
sağlık kurulu raporu düzenlenecektir. 10.2.2. Tüp bebek
tedavisi işlem bedeli ve ödeme
esasları Tüp
bebek tedavisi Tebliğ eki EK–9 Listesinde
belirtilen fiyat esas alınarak ödenir. Fiyata; tüp
bebek tedavisi kapsamında yapılan ovulasyon
indüksiyonu, oosit aspirasyonu, sperm- oosit
hazırlanması ve inkübasyonu, embriyo transferi,
ICSI (mikro enjeksiyon), invaziv sperm elde etme
yöntemleri, tüp bebek işlemi öncesi kadın ve
erkeğe yapılan tetkik ve tahlil bedelleri ile
kullanılan her türlü sarf malzemesi dahildir.
Birinci ve ikinci denemelerde en fazla birer yıla
kadar embriyo freezing bedeli ayrıca
ödenir. Tüp bebek tedavi bedelleri, kadın ve
erkeğin farklı kamu sağlık güvencelerine
sahip olması halinde tedaviye
başlanılmasını gerektiren faktörlere bağlı
olmaksızın, kadının kurumunca karşılanır.
Doğal yollarla veya tüp bebek yöntemiyle bir
veya birden fazla çocuk sahibi olan ailelerin,
daha sonra erkek ve/veya kadında gelişen kısırlığa
(sekonder infertilite) bağlı olarak çocuk sahibi
olamadıkları gerekçesiyle tüp bebek tedavisi
yaptırmaları durumunda, bu durumları sağlık kurulu
raporu ile belgelendirilse dahi tüp bebek
tedavisine ait giderler
karşılanmayacaktır. Üremeye yardımcı tedavi
merkezlerinde, tüp bebek kapsamında yapılan her
türlü tıbbi işlemin kaydının tutulması ve tutulan
kayıtların denetim esnasında ibrazı zorunludur. Bu
kayıtların doğru ve sağlıklı bir şekilde tutulması
ve muhafazasında, merkez sorumlusu ve ruhsat
(uygunluk belgesi) sahibi kişiler, müşterek
ve müteselsilen yükümlüdür. Ayrıca, evli çiftlerin
çocuklarının olup olmadığı ile kadının yaşını
tespit etmek için vukuatlı nüfus kayıt örneği,
merkezde tutulan hasta dosyasında
saklanacaktır. 40 yaşın hesaplanmasında
doldurulmuş yaş esas alınacaktır. Örneğin, 08 Mart
1967 doğumlu kadının, üremeye yardımcı yöntemleri
ile tedavi giderlerinin karşılanabilmesi için 08
Mart 2007 tarihinden önce tedaviye başlanmış
olması gereklidir. Bu tarihten sonra uygulanacak
olan takip eden denemelere (tüp bebek
uygulamalarına) ait giderler ve ilaç bedelleri
karşılanmaz. Tüp bebek tedavisi en fazla
üç uygulama ile sınırlı tutulduğundan, yapılan her
bir uygulamaya ait kayıtlar sağlık karnesinin
ilgili bölümüne işlenir ve ilgilinin kurumu
tarafından ilgili adına tutulan sağlık dosyasına
işlenmek suretiyle takibi yapılır.
11. Kaplıca tedavileri
Kaplıca tedavileri için gerekli
sağlık kurulu raporları, fizik tedavi ve
rehabilitasyon uzman hekiminin de yer aldığı en az
üç uzman hekimden oluşan sağlık kurullarınca
düzenlenecektir. Sağlık kurulu raporunda, tanı,
önerilen tedaviler, seans ve gün sayısı
bilgilerinin yer alması zorunludur.
Yönetmeliğin 28 inci maddesine göre, sağlık
kurulları tarafından kaplıcalarda tedavilerine
gerek görülenler, Sağlık Bakanlığınca tespit
edilen ve (EK–4) de yer alan kaplıcalarda tedavi
ettirilirler. Tebliğ eki listede yer almayan
kaplıcalarda tedavi görenlerin kaplıca
tedavilerine ait bedeller
ödenmez.
Kaplıca tedavisi amacıyla memuriyet mahalli dışına
gönderilenlere 6245 sayılı Harcırah Kanunu
hükümlerine göre yol masrafı, gündelik ve anılan
Kanunun 33 üncü maddesinin (d) fıkrası gereğince
yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri
belgelendirmeleri halinde, belge bedelini aşmamak
ve her defasında on gün ile sınırlı olmak üzere,
gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ayrıca
ödenecektir. Ancak, bunların dışında ayrıca yatak
ve yemek bedeli karşılanmayacaktır. Kaplıca
tedavisine ilişkin sağlık kurulu raporunda
öngörülmesi kaydıyla refakatçi için de harcırah
ödenecektir. Kaplıca tedavilerine ait giderler,
hasta tarafından karşılanacak olup tedaviye
ilişkin fatura ve sağlık kurulu raporuna
dayanılarak, her bir gün için, bir adet olmak
üzere Tebliğ eki EK–8 Listesinde 702.020 kodu ile
yer alan “banyo-kaplıca” bedeli üzerinden hastaya
ödenir. Tebliğde yer alan diğer işlemler
faturalandırılsa dahi bedelleri ödenmez.
12.
Reçete ile ilaç kullanım raporu ve ilaç yazım
ilkeleri İlaç
bedellerinin Kurum tarafından ödenebilmesi için,
reçete yazımında ve rapor düzenlenmesinde aşağıda
belirtilen hususlar uygulanacaktır. 12.1.
Reçete ve ilaç kullanım raporlarının
düzenlenmesi 12.1.1. Ayaktan
tedavilerde reçetelerin
düzenlenmesi Kurum
sağlık yardımlarından yararlandırılan kişilere
ayakta tedavi sırasında kullanılması gerekli
görülen ilaçlar için, sağlık karnelerinde bulunan
reçetelerin kullanılması zorunludur.
Düzenlenen reçetelerde mutlaka teşhis yer
alacaktır. Teşhislerde kısaltma yapılmayacaktır.
Reçetede yazılı ilaçlar ile teşhis arasında,
Tebliğde teşhise dayalı düzenleme yapılan ilaçlar
hariç endikasyon uyumu aranmayacaktır.
Reçetelerde, hekimin adı
soyadı, kuruluş/kurumun adı, hekimin ana uzmanlık
dalı ile birlikte var ise yan uzmanlık dalı,
asistanlar için ihtisas yaptığı uzmanlık dalı ve
hekimin diploma numarası veya Sağlık Bakanlığınca
verilen doktor diploma tescil numarası bilgileri
ve hekimin ıslak imzası mutlaka yer alacaktır.
Ayrıca reçetelerde hasta adı soyadı, reçete tanzim
tarihi ve protokol numarası yer alacaktır. İmza
dışındaki bilgiler, el yazısı ile yazılabileceği
gibi kaşe veya bilgisayar ortamında veya hastane
otomasyon sistemleri tarafından basılan
etiketin/barkodun yapıştırılması şeklinde
olabilir. Bu reçetelerde, kurum başhekiminin onayı
ve mühür aranmayacaktır. Teşhisi yazılmayan,
ilgili hekimin ıslak imzası ve bilgileri
bulunmayan reçeteler eczaneler tarafından kabul
edilmeyecektir. Üniversite hastaneleri ile
eğitim ve araştırma hastanelerinde ihtisas yapan
asistanlar ile üst ihtisas yapmakta olan uzman
hekimler, eğitim aldıkları branş uzman hekiminin
yazması gereken ilaçlar ile Tebliğ ve eki
listelerde uzman hekimlerce yazılabileceği
belirtilen ilaçları yazabilir. Herhangi bir
uzman hekim tarafından reçete edilebilen tüm
ilaçlar, aynı uzmanlık eğitimi üzerine yan dal
uzmanlığı yapmış olan hekimlerce de reçete
edilebilecektir. Sağlık Bakanlığınca aile
hekimliği sözleşmesi yapılan veya yetkilendirilen
hekimler, aile hekimliği uzman hekiminin
yazabildiği tüm ilaçları reçete
edebilirler. İlaç kullanım raporuna istinaden
yazılacak ilaçlar, Tebliğ ve eki listelerde aksine
bir hüküm olmadıkça, tüm hekimler tarafından
reçete edilebilir. 12.1.2. Yatarak
tedavilerde reçetelerin
düzenlenmesi
Yatarak tedavilerde hastanede
kullanılacak ilaçların hastane tarafından temini
zorunludur. Sağlık kurumlarında yapılan
tedavilerde kullanılan ilaçların sağlık kurumunca
temin edilme zorunluluğu, resmi sağlık kurumları
için Tebliğin yürürlük tarihinden itibaren 120 gün
sonra uygulamaya konulacaktır. Bu süre içerisinde;
resmi sağlık kurumlarınca çeşitli nedenlerle temin
edilemeyen ilaçlar, hak sahiplerinin sağlık
karnelerine, reçete düzenleme ilkelerine uyularak
yazılması halinde “ECZANEMİZDE YOKTUR, YATAN
HASTA” kaşesi basılıp başhekimlik onayı ile temin
edilebilir. Sağlık kurumlarında yatan hastalar
için düzenlenen reçete muhteviyatı ilaçların
rasyonel kullanımını sağlamak amacıyla,
eczanelerden dönüşümlü olarak temini hususunda
sağlık kurumları, Türk Eczacıları Birliği Merkez
Heyeti ile işbirliği yapabilir. Bu şekilde
düzenlenen reçeteler 5 günlük maksimum tedavi
dozunu geçmeyecektir. Bilahare ilacın hastane
eczanesince temin edilememesi ve tedavinin devam
ettiği durumlarda “doz” bitiminde yeniden
reçete yazılması mümkündür. Ancak, sağlık
kurumlarında uzun süre yatarak tedavi gören
tüberküloz hastalarına, kullanım dozu belgelenmek
kaydıyla l (bir) aylık miktarda tüberküloz
ilaçları yazılabilir. Yatarak tedavilerde
kullanılan ilaçlar için, 12.2 nci maddede
belirtilen 4 kalem ilaç sınırlaması dikkate
alınmaz. 12.1.3. İlaç kullanım
raporlarının düzenlenmesi
İlaç kullanım rapor formatları
konusunda Sağlık Bakanlığı düzenlemelerine
uyulacaktır. İlaç kullanım raporlarının
düzenlenmesinde, Tebliğin 19 uncu maddesi dikkate
alınacaktır. Bu raporlar, Tebliğde yer alan
istisnalar saklı kalmak kaydıyla 19.1 inci madde
doğrultusunda uzman hekim tarafından düzenlenecek
olup 19.2 nci maddeye göre düzenlenen sağlık
kurulu raporları da geçerli kabul
edilecektir. İlaç kullanım raporlarında, Tebliğ
ve eki listelerde özel düzenleme yapılmış ilaçlar
hariç olmak üzere, ilaç dozlarının belirtilmesi
şart olmayıp, etken madde adının yazılması yeterli
olacaktır. İlaç kullanım raporuna etken madde
adının yazılmasının yeterli olduğu ilaçlar için
hastanın kullanacağı ilacın etken madde miktarı ve
günlük kullanım dozu reçete ile düzenlenecektir.
Ancak raporda ilacın etken madde miktarının ve
günlük kullanım dozunun ayrıntılı olarak
belirtilmiş olması halinde belirtilen doz miktarı
aşılamaz. Hasta katılım payı muafiyeti için
düzenlenen ilaç kullanım raporlarında, teşhis ve
ICD-10 kodu yer alacaktır. Teşhislerde ve etken
madde isminde kısaltma yapılmayacaktır. İlaç
kullanım raporları, Tebliğde özel düzenlemeler
hariç olmak üzere en fazla iki yıl süre ile
geçerlidir. Hasta kimlik bilgileri veya ilaç
adına ilişkin yazım hataları ile Tebliğ
hükümlerine göre eksikliği bulunan ilaç kullanım
raporları (ilacın kullanım dozu, etken madde,
kullanım süresi, ilgili hekim onayı veya tedavi
şeması), aslına sadık kalmak kaydıyla raporun
çıktığı hastanede raporu düzenleyen hekimin kaşe
ve imza onayı ile düzeltilmesi ve bunun
başhekimlik mührü ve ıslak imza ile onaylanması
koşuluyla düzeltmeye esas reçete tarihinden
itibaren rapor süresinin sonuna kadar
geçerlidir. İlaç kullanım raporlarına
dayanılarak reçete edilen ilaçlar için,
hastalardan ve raporu düzenleyen sağlık kurum ve
kuruluşlarından, Tebliğ ve eki listelerde
belirtilen özel durumlar haricinde ek bilgi ve
belge talep edilmeyecektir.
12.2. Reçetelere yazılabilecek ilaç
miktarı Ayaktan
yapılan tedavilerde, 12.3 üncü maddede belirtilen
durumlar dışında, bir reçetede en fazla dört kalem
ilaç ve her kalem ilaçtan bir kutunun (ilaçların
parenteral ve topikal formları ile 12.5 inci
maddede belirtilen durumlar hariç) bedeli ödenir.
Parenteral formların reçeteye yazılması durumunda
en fazla 10 günlük tedavi bedeli ödenir. Reçetede
mutlak surette günlük kullanım dozu
belirtilecektir. Tetrasiklinler (doksisiklin ve
tetrasiklin), amfenikoller (kloramfenikol ve
tiamfenikol), ampisilin (kombine preparatlar
hariç), amoksisilin (kombine preparatlar hariç),
fenoksimetilpenisilin, eritromisin, klindamisin,
sülfonamid ve trimetoprim kombinasyonlarını içeren
klasik antibiyotikler 10 güne kadar tedaviyi
sağlayacak miktarda reçete edildiği taktirde
bedelleri ödenecektir. Antiinflamatuar ve
antiromatizmal grubu ilaçların solid-oral
formlarında büyük ambalaj kapsamına giren ilaçlar
ayaktan tedavide, tek uzman hekim tarafından
düzenlenen ilaç kullanım raporuna dayanılarak
reçete edildiklerinde, küçük ambalajlı formları
ise rapor aranmaksızın reçete edildiklerinde
bedelleri ödenir. İlacın reçete edilmesindeki
özel düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, “Ayaktan
Tedavide İlaç Kullanım Raporu ile Verilebilecek
İlaçlar Listesi” (EK–2/C) ve “Hasta Katılım
Payından Muaf İlaçlar Listesi”nde (EK–2) yer
almamakla birlikte, uzun süreli kullanımı ilaç
kullanım raporu ile belgelendirilen ilaçlar,
katılım payı alınmak koşuluyla en fazla üç aylık
tedavi dozunda reçete edildiği takdirde bedeli
ödenir.
İlaç kullanım raporu
aranmaksızın:
a) Menopozda ve/veya
disfonksiyonel uterin kanamalarda kullanılan
ilaçlar, Tebliğ ve eki listelerdeki özel
düzenlemeler hariç olmak üzere, kadın hastalıkları
ve doğum uzman hekimleri veya aile hekimliği uzman
hekimleri tarafından en fazla üç aylık tedavi
dozunda,
b) Yanıklar, anemiler, sistemik
olmayan mantar enfeksiyonları, reflü ve GIS
ülserlerinde kullanılan ilaçlar; yalnız
dermatoloji uzman hekimlerince reçete edilebilen
oral retinoidler, taburcu edilen hastaların idame
tedavisi için düzenlenen reçetelere yazılan
ilaçlar, hekim tarafından tedavi süresi
belirtilmek kaydıyla en fazla bir aylık dozda,
reçete edildiği takdirde bedeli ödenir. Bir
ilacın ruhsatlı endikasyonları ve prospektüs dozu
dışında kullanımı ancak Sağlık Bakanlığınca
verilen onayla mümkündür. Ancak Tebliğ eki “Sağlık
Bakanlığı Onayı Alınmaksızın Endikasyon Dışı
Kullanılabilecek İlaçlar Listesi” nde
(EK–2/E) yer alan ilaçların Tebliğ eki
EK–2 Listesinde belirtilen hastalıklarda kullanımı
halinde Sağlık Bakanlığı endikasyon dışı kullanım
onayı aranmaz.
12.3. Hasta katılım payından muaf
ilaçlar Tebliğ eki
“Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar Listesi”nde
(EK–2) yer alan hastalıklarda kullanılacak
ilaçlar, Tebliğ ve eki listelerde yer alan özel
hükümler saklı kalmak kaydıyla, ilaç
kullanım raporuna dayanılarak en fazla 3 aylık
tedavi dozunda reçete edilmesi halinde bedelleri
ödenir. Bu listede yer alan etken maddeler
|