|
a) 657 sayılı Devlet
Memurları Kanununun 1 inci ve ek geçici 9 ile 16 ncı
maddeleri kapsamına giren personel ile bunların bakmakla
yükümlü bulundukları aile
fertleri, b) 2914 sayılı
Yükseköğretim Personel Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve
Savcılar Kanunu ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç
Hizmet Kanunu kapsamında bulunan personel (Erbaş ve
erler bu Tebliğ hükümleri haricindedir. Erbaş ve er
reçeteleri ile ilgili olarak şahıslara mali külfet
getirmemek koşuluyla gerekli düzenlemeler Milli Savunma
Bakanlığınca yapılacaktır) ile bunların bakmakla yükümlü
bulundukları aile fertleri, c) 5434
sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun geçici 139 uncu
maddesi gereğince (Yönetmeliklerindeki özel hükümler
saklı kalmak kaydıyla) tedavi giderleri karşılanan
kişiler, d) 3816 sayılı Ödeme Gücü
Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart
Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun
kapsamındaki hak sahipleri, (3816 sayılı Kanun ile Ödeme
Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil
Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması ve Yeşil
Kart Uygulaması Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı
olmamak kaydıyla), hakkında uygulanır. 233 sayılı
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde
Kararname kapsamında bulunan kurumlarda çalışan Devlet
memurları ve diğer kamu görevlileri ile bunların
bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık
kurumlarında yapılan tedavilerinde de bu Tebliğ
esaslarına göre işlem yapılır. Diğer sosyal güvenlik
kurumları ile sağlık hizmeti sunan kamu kurum ve
kuruluşları arasında hizmet satın alınmasına yönelik
protokolün uygulamaya konulması halinde, bu kurumlara
tabi olanların resmi sağlık kurum ve kuruluşlarında
yapılan muayene, tetkik ve tedavilerine ait bedeller bu
Tebliğde yer alan fiyat tarifeleri üzerinden ödenir.
Sigortacılık hizmetlerinden kaynaklanan işlemler ise
kurumlarınca belirlenen mevzuat hükümleri doğrultusunda
yürütülür.
1.3. Dayanak Bu
Tebliğ; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 5234
sayılı Kanunla değişik 209 uncu maddesi, 5434 sayılı
T.C. Emekli Sandığı Kanununun geçici 139 uncu maddesi,
178 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesine
5234 sayılı Kanunla eklenen (p) ve (r) bendleri, Devlet
Memurlarının Tedavi Yardımı ve Cenaze Giderleri
Yönetmeliği (Bundan sonra Yönetmelik olarak ifade
edilecektir.) ile Emekli ve Malullük Aylığı Bağlanmış
Olanlarla Bunların Kanunen Bakmakla Yükümlü Bulundukları
Aile Fertleri, Dul ve Yetim Aylığı Alanların Muayene ile
Tedavileri Hakkında Yönetmelik ve kapsama dahil
kişilerin tedavi yardımı sağlanmasına ilişkin ilgili
diğer mevzuatları hükümleri çerçevesinde
düzenlenmiştir.
2. Hasta Sevk
İşlemleri
2.1. Sağlık Kurum ve
Kuruluşlarının Tanımı Birinci
basamak resmi sağlık kuruluşu: Resmi kurum
hekimlikleri, sağlık ocağı, verem savaş dispanseri,
ana-çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi ile sağlık
merkezlerini, 5258 sayılı Kanun gereği aile
hekimliği uygulamasına geçilen illerde, birinci basamak
sağlık kuruluşlarınca verilen sağlık hizmetlerinin
bedeli kurumlarca karşılanmayacaktır. Birinci
basamak özel sağlık kuruluşu: Ayakta Teşhis ve
Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında
Yönetmelik kapsamında açılan özel
poliklinikleri, İkinci basamak resmi
sağlık kurumu: Eğitim ve araştırma hastanesi
olmayan Devlet hastaneleri (bu hastanelere bağlı semt
poliklinikleri dahil), özel dal hastaneleri, ilçe/belde
gün hastaneleri (Bunların listesi Sağlık Bakanlığı
tarafından geri ödeme kuruluşlarına bildirilir), Sağlık
Bakanlığına bağlı ağız ve diş sağlığı merkezleri,
İkinci basamak özel sağlık kurumu:
Özel Hastaneler Yönetmeliği’ne göre ruhsat almış özel
hastaneler ile Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel
Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik kapsamında açılan
özel tıp merkezleri ve özel dal
merkezlerini, Üçüncü basamak sağlık
kurumu: Eğitim ve araştırma hastaneleri (bu
hastanelere bağlı semt poliklinikleri dahil), özel dal
eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite
hastanelerini, ifade eder.
2.2. Sevk İşlemleri
5258 sayılı Aile Hekimliği Pilot Uygulaması
Hakkında Kanun gereği aile hekimliği uygulamasına
geçilen illerde, öncelikle aile hekimine başvurulması,
aile hekimince lüzum görülmesi halinde ikinci veya
üçüncü basamak sağlık kurumlarına aile hekimince sevkin
yapılması esastır. Aile hekimliği uygulaması
bulunmayan illerde, aktif çalışanlar, kurumu tarafından
yeterli sayıda nüshalı hasta muayene istek formu ile var
ise kurum tabibine gönderilecek, kurum tabibinin gerekli
görmesi halinde ikinci veya üçüncü basamak sağlık
kurumuna sevk edilebilecektir. Kurum tabibi bulunmadığı
takdirde aktif çalışanlar, kurumu tarafından düzenlenen
muayene istek formu ile belediye sınırları ve mücavir
alan içinde bulunan birinci, ikinci veya üçüncü basamak
sağlık kurum ve kuruluşuna doğrudan başvurabilirler.
Kurum hekimliği veya diğer birinci basamak sağlık
kuruluşundan ikinci veya üçüncü basamak sağlık
kurumlarına yapılacak sevk işlemlerinde hastane ve hekim
adı belirtilmez. Aktif çalışanların bakmakla yükümlü
olduğu aile fertleri, kurum hekimliğine veya belediye
sınırları ve mücavir alan içerisindeki birinci, ikinci
veya üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına
doğrudan başvurabilirler. Emekliler ve bunların
bakmakla yükümlü bulunduğu aile fertleri, geçerli sağlık
karneleri ile birinci, ikinci veya üçüncü basamak sağlık
kurum ve kuruluşlarına doğrudan
başvurabilirler. Tıbbi gereklilik halleri dışında
muayene ve tedavi işlemlerinin yukarıda belirtilen
esaslar çerçevesinde öncelikle belediye sınırları ve
mücavir alan içinde tamamlanması esastır. Bunun mümkün
olmaması halinde, Yönetmelikteki genel esaslar geçerli
olmak üzere, memuriyet mahalli dışına yapılacak sevk
işleminin, bulunulan yerdeki ikinci veya üçüncü basamak
sağlık kurumlarınca hastanın sevk edileceği ilçe veya
ilin ismi belirtilerek, tedavinin sağlanabileceği en
yakın yerdeki ikinci veya üçüncü basamak sağlık kurumuna
yapılması gerekmektedir. Bulunulan yer dışında
sürekli olarak tedavisi gereken ve hastane tarafından
kontrol amacıyla çağrılan hastalar, bu durumun sevk
evrakı üzerinde veya ayrı bir raporla belgelendirilmesi
kaydıyla, varsa kurum hekimliklerince, kurum hekimliği
bulunmadığı takdirde birinci basamak sağlık
kuruluşlarınca sevk edilebilirler.
Aynı sevk kağıdı ile bir sağlık kurumuna müracaat
edenlerin ilk muayenesini müteakip yeni bir sevk
kağıdına gerek kalmaksızın değişik bölümlerde aynı sevk
kağıdı ile muayene, tetkik, tahlil ve tedavi olmaları
mümkün bulunmaktadır. Bunun için yeterli sayıda nüsha
içeren hasta sevk kağıdının düzenlenmesi ve sağlık
kurumlarınca tüm nüshaların ilk nüsha gibi
değerlendirilerek işlem yapılması esastır. Sonraki
muayeneler konsültasyon olarak kabul edilir. Sağlık
kurumlarında yatırılarak tedavi altına alınan hastalar
için üniversite veya eğitim hastanelerinden ilgili dal
uzmanı çağırılmak suretiyle konsültasyon hizmeti
alınması durumunda, ikinci bir sevk işlemine gerek
kalmaksızın, konsültasyon ücreti konsültan hekimce
düzenlenen epikrize dayalı olarak tahakkuk ettirilecek
faturaya istinaden hastayı yatıran sağlık kurumu
tarafından konsültan hizmeti veren sağlık
kurumunun döner sermayesine aktarılır.
Sağlık kurumlarında yatırılarak tedavi altına
alınan hastaların yapılamayan tetkik ve tahlilleri için
diğer sağlık kurumlarına sevkinin gerektiği durumlarda,
ikinci bir sevk işlemine gerek kalmaksızın yapılan
tetkik bedeli, hastayı sevk eden sağlık kurumu
tarafından tetkiki yapan kurumun döner sermayesine
aktarılır. Ayakta tedavi gören hastalara ait sevk
evrakının hastalara verilen suretlerine (tek hekim
tarafından verilen istirahat raporlarına ilişkin sevk
evrakı hariç) muayene ve tedavi işlemlerinin
tamamlanması sonrasında, kurum başhekiminin onayı ve
mühür tasdik işlemi yapılmayacaktır. Sevk işlemleri,
şehir içi sevklerde 3 (üç) işgünü, şehir dışı sevklerde
5 (beş) işgünü geçerlidir.
2.3. Özel Tetkik, Teşhis ve
Tedavi Merkezlerine Yapılacak Sevklerde Dikkat Edilecek
Hususlar Hastalar, başvurdukları resmi
sağlık kurumlarında görevli ilgili hekim tarafından,
ağız ve diş sağlığı, ESWL ve ileri tetkikleri yapılmak
üzere, hekimin kendisinin, eşinin veya bunların
ortaklarının özel muayenehanelerine/özel tedavi
merkezlerine/özel tetkik merkezlerine sevk
edilemezler. Bu şekilde, serbest diş
hekimine veya özel tetkik merkezlerine sevki yapan ve
tedaviyi sağlayan hekimin aynı olduğu veya eşi veya
ortakları tarafından yapıldığı belirlenen tedavilere ait
giderler ödenmeyecektir. Tek özel diş hekiminin veya
özel tetkik merkezinin bulunduğu yerleşim birimlerinde
bu tür sevkler en yakın diğer bir yerdeki başka bir
sağlık kurumuna yapılacaktır. Sağlık Bakanlığının
11/03/2005 tarih ve 4802-2005/39 sayılı Genelgesinde
belirtilen, ani olarak ortaya çıkan ve zaman geçirmeden
gerekli girişimlerde bulunulmadığı takdirde sakatlık ya
da ölüme yol açabilecek ani acil haller için ileri
tetkik işlemi gerektiğinin ilgili hekimce sevk
belgesinde belirtilmesi kaydıyla ileri tetkik işlemi
için tek özel merkeze de sevk yapılabilir.
2.4. Yol Masrafı ve
Gündelikler Tedavi amacıyla memuriyet
mahalli dışına sevk edilenlere 6245 sayılı Harcırah
Kanununun 18 inci maddesinin (c) bendi hükümlerine göre
yol masrafı ve gündelik ödenir. Gündelik, tedavinin
başlamasına kadar geçecek günler ( bu süre beş günü
geçemez.) ile sağlık kurumu tarafından öngörülmesi
kaydıyla ayakta tedavi gördüğü günler için verilir.
Yatarak tedavide geçen süreler için gündelik
ödenmez. Memuriyet mahalli dışına sevk işleminde yol
masrafı, hastanın bulunduğu yer ile sevk edildiği sağlık
kurumunun bulunduğu yer arasındaki mutat taşıt ücreti
esas alınarak ödenecektir. Ancak, sağlık kurumunca
hastanın memuriyet mahalli dışına sevk işlemi sırasında
ilgili hekim tarafından, hastalığın ne olduğu, mutat
taşıt ile seyahat edememe ve ambulans veya uygun görülen
herhangi bir taşıtla gitmesinin gerekçelerini belirten
ayrı bir rapor düzenlenmesi ve bu raporun başhekim
tarafından da onaylanması halinde ambulans ücreti veya
uygun görülen taşıt bedeli ilgilinin kurumunca
ödenecektir.
Ayrıca bunlara anılan Kanunun 33 üncü
maddesinin (d) fıkrasına göre yatacak yer temini için
ödedikleri ücretleri belgelendirmeleri halinde, belge
bedelini aşmamak ve her defasında on gün ile sınırlı
olmak üzere gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı
ödenecektir. Sağlık kurumuna ait ambulans ile
memuriyet mahalli dışına yapılan hasta nakil ücreti ve
acil ambulans ücreti hastanın kurumunca 08/07/2001
tarihli ve 24456 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Ambulans ile Özel Ambulans Servisleri ve Ambulans
Hizmetleri Yönetmeliğinin 29 uncu maddesine göre tespit
edilecek ücretler dikkate alınmak ve rayiç bedeli
aşmamak üzere ödenir. Ancak, hasta nakillerinde hastanın
ambulansla sevkinin gerekliliğinin ilgili hekim
tarafından tevsiki
gerekmektedir.
Resmi sağlık kurum ve kuruluşları arasındaki hasta
nakilleri ile diyaliz ve kemoterapi tedavileri için
hasta naklinde kullanılacak hasta servis hizmetleri,
ilgili mevzuat çerçevesinde döner sermaye imkanları ile
karşılanabilir.
2.5. Eşlik Etme
Zorunluluğu Hastanın tedavi edilmek üzere
başka bir yere gönderilmesi durumunda, yanında bir
kimsenin bulundurulmasının zorunlu olduğunun hastayı
gönderen sağlık kuruluşunun raporunda veya hasta sevk
kağıdı üzerinde belirtilmesi ve raporun veya sevk
kağıdının başhekim tarafından imzalanması halinde,
hastaya biri eşlik ettirilir. Eşlik eden kimseye de
memurun bağlı olduğu kurumca 6245 sayılı Harcırah Kanunu
hükümlerine göre harcırah ödenecektir.
2.6. Birinci Basamak Sağlık
Kuruluşlarınca Yapılabilecek
İşlemler Birinci basamak sağlık
kuruluşlarınca yapılabilecek veya dışarıdan hizmet alımı
yoluyla temin edilebilecek işlemler Tebliğ eki (EK-8/A)
sayılı listede belirlenmiş olup, bu listede yer almayan
işlemlerin bedelleri ödenmeyecektir.
3. Acil Vakalarda
Tedavi Yönetmeliğin 15 ve 25 inci
maddelerine göre, vakanın acil olması nedeniyle gerekli
başvurma ve yollama işlemleri yapılmadan doğrudan sağlık
kurum ve kuruluşunca tedavi sağlandığı takdirde, tedavi
giderlerinin ödenebilmesi için hastanın taburcu edildiği
tarihten itibaren lüzumlu işlem ve belgelerin usulü
dairesinde; a) Yurt içinde (resmi
tatil günleri hariç) 30 gün, b) Yurt
dışında 90 gün, içerisinde hazırlanıp ilgili kuruma
verilmesi gerekmektedir. Acil vakalara ilişkin
tedavilerde de ilgili sağlık kurumu tarafından bu Tebliğ
eki (EK-8) ve (EK-9) fiyat tarifelerinde yer alan
fiyatlar uygulanır. Gerekli tedavi işlem ve belgeleri
tamamlanmadan yapılan giderlerin bedeli bunların
tamamlanmasından sonra ilgili masraf belgeleri verilmek
suretiyle kurumdan alınır.
4. Yurt Dışında
Tedavi Yurt içinde tedavisinin mümkün
olmadığı anlaşılan hastalıkların tedavisinin yurt
dışında yaptırılmasına ilişkin uygulama; 211 sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu, 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanununda değişiklik yapan 29/7/1998
tarihli ve 4375 sayılı Kanun ile bu Kanunun 4 üncü
maddesi gereğince, 11/8/1999 tarihli ve 23783 sayılı
Resmi Gazetede yayımlanan ve 9/7/1999 tarihli ve
99/13144 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe
konulan “Kamu Personeli ve Bunların Emeklilerinin Yurt
Dışında Tedavilerine İlişkin Yönetmelik” esaslarına göre
yürütülecektir. Söz konusu düzenlemeler uyarınca
hastaların tedavi için yurt dışına gönderilmeleri;
Sağlık Bakanlığınca yetkili kılınan hastanelerin sağlık
kurullarınca (EK-1/B) de belirtilen formata uygun olarak
düzenlenen raporların, aynı Bakanlıkça Ankara’da
belirlenen bir hastanece teyit edildikten sonra adı
geçen Bakanlıkça onaylanması şartına bağlıdır. Yurt
dışı tedavilerine ilişkin sağlık kurulu raporlarında;
Türkiye’de tedavisi yapılamayan ancak, yurt dışında
yapılması mümkün olan hastalık açık olarak yazılacak,
hastalığa ilişkin klinik bulgular ve laboratuar
bulguları, radyolojik ve görüntüleme ile ilgili
bulgular, tedavinin Türkiye’de yapılamama gerekçeleri
belirtilecek, karar bilimsel/tıbbi gerekçelere
dayandırılacak ve verilen kararlarda “ileri teknoloji
ile tedavi gerekli vb gibi” ifadeler kullanılmayacaktır.
Raporlarda, memurun ve hastanın adı-soyadı, memura
yakınlık derecesi, çalıştığı kurum, dosya ve protokol
numarası, raporu veren anabilim dalı/bilim dalı/klinik
adı belirtilecektir. (EK-1/B rapor örneği). Yurt dışı
tedavileri için sağlık kurulu raporu düzenlenmesi
amacıyla oluşturulacak resmi sağlık kurullarına; en az
biri ilgili dal uzmanı olmak kaydıyla üniversite
hastanelerinde 5 öğretim üyesi, eğitim ve araştırma
hastanelerinde 5 klinik şefi veya şef yardımcısı,
(EK-1)’de yer alan diğer hastanelerde 5 uzman hekim
bulunması zorunludur. Yurt dışı tedavilerine ilişkin
raporların Sağlık Bakanlığınca (ilgili personel için
Milli Savunma Bakanlığınca) onaylanmasından itibaren 3
ay içinde yurt dışına çıkmak üzere işlem yapılmayan
raporların yenilenmesi gerekir. Yurt dışına çıkış
sonrasında yurt dışında kesintisiz tedavi süresi azami 1
yıldır. Yurt içinde tedavilerinin sağlanamayacağı
anlaşılanların tedavi için yurt dışına gönderilmeleri
hususunda Sağlık Bakanlığınca yetkili kılınan tam
teşekküllü hastaneler ile bu hastanelerce düzenlenen
raporları teyit edecek hastane adları (EK-1) sayılı
listede gösterilmiştir. Yurt dışında doku veya organ
nakli amaçlı sağlık kurulu raporunun, Sağlık
Bakanlığınca ruhsatlı (EK-1/C) de belirtilen yetkili
doku ve organ nakli merkezlerinden alınması
zorunludur. Akraba dışı vericiden kemik iliği nakli
amacıyla yurt dışına hasta gönderilebilmesi için;
hastaya yurt içinde kemik iliği nakli yapılamadığının
(EK-1/C)’de belirtilen bir kemik iliği nakli merkezince
rapor edilmesi ve Dünya Kemik İliği Bankası (BMDW) ve
/veya Dünya Kemik İliği Vericileri Federasyonu (WMDA)
üyeliği bulunan doku bilgi bankalarının en az birinin
yurt dışında hastanın doku tipine uyumlu muhtemel
vericisinin bulunduğuna dair belgeyi rapora eklemesi
gerekmektedir. Yurt dışına tedavi amacıyla
gönderilenlerin tedavi süreci kurumlarınca izlenerek
Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun işlem tesisi
yönünde azami hassasiyet gösterilecektir. Hastaların
yurda dönmelerini müteakip en geç bir ay içinde Tebliğe
ekli çizelge (EK-1/A) doldurularak Maliye Bakanlığı ile
Sağlık Bakanlığına bildirilecektir. Yurt içinde
mümkün olmayan kemik iliği nakli haricindeki organ nakli
işlemleri yurt dışında uzun bekleme sürelerini
gerektirdiğinden, hastaların yurt dışındaki ilk
tetkiklerinin tamamlanmasını müteakip uygun organ
teminine kadar geçecek süredeki tetkik ve tedavileri
yurt içinde yapılacaktır. Uygun organ temini üzerine
hasta, yeni bir sağlık kurulu raporuna ihtiyaç
duyulmadan nakil işlemi için yurt dışına
gönderilecektir. Bu konudaki gerekli koordinasyon
işlemi, hastanın kurumu tarafından Sağlık Bakanlığı
nezdinde yürütülecektir.
5. Diş Tedavileri
5.1. Resmi Sağlık Kurum ve
Kuruluşlarında Yapılacak Diş Tedavileri
5.1.1. Diş tedavileri ile
ilgili sevk işlemlerinde, Yönetmeliğin 8 inci
maddesinde belirtilen hastanın hastane veya sağlık
merkezlerine yollama işlemlerinde üzerinde ağız şeması
bulunan hasta yollama kağıdı kullanılacaktır. Kurumlar,
söz konusu sevk kağıdını Devlet Malzeme Ofisi
Genel Müdürlüğünden veya kendi imkanları ile
sağlayacaklardır. 5.1.2. Resmi
sağlık kurumlarında yapılan diş tedavileri için (EK-7)
sayılı listede yer alan “Diş Tedavileri Fiyat Tarifesi”
uygulanacaktır.
5.1.3. Yönetmeliğin 3
üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre yurt
dışında tedavi giderleri karşılananlar ile tedavi
amacıyla yurt dışına gönderilenlerin tıbbi lüzum üzerine
yaptırdıkları diş tedavileri sonucu doğan
giderlerden; a) Diş çekimi, kanal
tedavisi, diş dolguları ve travma sonucu oluşan çene
defektlerine yapılan cerrahi müdahalelerle, protez
tamirlerine ait tedavi bedellerinin aynen
ödenmesi, b) Diğer diş tedavilerine
ait giderlerin ise, (EK-7) sayılı listede yer alan fiyat
tarifesindeki fiyatlara %100 ilave edilmek suretiyle
bulunacak miktarın esas alınması, transferi halinde ise
bu Tebliğin yürürlüğe girdiği günkü kurlar esas alınmak
suretiyle bulunacak miktarın döviz karşılığı tutarları
kadarının
ödenmesi, gerekmektedir. 5.1.4.
Resmi sağlık kurumunda veya personelin bağlı olduğu
kurum bünyesinde kurulan diş protez ünitesindeki tedavi
sırasında yapılamadığının belgelendirilmesi ve tedaviyi
yapan sağlık kurumunun faturasında yer almaması
şartıyla, resmi sağlık kurumlarından ilgili mevzuat
hükümlerine dayanılarak başhekimliklerce,
üniversitelerde ise dekanlıklarca organize edilerek
yaptırılan akrilik veya seramik veneer kron, hassas
tutuculu kron, implant üstü kron v.b. metal destekli tek
parça kron ve tek parça döküm kron için (malzeme dahil)
11 YTL, alt-üst çene iskelet dökümü için (malzeme dahil)
43 YTL döküm işçilik ücreti ödenecek, bunu aşan
kısmı ise hasta tarafından karşılanacaktır. Personel
yetersizliğinden dolayı bölümlü ve tam protez
taleplerinin kısa sürede karşılanamaması ve randevu
sürelerinin uzaması durumunda, hasta yararı gözetilmek
suretiyle istekli olan kişilerin kendi talepleri
doğrultusunda ve bedelini kendilerinin ödemesi kaydıyla,
bölümlü ve tam protez laboratuar iş ve/veya işlemleri
resmi sağlık kurumlarında ilgili mevzuat hükümlerine
dayanılarak başhekimliklerce, üniversitelerde ise
dekanlıklarca organize edilerek
yaptırılabilir. Serbest diş hekimliklerinde
yaptırılan tedaviler için ayrıca döküm işçilik ücreti
ödenmeyecektir. 5.1.5. Diş
tedavileri sırasında; altın, platin, palladyum+platin,
irrudyum+platin, iropal gibi kıymetli madenler ile
argenco 23, bego gold EWL ve polliag-M gibi bileşiminde
kıymetli maden bulunan maddeler kullanılması zorunlu
olsa dahi, Yönetmeliğin 31 inci maddesine göre hiçbir
şekilde ödenmeyecektir. 5.1.6. Kemik
içi dental implantların bedelleri ödenmez. Ancak,
maksillofacial travma ve tümörler sonucu aşırı kemik
kaybı olan ya da damak yarığı gibi deformiteleri olan
hastalar ile rutin tedavilerle başarılı olunamayan
rezorbe alt-üst çene vakalarında (en az 2 en fazla 4
implant ile sınırlı kalmak koşuluyla) klasik protez ile
çözülemeyen ve implant tedavisinin zorunlu
olduğunun üniversite diş hekimliği fakültelerinden
cerrahi, protez ve periodontoloji anabilim dallarından
en az birer öğretim üyesinin katılımıyla oluşacak
bir heyet tarafından karara bağlanması ve kaç ünite
yapılacağının belirtilmesi şartıyla bu Tebliğin eki
(EK-7) Diş Tedavileri Fiyat Tarifesindeki tedavi bedeli
ile implant malzemesi bedeli olarak (her ünite için) 90
YTL ödenir. Bu bedelin üzerindeki malzeme bedelleri
hastalarca karşılanır.
5.2. Özel Sağlık Kurum ve
Kuruluşlarında Diş
Tedavisi 5.2.1. Özel sağlık
kurum ve kuruluşlarındaki diş ünitelerinde yapılan
tedavi giderlerinin ödenebilmesi için Tebliğin bu
bölümünde belirtilen sevk usul ve esaslarına
uyulması zorunludur. Diş tedavisi amacıyla özel sağlık
kurum ve kuruluşlarına doğrudan yapılan başvurularda
tedavi gideri ödenmez. 5.2.2.
Yönetmeliğin 8 ve 10 uncu maddelerinde, özel sağlık
kuruluşları sayılan serbest hekimliklere sevk ilke
olarak öngörülmemiştir. Bu nedenle, diş tedavileri için
hastaların kendilerine en yakın resmi sağlık kurumlarına
sevk edilmeleri gerekmektedir. Ancak, diş tedavisi
sırasında karşılaşılan güçlükler dikkate alınarak Tebliğ
kapsamında yer alan kişilerin, doğacak fiyat farkını
kendilerinin ödemesi kaydıyla, kendilerinin talepleri
üzerine serbest diş hekimliklerine, aşağıda belirtilen
esaslara göre sevkleri
yapılabilecektir: 5.2.3. Diş
tedavisi için sevk edildiği resmi sağlık
kurumunda herhangi bir sebeple tedaviye 90 gün
içinde başlanamayacağının ilgili diş hekimi tarafından
belirtilmesi ve aynı sağlık kurumu başhekimi tarafından
onaylanması suretiyle istekli olan hastaların
serbest diş hekimliklerine veya özel sağlık kurum
/ kuruluşlarına sevkleri yapılabilecektir. Ancak, bunun
için kurumca gönderildiği resmi sağlık kurumu diş hekimi
tarafından hasta muayene edilip teşhis konulduktan
sonra, yapılması gereken bütün tedaviler ve
boşlukların ayrıntılı olarak belirlenmesi ve hangi dişin
tedavi edileceğinin ağız şeması üzerinde işaretlenmesi
gerekmektedir. Yalnız çocukluk ve okul çağı olarak kabul
edilen 5-15 yaş grubundaki çocuklarda yer tutucu ve
ortodontik tedaviler ile 6 ve 12 yaş (1. ve 2. daimi
büyük azı) dişlerinin tedavilerinde (münhasıran kanal,
dolgular) 90 günlük süre kaydı aranmaz ve birinci
basamak resmi sağlık kuruluşunda görevli diş
hekimlerince de yukarıda belirlenen usul ve esaslar
çerçevesinde serbest diş hekimliklerine veya özel
sağlık kurum/kuruluşlarına sevkleri yapılabilir. Tedavi
sağlandıktan sonra sevk kâğıdında belirtilen
tedavinin yapıldığının, kurumun diş hekimi veya sevki
yapan resmi kurum veya kuruluştaki diş hekimlerince
onaylanması zorunludur.
5.2.4. Resmi sağlık
kurumu bünyesinde diş hekimi bulunmayan ilçelerde
serbest diş hekimi bulunması halinde, resmi sağlık
kurumu başhekimi tarafından serbest diş hekimliklerine
sevk yapılabilecektir. Bu şekilde sağlanan tedavilerde,
sevk kağıdında ve serbest meslek makbuzunda belirtilen
tedavinin usulüne uygun yapıldığının ilçenin bağlı
olduğu bölge diş hekimleri odasının temsilcisi
tarafından onaylanması gerekmektedir. Ancak, özel
kurumlarda tedaviyi yapan diş hekiminin oda temsilcisi
olması halinde, onaylama işlemi en yakın yerdeki oda
temsilcisi tarafından
yapılacaktır. 5.2.5. Hastaların
doğacak fiyat farklarını kendilerinin ödeyeceğini beyan
ederek yapılan sevkler üzerine, yukarıda (5.2.3.) ve
(5.2.4.) numaralı bentlerde belirlenen usullere uygun
olarak serbest diş hekimliklerinde veya özel sağlık
kurum/ kuruluşlarında yaptırılan teşhis, tedavi veya
proteze ilişkin giderlerden (EK-7) sayılı listede yer
alan diş tedavileri fiyat tarifesindeki kadarı
karşılanacak, bunu aşan kısmı ise hasta tarafından
ödenecektir. 5.2.6. Bu Tebliğin eki
“Diş Tedavileri Fiyat Tarifesi”nde (EK-7) tespit edilen,
beher kron için 40 YTL ve alt ve üst çenede tam protez
için 300 YTL esas alınmak suretiyle, serbest diş
hekimliklerinde veya özel sağlık kurum ve kuruluşlarında
yaptırılan kron ve proteze ilişkin
giderlerden; 1- Tek çenede kronlar
ile protezin (seramik kron ve protez dahil) birlikte
veya ayrı ayrı yaptırılması halinde toplam olarak 150
YTL 2- Alt-Üst çenede kronlar ile
protezin (seramik kron ve protez dahil) birlikte veya
ayrı ayrı yaptırılması halinde toplam olarak 300
YTL üzerinden ödeme yapılacaktır. En son tedavi
tarihi esas alınarak bir yıl içinde yeniden kron ve
protez yaptırılması halinde, bu tedavilerin bir yıllık
toplamı için ödenecek tutar yukarıda belirtilen
miktarları hiç bir şekilde
geçemez. 5.2.7. Bu Tebliğin (5.2.6.)
bendinde yer alan sınırlama sadece kron ve protez
bedelleri için getirilmiş olup, diğer diş tedavilerine
ait giderler anılan listede yer aldığı şekilde
karşılanacaktır. Ancak, anılan listede (*) işaretli olan
tedavilere ait giderlerin karşılanabilmesi için,
tedavinin konularında uzman veya doktoralı diş hekimleri
tarafından yapıldığının belgelendirilmesi gerekmektedir.
5.2.8. Serbest diş hekimliklerinde
yaptırılan diş tedavileri için yukarıdaki esaslara göre
ödenecek tutarlar azami tutarlar olup, bunun dışında
hastaya serbest diş hekimliklerine gidiş-geliş
için harcırah veya benzeri herhangi bir ödeme
yapılmayacaktır.
5.2.9. Aynı yerde
birden çok resmi sağlık kurumu bulunması halinde,
memurların diş tedavilerini serbest diş hekimliklerinde
veya özel sağlık kurumlarında yaptırabilmeleri için,
tedavilerinin o yerde bulunan ve bünyesinde diş hekimi
olan resmi sağlık kurumlarının sadece birinde
yapılamayacağının belgelendirilmesi
yeterlidir. 5.2.10. Serbest diş
hekimlikleri veya özel sağlık kurumlarında yapılan diş
tedavileri sonucunda yapılacak ödemeler sırasında,
tedavinin bir bölümünün resmi sağlık kurum ve
kuruluşlarında yapılmış olabileceği de dikkate alınarak
gerçekleştirme görevlileri ve muhasebe yetkililerince
gerekli itina gösterilecek ve mükerrer ödemelere
sebebiyet verilmeyecektir. 5.2.11.
Yüzde kırk ve üzerinde özürlü kişiler diş tedavileri
için 90 günlük süre kaydı aranmaksızın ve özürlülük
durumunu belgelendirmek suretiyle birinci basamak resmi
sağlık kuruluşlarında görevli diş hekimlerinden
alacakları sevk belgesi ile de serbest diş
hekimliklerine veya özel sağlık kurum/kuruluşlarına
başvurabilirler. Ancak başta zihinsel özürlü olmak üzere
iletişim kurulamayan veya algılama güçlüğü yaşanan
özürlü kişilerin diş tedavileri lokal anestezi altında
gerçekleştirilemiyorsa ve genel anestezi altında
müdahale gerekliliği söz konusu ise tedavinin,
anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanının sorumluluğunda
genel anestezi altında cerrahi müdahale uygulanabilen,
asgari tıbbi malzeme ve ilaçların bulunduğu genel
anestezi ile müdahale birimi olan özel sağlık kurum ve
kuruluşlarında yapıldığının belgelendirilmesi
gerekmektedir. Tedavi sağlandıktan sonra sevk
kağıdında belirtilen tedavinin yapıldığının,
kurumun diş hekimi veya sevki yapan resmi kurum veya
kuruluştaki diş hekimlerince onaylanması
zorunludur. Ancak zihinsel özürlü ve iletişim
kurulamayan özürlü kişilerin sevk belgelerinde yapılması
gereken bütün tedavilerin ve boşlukların ayrıntılı
olarak belirlenememesi ve hangi dişin tedavi
edileceğinin ağız şeması üzerinde işaretlenememesi
durumunda, serbest meslek makbuzunda belirtilen
tedavinin yapılıp yapılmadığının sevki yapan kurum veya
kuruluştaki diş hekimince onaylanması
yeterlidir. Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu
Raporları Hakkında Yönetmeliğe uygun olarak alınan
raporun onaylı bir örneği düzenlenecek faturaya
eklenecektir. Bu tür tedaviler için Diş
Tedavileri Fiyat Tarifesinde (EK-7) yer alan fiyatlar
geçerlidir.
6. Göz
Tedavileri 6.1.
Yönetmeliğin 33 üncü maddesi gereğince göz hastalıkları
uzmanları (ihtisas yapmakta olan hekimler dahil)
tarafından düzenlenen reçeteye dayanılarak alınacak
gözlük camları ile çerçevenin temininde aşağıdaki
açıklamalar doğrultusunda işlem
yapılacaktır. 6.2. Gözlük camlarının
temininde, bu Tebliğe ekli “Gözlük Camları Fiyat
Listesi” (EK-6) esas alınacak ve ödemeler buna göre
yapılacaktır. Cam bedelleri, çerçeve bedeli ile birlikte
gözlükçü tarafından ilgilinin kurumuna fatura
edilecektir. Reçeteye renkli gözlük camı yazılması
halinde, numarasına uygun olarak beyaz cam fiyatı
üzerinden ödeme yapılacaktır. 6.3.
Hatalı gözlük camı verilmesinin ya da reçeteye yazılan
gözlük camı yerine farklı diyoptrili cam verilmesinin
ortaya çıkaracağı sonuçlardan camı veren gözlükçü
sorumludur. Bu duruma neden olan gözlükçülerden
bir daha gözlük camı temin
edilmez. 6.4. Gözlük camlarına
ilişkin her çerçeve için 2006 yılında 40 YTL
ödenecektir. 6.5. Gözlük camlarının
temininde Tebliğ ekinde (EK-6) yer alan liste
muhteviyatı uygulanır. Hasta tarafından bu
listedeki camlar dışında ayrı çap, cins, marka ve
fiyatta cam istenmesi halinde, alınan reçeteye
göre Tebliğe ekli “Gözlük Camları Fiyat
Listesi”ndeki normal camların tutarı kadarı kurumunca
karşılanacak, bu miktarı aşan kısmı ile renk, degrade ve
antireflo farkı ise ilgiliden
alınacaktır. 6.6. Yönetmeliğin 3
üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendine göre yurt
dışında tedavi giderleri karşılananlar ile tedavi
amacıyla yurt dışına gönderilenlerin yurt dışında temin
edilen gözlük camları ve çerçeveleri; bu Tebliğde
yer alan fiyatlara % 100 ilave edilmek suretiyle bulunan
miktarlar esas alınarak karşılanacak, transferi halinde
ise bu Tebliğin yürürlüğe girdiği günkü kurlar esas
alınmak suretiyle bulunacak miktarların döviz karşılığı
tutarları ödenecektir. 6.7.
Kurumlar, göz tedavisi sonucunda öngörülen cam ve
çerçeve bedellerinden, hangisinin ödeneceğini, hastanın
sağlık karnesine işlenmiş olan eski cam ve çerçeve
kayıtlarını da dikkate alarak belirleyecektir. Hastalara
sağlanacak gözlük çerçevelerinin Sağlık Bakanlığınca
yürürlüğe konulan Tıbbi Cihaz Yönetmeliğine uygun olması
gerekmektedir. Yönetmelik gereğince gözlük cam ve
çerçevesine ilişkin reçetelerin sağlık karnesine
işlenmesi için kurum hekimliklerine ibrazı zorunludur.
Kurum hekimleri sağlık karnesine gerekli kaydı yaparken
alınan cam ve çerçevenin reçete muhteviyatına
uygunluğunu kontrol etmekle yükümlüdürler.
Yönetmeliğin 37 nci maddesi ve Türk Silahlı
Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 308 inci maddesine
göre gözlük camı ve çerçevesi ile çerçeve bedeli
ilgili şahsın sağlık karnesine ve/veya sağlık
fişlerine alındıkları tarih belirtilmek suretiyle
işlenecektir. Kurum gerçekleştirme görevlileri ve
muhasebe yetkilileri bu hususa titizlikle uyacaklardır.
6.8. Gözlük camı ve çerçeveleri 2
yılı geçmeden yenilenemez. Ancak sağlık zarureti
görülmesi dolayısıyla gözlük cam numaraları değiştiği
taktirde, 6 aydan az olmamak kaydıyla reçeteye
dayanılarak alınan yeni gözlük camlarının bedeli kurumca
ödenir. 6.9. Gözlük camlarının ve
çerçeve ücretlerinin hasta tarafından ödenmesi halinde,
gözlükçüden alınacak fatura kuruma verilmek suretiyle
yukarıdaki esaslara göre belirlenen cam ve çerçeve
bedelleri kurumunca ilgiliye
ödenecektir. 6.10. Katarakt
ameliyatı sonucunda göz içine takılan lensler (göz içi
mercekleri) ile göz ameliyatı sonucuna bağlı
olarak kullanılması sağlık kurulu raporuyla gerekli
görülen lens bedelleri ve bunlara ait bakım preparatları
hariç olmak üzere; göz tedavilerinde kullanılmasına
kesin zorunluluk olduğu sağlık kurulu raporu ile
belgelendirilse bile, “KONTAKT-LENS” camlarına ait
bedeller hiç bir şekilde ödenmeyecektir. Bu uygulama
yurt dışında bulunan memurlar ile bunların bakmakla
yükümlü oldukları aile bireyleri için de
geçerlidir. Resmi sağlık kurulu raporuyla zorunlu
görülmesi şartıyla puva, prizmatik ve teleskopik gözlük
camları, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce tespit
edilen fiyatları aşmamak üzere
ödenecektir. 6.11. Kurum ve
kuruluşlar, 5193 sayılı Optisyenlik Hakkında Kanun
hükümlerine uygun olarak faaliyetlerini sürdüren
müesseselerden personelin gözlüklerini temin
edeceklerdir. 6.12. Tebliğ
kapsamındaki hak sahiplerinin gözlük camı ve çerçevesi
temininde optisyen gözlükçü müessesesi ile kurumlar
arasında ekli (EK-6/A) optik sözleşmesinin imzalanması
gerekmektedir. Sözleşmeler 1/6/2006 tarihine kadar
imzalanacak, bu süre içerisinde mevcut uygulamaya devam
edilecektir.
7. Kaplıca
Tedavileri Yönetmeliğin 28 inci maddesine
göre, sağlık kurulları tarafından kaplıcalarda
tedavilerine gerek görülenler, Bakanlığımız ile Sağlık
Bakanlığınca tespit edilen ve (EK-4) sayılı listede yer
alan kaplıcalarda tedavi ettirilirler. Bu
kişilere kaplıcalarda görmüş oldukları tedavi giderleri
ve raporlarında belirtilen gün sayısını aşmamak üzere
banyo giriş ücretlerinin, bu Tebliğe ekli (EK-8) Resmi
Sağlık Kurumları Fiyat Tarifesindeki miktarlar kadarı
ödenecektir. Bununla birlikte, kaplıca tedavisi amacıyla
memuriyet mahalli dışına gönderilenlere 6245 sayılı
Harcırah Kanunu hükümlerine göre yol masrafı, gündelik
ve anılan Kanunun 33 üncü maddesinin (d) fıkrası
gereğince yatacak yer temini için ödedikleri ücretleri
belgelendirmeleri halinde, belge bedelini aşmamak ve her
defasında on gün ile sınırlı olmak üzere,
gündeliklerinin tamamına kadar olan kısmı ayrıca
ödenecektir. Ancak, bunların dışında ayrıca yatak ve
yemek bedeli karşılanmayacaktır. Kaplıca tedavisine
ilişkin sağlık kurulu raporunda öngörülmesi kaydıyla
refakatçi için de harcırah ödenecektir. 8.
ESWL Metodu İle Yapılacak Taş Kırdırma
Tedavileri Bu Tebliğ kapsamındaki kişilerin
böbrek ve üreter taşlarından kaynaklanan
rahatsızlıklarının ESWL metodu ile tedavisi, bu
Tebliğin 20.7.2 nci maddesinde tanımlanan resmi sağlık
kurulu raporuna istinaden resmi veya özel sağlık
kurum veya kuruluşlarında yapılabilir. Bu konuda yeni
bir düzenleme yapılmadığı sürece, Sağlık Bakanlığı
Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 26/8/1988 tarihli
ve II/Yön.Hiz.Şb. Md. (Mev. 3120) / 1869 sayılı
Genelgesine uyulacaktır. Radyolojik veya sonografik
bulgular dikkate alınarak düzenlenecek bu raporlarda
kırılacak taşın sayısı ve “mm” cinsinden boyu mutlaka
gösterilecektir. ESWL tedavisi uygulamasında
kurumlarca, Tebliğ ekinde yer alan Tanıya Dayalı (Paket)
Fiyat Listesindeki (EK-9) fiyatlar esas alınarak seans
başına; ilk seansta 180 YTL ödenecek, ilave seansa
gerek görülmesi halinde, ikinci seans için 135 YTL,
üçüncü seans için 90 YTL ödenecek, altı aylık
zaman dilimi içerisinde aynı böbrek veya üreterdeki taş
için toplam üç seanstan fazlasına ödeme
yapılmayacaktır. Bu fiyatlara, tedavi sırasında
yapılan tetkik, tahlil ve röntgen için kullanılan ilaç
ve her türlü malzeme bedeli dahil olup, bunlar için
ayrıca bir ödeme yapılmayacaktır. Tedaviye ilişkin
olarak düzenlenecek fatura bedelleri bu Tebliğin 21.2
nci maddesi esaslarına göre ödenecektir. Tedavi
sonrasında kullanılması gerekli görülen ilaç bedelleri
ise hasta katılım payı alınarak ilgili kurumca
karşılanacaktır.
9. Radyo Cerrahi Yöntemleri ve
Ekstrakorpereal Fotoferez Tedavisi
9.1. Radyo Cerrahi Yöntemleri
ile Tedavi Hastanın radyo cerrahi yöntemleri
ile tedavi edilmek üzere ilgili hastaneye sevk
edilebilmesi ve tedavi giderinin kurumunca ödenebilmesi
için, lokal tedavi endikasyonu bulunan intrakranial
malign ve benign lezyonlar ve metastatik beyin
tümörlerinde (primeri kontrol altında olan 1-3-
metastazı olan) cerrahi, medikal ve klasik radyoterapiye
cevap vermeyen veya uygun olmayan olgularda, radyasyon
onkolojisi uzmanı ile beyin cerrahisi uzmanlarının
katılımı ile oluşturulacak sağlık kurulunca düzenlenen
rapora istinaden, bu Tebliğin ekli Tanıya Dayalı (Paket)
Fiyat Listesi (EK-9) yer alan fiyatlar üzerinden
faturalandırılır. Sağlık kurulu raporuna dayanılarak
ilgilinin kurumu hastayı doğrudan tedavi göreceği
hastaneye sevk eder. Cyberknife (stereotaktik radyo
cerrahi) uygulama ücreti, ilk uygulamayı müteakip tedavi
sürecinde yapılacak 2-5 seans uygulamayı kapsar. Hasta,
teşhisi konularak sevk edileceğinden ayrıca MR, BT, DSA,
PET-CT ücreti ödenmeyecektir.
9.2. Ekstrakorpereal Fotoferez
Tedavisi Ekstrakorpereal fotoferez tedavisi,
kutanöz T hücreli lenfomalarda, graft versus host
hastalığı, sezary sendromu, pemfigus vulgaris, psöriasis
ve solid organ nakillerinde doku reddinin önlenmesi
(kalp, akciğer, böbrek nakillerinde) amacıyla üniversite
hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastaneleri
tarafından düzenlenecek sağlık kurulu raporu (Raporda
uygulanacak tedavi programı ve süresi ayrıntılı olarak
belirtilecektir.) ile belgelendirilmek ve Sağlık
Bakanlığınca oluşturulan Aferez-Fotoferez Danışma
Komisyonunun uygun görüşü alınmak şartıyla (Kutanöz T
hücreli lenfoma ve bunun alt grupları olan Mikozis
Funguodies, Sezary sendromu endikasyonları hariç),
ayakta tedavi gören veya yatan hastalar için bu Tebliğe
ekli Fiyat Tarifesinde (EK-8) yer alan fiyat üzerinden
faturalandırılır ve hastanın kurumu tarafından en fazla
altı aylık tedavi programı için ödenir. Ancak, hastanın
klinik tablosunun tedavinin sürdürülmesini gerektirmesi
ve bu durumun tıbbi gerekçeleri ile tedavi süresinin
sağlık kurulu raporu ile tevsik edilmesi ve
Aferez-Fotoferez Danışma Komisyonunca da onaylanması
kaydıyla tedavi kesin sonuç alınana kadar uzatılabilir.
Bu fiyata, tedavide kullanılan işlem kiti, fistül
iğnesi, uvadex, UV-A lambaları, izotonik serum, heparin,
erişim katateri ve her türlü tıbbi- teknik işlemler
dahildir. Yatan hastalar için yatak ve benzeri diğer
hizmetler, bu Tebliğe ekli Fiyat Tarifesi (EK-8)
üzerinden ayrıca faturalandırılır.
10. Organ Nakli ve Diyaliz
Tedavileri
10.1. Organ Nakli
Tedavileri Yönetmeliğin 3 üncü maddesi
gereğince, tedavi giderlerinden yararlananların,
hastalanıp organ nakline gerek görülmesi halinde, 2238
sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve
Nakli Hakkında Kanun hükümleri dikkate alınmak şartıyla,
verici durumunda bulunan kimselerin bu işlemle ilgili
tedavi giderleri, Yönetmeliğin kapsamına girip
girmediklerine bakılmaksızın alıcı durumundaki
hastaların kurumu tarafından aynen ödenecektir.
Tedavisi için kemik iliği nakli gereken ve yurt
içinde uygun vericisi bulunmadığı ülkemizdeki kemik
iliği bankalarınca rapor edilen hastalar için,
yurtdışındaki kemik iliği bankaları aracılığı ile 8/8
doku tipi uyumu gösteren (HLA A, -B, DR düşük çözünürlük
ve HLA DR yüksek çözünürlükte ya da HLA A, -B, C ve DR
düşük çözünürlükte) kan örnekleri, beklemeden
getirtilir. 8/8 sayısı yeterli değilse, (toplamda 25
vericiden az ise) ilgili yurtdışı kemik iliği
bankalarından ve verici merkezlerinden 8/8 uyum
sağlanana kadarki ileri testler yaptırılır ve masrafları
kurumunca karşılanır. Yukarıda belirtilen şartlarda uyum
8/8 uyum gösteren verici adaylarının (bir defada en az
10, toplamda 25 kişiyi geçmemek üzere) kan örnekleri,
ilgili yurtdışı kemik iliği bankalarından ve verici
merkezlerinden istenerek getirtilir ve bu örneklerin
ileri testleri ülkemizdeki laboratuarlarca yapılır. Bu
testlerin ücretleri, kemik iliği bankaları tarafından
ilgili ülkelere döviz cinsinden ödenecek, vergi ve
transfer ücreti de dahil olmak üzere YTL cinsinden belge
mukabilinde kemik iliği bankasına kurum tarafından
ödenir. Bu hüküm, geçmiş yıllarda gerçekleştirilmiş
ancak ödemeleri yapılamamış nakil, tarama ve testler
için, ilgili yıllardaki nakillere, tarama ve testlere
ilgi kurularak, 2006 yılında fatura edilecek nakil,
tarama ve test işlemleri için de geçerlidir. Kemik
iliğinin yurt dışından Türkiye’deki nakil merkezlerine
getirilmesi Türkiye’deki kemik iliği bankasının
görevlendireceği bir kurye tarafından gerçekleştirilir.
Bankanın kuryesinin olmadığı durumlarda yabancı bir
kurye kemik iliğini Türkiye’deki nakil merkezine
getirecektir. Kemik iliğinin Türkiye’deki nakil
merkezine getirilme masrafları Avrupa kıtası için en
fazla 2000 Euro karşılığı YTL, Amerika ve diğer ülkeler
için en fazla 3000 Euro karşılığı YTL olmak üzere belge
karşılığında hastanın kurumunca ödenir. Akraba dışı
kemik iliği vericisinin ülkemizde bulunmaması halinde,
vericinin ileri testleri, sağlık kontrol masrafları,
alınan kemik iliğinin yine Türkiye’deki bir nakil
merkezine götürülmesi ile ilgili, kemik iliğinin
toplanması, saklanması, kemik iliği bankası kuryesince
taşınması ve gerektiğinde konaklaması ile ilgili
masrafları belge karşılığı hastanın kurumunca
ödenir.
10.2. Diyaliz Tedavileri
Kronik böbrek yetmezliği tanısı konulan ve
diyaliz tedavisi alması gerektiği SKR ile
belgelendirilen (akut böbrek yetmezliği tanısıyla
yapılan diyaliz işlemleri hariç) diyaliz hastaları, bu
tedavilerini sağlık kurumlarında veya 8/5/2005 tarihli
ve 25809 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Diyaliz
Merkezleri Yönetmeliği” hükümlerine uygun olarak açılan
özel diyaliz merkezlerinde yaptırabilirler. Bu
merkezlerde, hastanın diyaliz uygulamasında gerekli olan
ve sağlık kurulu raporunda belirlenen hastalığıyla
ilgili ilaçlar (paket kapsamında olanlar hariç) bu
Tebliğde belirtilen esaslara uygun olarak reçetelenir ve
serbest eczaneler tarafından karşılanır. Böbrek
yetmezliği için yapılan asetatlı ve bikarbonatlı
hemodiyaliz tedavi giderleri Tebliğ’in Tanıya Dayalı
Fiyat Listesindeki (EK-9) paket fiyatlar üzerinden
fiyatlandırılır. Asetatlı ve bikarbonatlı
hemodiyaliz tedavisi sırasında kullanılması gerekli olan
malzeme ve ilaçlardan; A-V fistül iğnesi, A-V kan seti,
dializör, serum, antikoagülan olarak kullanılan düşük
molekül ağırlıklılar dahil her türlü heparin,
konsantre hemodiyaliz solüsyonu (asetatlı, bazik ve
asidik ) ve yukarıda anılan yönetmelik gereğince
yapılması zorunlu olan tetkikler ile kullanılan her
türlü serum bu ücretlere dahildir.
Ayrıca, böbrek yetmezliği için yapılan periton
diyalizi, hemofiltrasyon ve plazmaferezis giderleri ile
bunlara ait tetkik ve tahlil giderleri ve diyalize
ilişkin diğer tedaviler, Bu Tebliğ’e ekli (EK-8) Sağlık
Kurumları Fiyat Tarifesindeki fiyatlar esas alınarak
ödenir. Sürekli ayaktan periton diyalizi uygulanan
hastalarda “izleme” ücreti ayda en fazla iki defa,
periton diyalizi değişim sıvısı ücreti ise,
raporlarda her hastada periton boşluğu hacmi için uygun
solüsyon miktarı hacim olarak ml.cinsinden belirtilerek
(Örneğin, 2500 ml ile başlanan hastada 2500 ml ile devam
edilmesi gibi) aletsiz periton diyalizi uygulamalarında
ayda standart solüsyonlar için maksimum 150 adet torba,
biyouyumlu solüsyonlarda ise ayda maksimum 130 adet
olacak şekilde karşılanır (aminoasit içerikli ile
isodextrin içerikli solüsyonlar günde en fazla 1 defa ve
bu solüsyonlar 2 adet standart solüsyon gibi kabul
edilir). Yatan hastalarda bu şart uygulanmaz.
10.3. Tüp Bebek
Tedavisi
10.3.1 Tüp Bebek Öncesi Tedavi
Kısırlık şikayeti ile resmi sağlık
kuruluşlarına başvuran hastalarda Tüp bebek tedavisine
başlamadan önce yapılacak incelemeler ve tanıya bağlı
olarak hastalarda klasik ovülasyon indüksiyonu tedavisi
ve gerekiyorsa ek olarak İntrauterin inseminasyon (IUI)
(örneğin açıklanamayan infertilite vakalarında) işlemi
uygulanır. (Hastanın yaşamı boyunca yapılacak primer
(klasik) infertilite tedavisi 3 siklus ve toplam en
fazla 4500 ünite doz gonadotropini ve gerekirse ek
olarak yapılan IUI işlemlerinde tedavi 3 siklus ve
toplam en fazla 4500 ünite doz gonadotropini geçemez.
Her siklus için kadın hastalıkları ve doğum uzmanının
bulunduğu sağlık kurulu raporu düzenlenip bir siklus
için gerekli ilaç miktarı tek reçetede kadın
hastalıkları ve doğum uzmanı tarafından
yazılabilecektir. Yaş ve evlilikle ilgili olarak tüp
bebekte belirtilen kriterler infertilite ve IUI içinde
aynen geçerlidir. Ovülasyon tetiklemesi için
kullanılan Hcg (human krionik gonadotropin) dozu,
maksimum dozun dışında olup 5000-10000(1-2 ampul) ünite
dozu geçemez. Üç uygulamadan (siklus) sonra yapılan
infertilite tedavisi için uygulanan gonadotropinler
ödenmez.
10.3.2. Tüp Bebek İçin Sevk
Esasları Kısırlık tedavisinde bir tedavi
yöntemi olarak kabul edilen tüp bebek uygulamaları,
21/08/1987 tarihli ve 19551 sayılı Resmi Gazete’de
yayınlanan “Üremeye Yardımcı Tedavi Merkezleri
Yönetmeliği’ne göre Sağlık Bakanlığınca
ruhsatlandırılmış, kamu ve özel sektöre ait, üremeye
yardımcı tedavi merkezlerinde (yeşil kart sahibi
hastalar için 3816 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelik
gereği özel merkezlerde yaptırılan tedavi giderleri
ödenmez) yapılabilir. Tüp bebek uygulaması amacıyla bu
merkezlere sevk yapılabilmesi ve tedavi giderlerinin
ilgilinin kurumunca karşılanabilmesi için; Evli olan
memurun kendisinin veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu
eşinin kısırlığa bağlı olarak tüp bebek tedavisi olması
gerektiğinin, eğitim ve üniversite hastaneleri
tarafından bu Tebliğin 20.7.3 üncü maddesinde belirtilen
esaslara uygun olarak düzenlenecek resmi sağlık kurulu
raporu ile belgelendirilmesi zorunludur. Sağlık
kurulu raporu ile belirlenmiş açıklanamayan
infertilite vakalarında, en az üç kez klasik ovülasyon
indüksiyonu + intrauterin inseminasyon (IUI) işlemi
yapılmadan tüp bebek uygulamasına geçilemez. Tüp
bebek ve klasik ovülasyon indüksiyonu + intrauterin
inseminasyon uygulamalarında kullanılan ilaçlar; bu
Tebliğ eki ilaç listelerinde yer almak kaydıyla tüp
bebek tedavisi yapılan merkezlerde görevli uzman
hekimlerce ilacın etken madde ismi ve günlük maksimal
kullanım dozu belirtilerek reçete edilebilir ve bu
ilaçlar hasta katılım payından muaf değildir. Özel
merkezlerde tedavi görenlerin ilaçları, özel merkezlerde
görevli uzman hekimler tarafından yazılıp, protokol
numaraları özel merkezler tarafından verilmelidir. 3
siklus boyunca yapılan klasik ovülasyon indüksiyonu ve
gerektiği hallerde IUI tedavisine rağmen hastanın gebe
kalamaması halinde veya aşağıda belirlenen istisnalara
ve kriterlere göre başlanacak olan Tüp bebek işlemi,
hastanın 40 yaşına kadar olan yaşam süresi içerisinde en
fazla üç uygulama (siklus) olmak üzere yapılabilir.
Kullanılacak ilacın dozu (gonadotropin) üç uygulama için
toplam en fazla 9.000 üniteyi aşamaz. Üç uygulamadan
(siklus) sonra yapılan infertilite tedavisi için
uygulanan gonadotropin bedelleri ödenmez.
10.3.3. Tüp Bebek Tedavisine
Başlama Kriterleri
A- Erkek faktörü:
Üro-androlojik tedaviye cevap
vermeyen Oligoastenospermi- azoospermi En az
15 gün aralarla yapılan üç ayrı spermiyogramın hepsinde
total progresif motil sperm sayısının 5 milyondan az
olması gereklidir. Motil sperm sayısı aşağıdaki formül
ile hesaplanmalıdır. Yıkama öncesi semen örneğinde;
Volüm (ml) x konsantrasyon (sayı / ml) x motilite (%)
B- Kadın
faktörü: 1- Tubal faktör
a) Bilateral tam tubal tıkanıklık
saptanan, (ağır distal tübal hastalık, bilateral organik
proksimal tübal tıkanıklık, bilateral bipolar tubal
tıkanıklık veya tüp yokluğu olan olgular), primer silier
diskinezi- Kartegener Sendromu varlığı eğitim veya
üniversite hastanelerinden alınan sağlık kurulu raporu
belgelendirilmiş, b) Ağır pelvik yapışıklık
belirlenen veya Tübal cerrahi (laparoskopi veya açık
cerrahi ile ) sonrasında bir yıl içinde gebe kalamayan,
olgulardır. Bayan yaşı 38 ve üzerindeki
olgularda; yukarıda belirtilen endikasyonların sağlık
kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla, tübal
cerrahi yapılmaksızın veya tübal cerrahi sonrası bir yıl
beklemeksizin hasta doğrudan tüp bebek tedavisi için
sevk edilebilir.
2- Endometriozis Hafif ve orta
derece endometriozis açıklanamayan infertilite, ileri
evre (evre 3-4) endometriozis ise tübal patoloji gibi
değerlendirilir. (Endometriozis cerrahisi tedavisinden
sonra bir yıl medikal infertilite tedavisi
uygulanmış olmasına rağmen gebeliğin sağlanamadığı
durumlarda ve üç siklus OI ve IUI tedavisi sonrası
gebelik elde edilemeyen endometriozis olgularında tüp
bebek tedavisine ( IVF) başlanabilir.) Bayan yaşı 38
ve üzerinde olan olgularda; yukarıda belirtilen
endikasyonların sağlık kurulu raporu ile
belgelendirilmesi kaydıyla, herhangi bir bekleme süresi
aranmaksızın doğrudan tüp bebek tedavisine
başlanabilir.
3- Hormonal – Ovülatuar
Bozukluklar a) Oligo – anovülasyon , b) DSÖ Grup
I-II ovülatuar bozukluklarda veya hiperprolaktinemiye
bağlı anovülasyonda standart tedaviye yanıtsızlık
açıklanamayan infertilite gibi değerlendirilir. Tüp
bebek uygulamasına geçilmeden önce anovülasyon nedeni
ile (örneğin polikistik over sendromu) klasik ovülasyon
indüksiyonu için gonadotropin kullanımında, ilaveten
intrauterin inseminasyon (IUI) işlemi yapma zorunluluğu
yoktur. Hasta üç gonadotropin uygulaması ile (IUI olsun
veya olmasın) gebe kalamıyor ise, hastanın bu durumunun
( örneğin polikistik over sendromu) sağlık kurulu raporu
ile belgelendirilmesi kaydıyla tüp bebek tedavisi için
sevk yapılabilir. Bayan yaşı 38 ve üzerindeki
olgularda; yukarıda belirtilen endikasyonların sağlık
kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla, kontrollü
overyan hiperstimülasyon COH-IUI işlemleri yapılmaksızın
hasta doğrudan tüp bebek tedavisi için sevk
edilebilir.
C- Açıklanamayan
İnfertilite: Hem erkek, hem de kadının
tetkiklerinin normal olmasına ve en az üç siklus IUI
uygulanmasına rağmen üç yıl veya daha uzun süreli gebe
kalamama halinde sağlık kurulu raporu ile tüp bebek
tedavisine başlanabilir. Bayan yaşı 38 ve üzerindeki
olgularda; yukarıda belirtilen endikasyonların sağlık
kurulu raporu ile belgelendirilmesi kaydıyla, hasta
beklemeksizin doğrudan tüp bebek tedavisi için sevk
edilebilir.
D- Diğer
Endikasyonlar: Preimplantasyon Genetik Tanı
(PGT) yapılma endikasyonu eğitim veya üniversite
hastanelerinden alınan sağlık kurulu raporu ile
belgelendirilmiş olanlar ile kötü ovarian cevabı olan
durumlarda bu durumlarını sağlık kurulu raporu ile
belgelendirmeleri kaydı ile, doğrudan tüp bebek
tedavisine başlanabilir.
10.3.4. Tüp Bebek Tedavisi
İşlem Bedeli ve Ödeme Esasları Tüp bebek
tedavisi kapsamında yapılan, Ovülasyon
indüksiyonu, oosit aspirasyonu, sperm- oosit
hazırlanması ve inkübasyonu, embriyo
transferi, ICSI (Mikro enjeksiyon), invaziv sperm elde
etme yöntemleri, embriyo freeezing (1 yıla kadar)
işlemlerine ait fiyatlar bu Tebliğde ekli Resmi Sağlık
Kurumları Fiyat Tarifesinde (Ek-8) belirlenmiş olup bu
fiyatlara kullanılan her türlü sarf malzemesi dahildir.
Tüp bebek işlemleri ile tüp bebek işlemi öncesi yapılan
tetkik ve tahlil giderleri (Ek-8) de yer alan birim
fiyatlar üzerinden ayrıca faturalandırılır. Doğal
yollarla veya tüp bebek yöntemiyle bir veya birden fazla
canlı çocuk sahibi olan ailelerin, daha sonra erkek
ve/veya kadında gelişen kısırlığa (sekonder infertilite)
bağlı olarak çocuk sahibi olamadıkları gerekçesiyle tüp
bebek tedavisi yaptırmaları durumunda, bu durumları
resmi sağlık kurulu raporu ile belgelendirilse dahi tüp
bebek tedavisine ait giderler Devlet bütçesinden
karşılanmayacaktır. Tüp bebek tedavisi için bu madde
hükümlerine uygun olarak resmi veya özel üremeye
yardımcı tedavi merkezlerine sevk edilen hastaların, tüp
bebek kapsamında yapılan her türlü tıbbi işlemin
kaydının tutulması ve tutulan kayıtların denetim
esnasında ibrazı zorunludur. Bu kayıtların doğru ve
sağlıklı bir şekilde tutulması ve muhafazası merkez
sorumlusunun yükümlülüğündedir. Tüp bebek tedavisine ait
giderlerin kurumlarca ödenebilmesi için ilgili hastaya
tüp bebek tedavisi kapsamında uygulanan tıbbi
işlemlerin yukarıda belirtilen bedeller üzerinden
ücretlendirilerek, düzenlenecek faturalarda ayrı ayrı
gösterilmesi ve bu işlemlere ait kayıtların tedaviyi
yapan merkez sorumlusu tarafından tasdik edilmiş bir
örneğinin fatura ekine konulması gerekir. Sağlık
Bakanlığından ruhsatlı, üremeye yardımcı özel tedavi
merkezlerinde yaptırılan tüp bebek tedavisine ait
giderlerin, bu Tebliğe ekli Resmi Sağlık Kurumları Fiyat
Tarifesinde (Ek-8) belirlenen tutarı kadarı ilgilinin
kurumuna fatura edilir, bu tutarı aşan kısmı ise
hastanın önceden yazılı olarak bilgilendirilmesi
kaydıyla kendisinden tahsil edilir. Hastalar, özel
merkezlere fark ücreti olarak ödedikleri miktarı
kurumlarından ayrıca talep edemezler. Tüp bebek
tedavisi en fazla üç uygulama ile sınırlı tutulduğundan,
yapılan her bir uygulamaya ait kayıtlar sağlık
karnesinin ilgili bölümüne işlenir ve ilgilinin kurumu
tarafından bu Tebliğin 23.2 nci maddesi uyarınca ilgili
adına tutulan sağlık dosyasına işlenmek suretiyle takibi
yapılır. 11. Reçetelerin Düzenlenmesi ve İlaç
Kullanım İlkeleri
11.1. Ayakta veya Evde
Tedavilerde Reçetelerin Düzenlenmesi Ayakta
veya evde tedavi sırasında gerekli görülen ilaçlar için
sağlık karnelerinde bulunan kendinden kopyalı reçeteler
kullanılacaktır. (Sosyal Güvenlik Kurumlarının bu
konudaki özel uygulamaları saklıdır)
11.2. Yatarak
Tedavilerde Reçetelerin Düzenlenmesi
Yatarak tedavilerde hastanede kullanılan
ilaçların hastane eczanelerinden temini zorunludur.
Dışardan alınması gereken ilaçlar, hak sahiplerinin
sağlık karnelerine, üzerinde yer alan bilgiler tam ve
eksiksiz olarak kendinden kopyalı reçetelere yazılacak,
“ECZANEMİZDE YOKTUR, YATAN HASTA” kaşesi vurularak
başhekimlik tarafından onaylanacaktır. Hastanelerde
bu şekilde düzenlenen reçeteler beş günlük maksimum
tedavi dozunu geçemeyecektir. Bilahare ilacın hastane
eczanesince temin edilememesi ve tedavinin devam ettiği
durumlarda “doz” bitiminde yeniden reçete
yazılması mümkündür. Yukarıda belirtilen esaslara
göre, hastanelerde yatan hastalar için düzenlenen reçete
muhteviyatı ilaçların, rasyonel kullanımını sağlamak
amacıyla, eczanelerden dönüşümlü olarak temini
hususunda, hastaneler, Türk Eczacıları Birliği Merkez
Heyeti ile işbirliği yapabilir. Bu uygulamaya ilişkin
usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Türk Eczacıları
Birliği Merkez Heyeti tarafından müştereken belirlenir.
Yatan hastalar taburcu edilirken idame tedavileri
için reçete edilen ilaçlar, SSK hastanelerinin Sağlık
Bakanlığına devri nedeniyle hastane stoklarında kayıtlı
ve üzerlerinde “SSK MALIDIR SATILAMAZ” veya “SSK’DAN
DEVİR İLAÇTIR” ibaresi bulunan ilaçlarla sınırlı olmak
üzere, hastane eczanesinden verilebilir ve hastanın
kurumuna tedavisine ait diğer işlemlerle birlikte fatura
edilir. Bu ilaçlar SSK mensubu hastalara verildiği
takdirde provizyon sistemine girilir. Hasta katılım payı
peşin alınan hak sahiplerinden, hastane tarafından
tahsil edilir, maaşından kesilen hak sahipleri için ise
kurumlarınca ilgili hastanelere ödenir. Bu uygulamada,
Tebliğ’de belirtilen reçete yazım kuralları ile indirim
oranları dikkate alınır. Ayrıca, SSK ilaç ve tıbbi
malzeme sanayi müessesesinde üretilmiş olan ilaçlar,
miadları içerisinde Sağlık Bakanlığı sağlık tesislerinde
SSK sigortalısının ayaktan/yatarak tedavilerinde kurum
mevzuatı doğrultusunda verilir.
12.
Reçete Yazımı, Rapor Düzenlenmesi ve İlaç Kullanım
İlkeleri İlaç kullanımında ve rapor
düzenlenmesinde aşağıda belirtilen hususlar temel
alınacaktır. a) Tüm reçetelere mutlaka teşhis
yazılacaktır. Ayaktan hastalar için yazılan reçetelerde,
reçeteyi yazan hekimin imza ve kaşesi bulunacak (kaşede
kurumun adı, hekimin ana uzmanlık dalı ile birlikte var
ise yan uzmanlık dalı ve diploma numarası mutlaka yer
alacaktır) ayrıca, kurum başhekiminin onayı ve mühür
aranmayacaktır. Teşhisi yazılmayan, ilgili hekimin imza
ve kaşesi bulunmayan reçeteler resmi ve özel eczaneler
tarafından kabul edilmeyecektir. Üniversite hastaneleri
ile eğitim ve araştırma hastanelerinde ihtisas yapan
asistanlar, eğitim aldıkları branş uzman hekiminin
yazması gereken ilaçlar ile Tebliğ’de uzman hekimlerce
yazılabileceği belirtilen ilaçları yazabilir. Herhangi
bir uzman hekim tarafından reçete edilebilen tüm
ilaçlar, aynı uzmanlık eğitimi üzerine yan dal uzmanlığı
yapmış olan hekimlerce de reçete edilebilecektir. Aile
hekimliği yapan hekimler, aile hekimliği uzmanının
yazabildiği tüm ilaçları reçete edebilirler. b)
Sağlık Kurulu raporlarından, aslına sadık kalmak
kaydıyla Tebliğ hükümlerine göre eksikliği bulunan
raporlar (doz, ilaç yazılım kurallarına ait tıbbi
bilgiler) raporun çıktığı hastanede raporu düzenleyen
ilgili dal uzmanı tarafından kaşeli ve imzalı düzeltmesi
ve bunun Başhekimlik tarafından onaylanmak koşuluyla
süresinin sonuna kadar geçerlidir. Raporlarda yapılan
düzeltmeler düzeltme tarihinden itibaren geçerlidir.
12.1. Reçetelere Yazılabilecek
İlaç Miktarı Ayaktan yapılan tedavilerde;
aşağıda 12.4 üncü maddede belirtilen durumlar dışında;
reçetelere en fazla dört kalem ve yedi günlük tedavi
dozunu aşmayacak şekilde ilaç yazılacaktır. İlacın yedi
günlük tedavi dozunu belirlemek üzere, reçetede mutlak
surette günlük kullanım dozu da belirtilecektir. İlacın
piyasada bulunan en küçük ambalajı, yedi günlük tedavi
dozundan fazla ise, bu ilaç bir kutu olarak
verilecektir. Ancak, aynı eşdeğer gruptaki ilaçların
piyasadaki yedi günlük ambalaj formlarından bir
tanesinin bir kutu olarak verilmesi uygulamasına
1/10/2006 tarihinden itibaren geçilecektir. Pnömoni,
bronşektazi, osteomyelit teşhislerinde hekim gerekli
gördüğü taktirde 10-14 günlük tedavi dozunda antibiyotik
reçete eder. Diğer endikasyonlarda 5-7 günlük
antibiyotik tedavisi uygulanır. İlaç verilmesinde
genel kural en fazla dört kalem ilaç, yedi günlük tedavi
dozu ve her kalemden de bir kutu ilacın hekim tarafından
reçeteye yazılmasıdır. Ancak, bir kutu ilacın yedi
günlük tedavi dozunu karşılamaması durumunda gerekli
miktardaki ilaç hekim tarafından reçeteye
yazılabilecektir. Örnek 1- Hasta
(A)’ya yedi günlük tedavi süresi için orijinal
ambalajında 20 adet draje bulunan bir antibiyotik
yazılmış olsun. Günde 12 saat ara ile toplam 2 adet
kullanılması öngörülen bu ilaç yedi günlük tedavi dozunu
karşılayacağından reçeteye ancak bir kutu
yazılabilecektir. Örnek 2- Hasta
(B)’ye hekim tarafından orijinal ambalajı 100 cc.lik
süspansiyon şeklinde olan ve günde 6 saat ara ile 5 cc
üzerinden 4 kez alınması uygun görülen yedi günlük
antibiyotik tedavisi önerilmiş olsun. Bu durumda bir
kutu yedi günü karşılamadığına göre, bir haftalık tedavi
dozunu sağlamak için hekim tarafından reçeteye bu
ilaçtan en fazla 2 kutu
yazılabilecektir. Örnek 3- Hasta
(C)’ye orijinal ambalajında 16 adet kapsül bulunan ve
günde 8 saat ara ile 3 adet kullanılması uygun görülen
(500) mg’lik antibiyotik yazılmış olsun. Hekim
tarafından yedi günlük tedavi süresi öngörülmüş olduğu
takdirde hastanın reçetesine bu ilaçtan en fazla 2 kutu
yazılabilecektir. a)İlacın reçete edilmesindeki özel
düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, Hasta Katılım
Payından Muaf İlaçlar listesinde (EK–2) yer
almamakla birlikte, uzun süreli kullanımı sağlık kurulu
raporu ile belgelendirilen ilaçlarda (hasta katılım payı
alınmak kaydıyla), tüm hekimlerce, b)Menopoz (Kadın
hastalıkları ve doğum, iç hastalıkları, ortopedi, fizik
tedavi ve rehabilitasyon ve aile hekimi uzmanları
tarafından ve sağlık kurulu raporuna istinaden tüm
hekimlerce) ve disfonksiyonel uterin kanamalarda (kadın
hastalıkları ve doğum ve aile hekimliği uzmanı
tarafından ve sağlık kurulu raporuna istinaden tüm
hekimlerce) rapor aranmaksızın, en fazla üç
aylık tedavi dozu yazılabilir. c) 1.Yanık
tedavilerinde, anemilerde, reflüde ve GIS ülserlerinde,
2. Yalnız dermatoloji uzmanlarınca reçete edilebilen
oral retinoidlerde (izotretionin, asitretin), 3.
Yatış sonrasında taburcu edilen hastaların idame
tedavisi için düzenlenen reçetelere, hekim
tarafından tedavi süresi belirtilmek kaydıyla, en
fazla bir aylık dozda ilaç yazılabilir. Yatarak
tedavi edilen hastalar için gerekli olan ve hastane
eczanesinde bulunmayan ilaçlar en fazla beş günlük
tedavi dozunu geçmeyecek şekilde reçeteye yazılabilir.
Bu reçetelerde mutlak surette günlük tedavi dozu da
yazılacak, beş günlük tedavi dozunu aşan ilaç eczane
tarafından kesinlikle verilmeyecektir. Ancak, sağlık
kurumlarında uzun süre yatarak tedavi gören tüberküloz
hastalarına, kullanım dozu belgelenmek kaydıyla l aylık
miktarda tüberküloz ilaçları yazılabilir. Bir ilacın
Sağlık Bakanlığınca izin verilen endikasyon ve kullanım
dozu dışında kullanımı ancak Sağlık Bakanlığınca verilen
onayla mümkün olacaktır.
12.2. Hasta Katılım Payından
Muaf İlaçlar Bu Tebliğ’e ekli Hasta Katılım
Payından Muaf İlaçlar Listesinde (EK–2) yer alan
hastalıklarda kullanılacak ilaçlar sağlık kurulu
raporuna istinaden en fazla 3 aylık miktarda
yazılabilecektir. Hasta Katılım Payından Muaf İlaçlar
Listesinde (EK–2) bulunan hastalıklarda rapora istinaden
bir reçetede 4 kalem sınırlaması
bulunmamaktadır. a) İlacın reçete
edilmesindeki özel düzenlemeler (Tebliğin 12.7 bölümü ve
EK-2/C hükümleri) saklı kalmak kaydıyla, Hasta Katılım
Payından Muaf İlaçlar Listesinde (EK–2) yer alan
ilaçlar, ilacın reçete edilme koşulunda belirtilmiş olan
uzman hekimlerden birinin yer aldığı sağlık kurulu
raporuna dayanılarak reçete tekrarında diğer hekimlerce
de yazılabilecektir. b) Ayaktan
yapılan I.V.P. ve HSG tetkiklerinde kullanılacak
non-iyonik radyo-opak maddelerden 50 ml.lik bir kutu
kullanılması halinde yalnızca tetkiki isteyen uzman
hekim veya radyoloji uzmanı tarafından reçete
düzenlenecek, reçeteye radyo-opak madde ve yapılacak
tetkikin ne olduğu açıkça yazılacaktır. 50 ml.yi aşan
dozda non-iyonik radyo-opak madde kullanılması halinde
ise ayrıca kullanılma gerekçesi reçeteye
yazılacaktır. c) Ayaktan yapılacak
radyolojik tetkikler için kullanılacak tüm iyonik ve
non-iyonik radyo-opak maddelerden katkı payı
alınmayacaktır. Reçeteye ön tanı ve istenilen tetkik,
ilgili hekim tarafından yazılıp
imzalanacaktır. Tedavi için yurtdışından getirtilecek
ilaçlar, reçeteye sağlık kurulu raporuna dayanılarak
uzman hekim veya ilgili uzman hekim tarafından 3 aylık
doza kadar yazılabilecektir. Onkoloji ilaçları en fazla
3 aydaki kür sayısı kadar dozda getirtilebilecektir.
12.3. Hastanede Yatan
Hastalarda Kullanılabilecek İlaçlar Bu
Tebliğe ekli (EK–2/B) sayılı listede yazılan
anestezikler ve ilaçların bedelleri, sadece hastanede
yatan hastalarda ve/veya tedavisi klinik şartlarında
yapılabilen hastalarda kullanımı halinde
ödenecektir. Listede yer alan ilaçların kullanımı
için reçeteler bu Tebliğin 11.2 nci bölümündeki esas ve
usullere uyularak düzenlenecektir. Bu ilaçların ayakta
tedavilerde reçetelere yazılması durumunda ödeme
yapılmayacaktır. Sağlık kurulu raporu ile tevsik
edilen ve sürekli periton diyalizi tedavisinde
kullanılması zorunlu görülen diyaliz solüsyonu ile sarf
malzemeleri ayakta tedavide de yazılabilir.
12.4. Ayakta Tedavide
Kullanımı Sağlık Kurulu Raporuna Bağlı
İlaçlar Bu Tebliğ’e ekli (EK–2/C) sayılı
listede yer alan ilaçların, ayakta tedavilerde kullanımı
durumunda reçetelere yazımı sağlık kurulu raporuna
bağlıdır. Bu sağlık kurulu raporu, hastanın adı,
teşhis (kısaltma yapılmadan), etken madde adı ve dozu,
uygulama planı ve süresi ile hastayı tedavi eden birimin
ve uzman hekimin adını da ayrıca kapsayacaktır.
Preparatın maksimum dozu belirtilerek maksimum dozu
aşmamak kaydıyla düzenlenen rapor tedavi süresi boyunca
geçerlidir. Bu süre her hal ve takdirde iki yılı
geçemez. Yukarıda belirtilen listede yer almakla
birlikte (EK–2) sayılı Hasta Katılım Payından Muaf
İlaçlar Listesinde yer almayan ilaçlardan hasta katılım
payı alınacak, (EK–2) liste kapsamında olanlardan ise
sağlık kurulu raporunda belirtilmesi kaydıyla hasta
katılım payı alınmayacaktır.
12.5. Bedeli Ödenecek İlaçlar
Kurum ve kuruluşlarca bedeli ödenecek olan
ilaçlar bu Tebliğ’e ekli Bedeli Ödenecek İlaçlar
Listesinde (EK–2/D) belirtilmiştir. Bu listede ticari
isimleri ve barkod numaraları ile birlikte yer alan
ilaçlar dışındakilerin bedelleri, reçeteye yazılsa dahi
kurumlarca hiçbir şekilde ödenmeyecektir. Bedeli
Ödenecek İlaçlar Listesinde (EK–2/D) yer alacak veya bu
listeden çıkarılacak ilaçların saptanmasına ilişkin
değerlendirmeler, 14/02/2004 tarih ve 25373 sayılı Resmi
Gazetede yayımlanan, 06/02/2004 tarih ve 2004/6781
sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile oluşturulan “Geri
Ödeme Komisyonu” tarafından yapılır. Etken maddesi geri
ödeme listesinde olan bir ilacın eşdeğeri olanlar en
ucuz eşdeğerinin altında fiyat taşıması halinde “Geri
Ödeme Komisyonu” tarafından ivedilikle değerlendirilir.
Geri ödeme komisyonunun çalışma usul ve esaslarına
ilişkin karar Maliye Bakanlığının web sayfasında
duyurulmuştur.
12.6. İntravenöz İlaç
Tedavisi Üniversite hastaneleri ve eğitim
hastaneleri ile Sağlık Bakanlığınca uygun görülen resmi
ve özel hastanelerde, a) Kanser, kronik
osteomiyelit, infektif endokardit vb. hastalıklarda
ve/veya, b) Kan ürünleri ile damar yoluyla kullanılan
antibiyotikler gibi ürün ve ilaçların
kullanımı, gereken hallerde hastanın hastaneye yatışı
yapılmadan intravenöz tedavi/kemoterapi uygulanabilir.
Bu uygulama için tedavide kullanılacak ilaçlar ve sarf
malzemelerinin tedaviyi yapan sağlık kurumu tarafından
temin edilmesi halinde ilgili kuruma fatura edilir ve
provizyon sistemine girilir. Uzun süreli intravenöz
ilaç tedavisi (kemoterapi vb) uygulamaları sonucunda
hasta adına düzenlenecek faturaya, hastalığın adını,
uygulanan tedavi planını, verilen ilacın günlük dozunu
ve miktarını belirten ve ilgili uzman hekimin imzası ile
başhekimin onayını içeren tedavi planı eklenmesi
gerekmektedir.
12.7. Bazı Özel Hastalıklara
ve İlaç kullanımına İlişkin Düzenlemeler
12.7.1. Altın Preparatları,
Biyolojik Ajanlar, Leflunomid ve Subkütan Metotreksat
Kullanım İlkeleri a)
Altın preparatları kullanımından önce diğer
antiromatizmal ilaçlar ile tedavi yapılacaktır. Bu
tedaviye cevap alınamaması durumunda ve tedavinin devamı
gerektiğinde; yapılan tedaviden alınan sonuçlar,
tedavinin ne kadar süredir devam ettiği, ilacın adı,
dozu ve kullanım süresi ile ayrıntılı tedavi şemasını
belirten sağlık kurulu raporu
düzenlenecektir. b) Romatolojide
biyolojik ajanlardan Anti TNF ilaçların (infliksimab,
etanarsept, adalimumab gibi) kullanım ilkeleri; en az 2
farklı hastalık modifiye edici antiromatizmal ilacı, en
az 3’er ay olmak üzere kullanmış olmasına rağmen
hastalık aktivitesinin kontrol altına alınamadığı
(Hastalık Aktivite Skoru DAS 28 > 5.1) veya yan etki
nedeniyle bu ilaçların kullanılamadığı resmi sağlık
kurulu raporunda belirtilen romatoid artritli
hastalarda, biri maksimum doz indometazin olmak üzere en
az 2 nonsteroid antiinflamatuar ilacı maksimum dozunda
kullanmasına rağmen yeterli cevap alınamayan veya yan
etkileri nedeniyle bu ilaçların kullanılamadığı aksiyel
tutulumlu ankilozan spondilitli hastalarda, sulfasalazin
veya metotreksat kullanılmasına rağmen cevap alınamayan
veya yan etkileri nedeniyle bu ilaçların kullanılamadığı
periferik eklem tutulumlu ankilozan spondilitli
hastalarda (Bath Ankilozan Spondilit Hastalık
Aktivite İndeksi BASDAİ > 4, Visual Analog Skoru VAS
0-10cm), Hastalık modifiye edici ajanlardan en az ikisi
(tek tek veya kombinasyon şeklinde) standart dozda en az
altı ay kullanılmışsa ve yanıt alınmamışsa (bir ay
arayla yapılmış iki ayrı muayenede en az üç hassas eklem
ve en az üç şiş eklem olması) veya toksisiteden dolayı
altı aydan daha kısa sürede yukarıdaki ilaçlar kesilmek
zorunda kalmışsa psöriatik artrit tedavisinde, Anti TNF
ilaçlar kullanılabilecektir. c) Bu
maddenin (a) ve (b) bentlerinde belirtilen ilaçlar;
fizik tedavi ve rehabilitasyon, romatoloji veya
immünoloji (erişkin veya pediatrik) uzman hekimlerinin
en az birinin bulunduğu üniversite hastaneleri ile
eğitim ve araştırma hastanelerinde ve immünoloji ve/veya
romatoloji ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon
uzman hekimin bulunduğu resmi sağlık kurumlarında
düzenlenecek sağlık kurulu raporuna dayanılarak,
bu uzman hekimlerden biri tarafından reçete
edilebilecektir. İntravenöz formları, mutlaka ilacın
başlandığı üniversite hastaneleri ile eğitim ve
araştırma hastanelerinde veya immünoloji ve/veya
romatoloji ve/veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman
hekiminin bulunduğu resmi sağlık tesisinde
uygulanacaktır. Subkütan formlarının ilk dozları ilacın
başlandığı üniversite hastaneleri ile eğitim ve
araştırma hastanelerinde veya immünoloji ve/veya
romatoloji uzman hekiminin bulunduğu resmi sağlık
tesisinde hekim gözetiminde yapılacak, uygun enjeksiyon
tekniği konusunda hastaya veya hasta yakınına eğitim
verildikten sonra ilgili uzman hekim uygun gördüğü ve
sağlık kurulu raporunda “Mahallinde tedavisi
sürdürülebilir” ibaresine yer verdiği taktirde hastane
dışında uygulanmak üzere iki aylık dozlar halinde reçete
edilebilecektir. Hastalar iki ayda bir üniversite
hastaneleri ile eğitim ve araştırma hastanelerinde veya
immünoloji ve/veya romatoloji uzman hekiminin bulunduğu
resmi sağlık tesisinde muayene edilecek, ilk ilaç
etkinliği iki ay sonunda değerlendirilecek, yeterli
cevap alınamamışsa (Romatoid artrit için, DAS 28’de 0.6
puandan, ankilozan spondilit için, BASDAİ’de 2 birimden
daha az düzelme olması, psöriatik artrit için, psöriatik
artrit yanıt kriterlerine “PSARC” göre yanıt alınamaması
durumunda) ilaca devam edilmeyecektir. Bu ürünler
raporda belirtilmek koşuluyla, yukarıda belirtilen
şartlarda kombine olarak da kullanılabilir.
d) Psoriyazis vulgariste üniversite
hastaneleri ve eğitim ve araştırma hastanelerinde cilt
hastalıkları uzman hekiminin yer aldığı diğer hastalık
modifiye edici ilaçlara dirençli olduğunu, kullanılacak
ilacın miktar ve süresini belirten sağlık kurulu
raporuna dayanılarak cilt hastalıkları uzman
hekimlerince yazılabilecektir. e)
Crohn hastalığında; diğer tedavilere cevap vermeyen
fistülize vakalarda hastalığın teşhisi, kullanılan
ilacın ismi, günlük kullanım dozu ve kullanım süresini
belirten iç hastalıkları veya genel cerrahi,
uzmanlarının bulunduğu sağlık kurulu raporuna
dayanılarak sağlık tesislerinde klinik koşullarda
uygulanacaktır. Bu grup ilaçlar sağlık kurulu raporuna
dayanılarak iç hastalıkları, genel cerrahi uzmanlarınca
reçete edilir. f) Leflunomid
Kullanım İlkeleri; diğer hastalık modifiye edici
ilaçlarla kontrol altına alınamadığı veya bu ilaçlara
kontrendikasyonu olduğu belgelenmiş romatoid artritli
hastalarda iç hastalıkları, romatoloji, immünoloji veya
fizik tedavi ve rehabilitasyon uzman hekimlerinden
birinin yer aldığı sağlık kurulu raporu ile verilebilir.
Tedavinin devamında reçete bu uzman hekimler tarafından
düzenlenir. Raporda tedavinin ne kadar süre devam
edeceği, ilacın adı, dozu ve kullanım süresi
belirtilecektir. g) Subkütan
Metotreksat Kullanım İlkeleri; romatoid artrit tanısında
fizik tedavi ve rehabilitasyon, romatoloji veya
immünoloji (erişkin veya pediatrik) uzman hekimlerinin
en az birinin bulunduğu resmi sağlık kurumlarında
düzenlenecek sağlık kurulu raporuna dayanılarak,
tüm hekimlerce reçete edilebilecektir.
12.7.2. Antidepresanlar ve
Antipsikotiklerin Kullanım
İlkeleri a) Trisiklik ve
tetrasiklik antidepresanlar tüm hekimlerce
yazılabilir. Yeni nesil (SSRI, SNRI, SSRE, RIMA,
NASSA gibi gruplara giren) antidepresanlar, psikiyatri
(erişkin ve çocuk), nöroloji (erişkin ve çocuk),
üroloji, kadın hastalıkları ve doğum, dahiliye veya aile
hekimliği uzman hekimleri tarafından veya bu hekimlerden
birinin çıkardığı ilaç kullanım raporuna
dayanılarak diğer hekimler tarafından yazılacaktır.
Yatan hastalarda, yatışı yapan ilgili uzman hekim
tarafından da tek kutu olarak reçete
edilebilecektir. b) Yeni nesil
(atipik) antipsikotiklerin (klozapin, olanzapin,
risperidon, amisülpirid, ketiapin, ziprosidon,
aripiprazol) oral formları psikiyatri (erişkin ve çocuk)
veya nöroloji (erişkin ve çocuk) uzman hekimlerince,
paranteral formları ise yalnızca psikiyatri (erişkin ve
çocuk) uzman hekimlerince yazılır. Yeni nesil
(Atipik) antipsikotikler, en az bir psikiyatri (erişkin
ve çocuk) veya nöroloji (erişkin ve çocuk) uzman
hekiminin yer aldığı sağlık kurulu raporuna dayanılarak,
diğer hekimler tarafından da yazılabilir. Yeni nesil
(Atipik) antipsikotikler dışındaki antipsikotik ilaçlar
diğer hekimlerce de yukarıdaki kısıtlamalar olmaksızın
yazılabilir. Acil hallerde, acil servislerde yeni
nesil (atipik) antipsikotiklerin parenteral formları
(uzun salınımlı/depo etkili formları hariç) tek doz
olarak diğer hekimlerce klinik şartlarda
kullanılabilir. Demansta, atipik antipsikotik
ilaçlar, psikiyatri, nöroloji veya geriatri uzman hekimi
tarafından veya bu hekimlerden birinin bulunduğu resmi
sağlık kurulu raporuna dayanılarak diğer hekimlerce
yazılacaktır. c) Antidepresanlar ve
antipsikotikler için düzenlenecek raporda, hastanın
tedavisinde kullanılacak ilaç veya ilaçların; etken
madde ismi, günlük kullanım dozu, ilacın kullanılacağı
süre belirtilecektir. Bu süre bir yılı
aşamayacaktır.
12.7.3. Aşı Uygulaması
Hayati önemi haiz olan zehirlenmelerde
kullanılan antidotlar (panzehirler) hekim tarafından
hastanın reçetesine yazıldığında, sağlık kurulu raporu
aranmaksızın, bedellerinin tamamı hastanın kurumunca
ödenecektir. Böbrek yetmezliği, kistik fibrozis,
KOAH, kanser, HIV/AIDS enfeksiyonu, splenektomi olanlar
ve immünsupresif tedavi alan, bağışıklık durumu olumsuz
etkilendiği için enfeksiyon hastalıklarının daha ağır
seyrettiği yüksek riskli kişilerin bu durumlarını
belgeleyen sağlık kurulu raporu bulunması halinde reçete
edilen aşıların (Sağlık Bakanlığı Genişletilmiş
Bağışıklama Programı kapsamına dahil olan; kızamık,
difteri, boğmaca, tetanoz, hepatit B, polio ve BCG
aşıları hariç (MMR ve HİB, Sağlık Bakanlığı tarafından
kapsama dahil edildiğinde hariç tutulacak) bedeli
kurumunca ödenir. Bronşiyal astma, alerjik rinit,
alerjik konjonktivit ve benzeri atopik (akar)
duyarlılığı olan hastaların tedavisinde kullanılması
immünoloji, çocuk hastalıkları, kulak burun boğaz, göz
hastalıkları veya göğüs hastalıkları uzman hekimlerinden
birinin bulunduğu sağlık kurulu raporu ile
belgelendirilen hastalara bu uzmanlar ve bunların
bulunmadığı yerlerde dahiliye uzmanı veya aile hekimince
reçete edilen enjektabl yolla alınan alerji aşısı
bedeli, hasta katılım payı alınması kaydıyla ödenir.
Alerji aşılarının oral formları ödenmez. Medikal tedavi
ve izlemin 3 ay yapılması sonrası laboratuar testlerine
göre aşı uygulaması tam teşekküllü resmi sağlık
tesisinde ve öncelikle hastayı alerji yönünden izleyen
uzman hekimin kontrol ve sorumluluğunda, bu hekimin
bulunmaması durumunda yukarıda belirtilen branş
uzmanlarından biri tarafından yapılacaktır. Tedavi arı
venom alerjisi hariç 5 yılı geçemez. Arı venomları
sağlık kurulu raporu ile yukarıda belirtilen şartlardaki
hekimler tarafından reçete edilebilir. Grip
aşıları için; 65 yaş ve üzerindeki kişiler ile yaşlı
bakımevi ve huzurevinde kalan kişilerin durumlarını
belgelendirmeleri halinde sağlık kurulu raporu
aranmaksızın, astım dahil kronik pulmoner ve
kardiyovasküler sistem hastalığı olan erişkin ve
çocuklar, diabetes mellitus dahil herhangi bir kronik
metabolik hastalığı, renal disfonksiyonu,
hemoglobinopatisi veya immünsupresif olan erişkin ve
çocuklar ile 6 ay–18 yaş arasında olan ve uzun süreli
aspirin tedavisi alan çocuk ve adolesanların
hastalıklarını belirten heyet raporuna istinaden, uzman
hekimlerce reçete edildiğinde aşıların bedelleri
kurumlarınca yılda bir defaya mahsus olmak üzere
ödenir. Pnömokok aşısı 2 yaş üstü çocuklarda ve
erişkinlerde astım dahil kronik pulmoner ve
kardiyovasküler sistem hastalığı olan erişkin ve
çocuklar, diabetes mellitus dahil herhangi bir kronik
metabolik hastalığı, renal disfonksiyonu,
hemoglobinopatisi, splenektomisi olan veya splenektomi
planlanan olgularda proflaksi amacıyla veya
immünsupresif olan erişkin ve çocuklar ile 6 ay–18 yaş
arasında olan ve uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuk
ve adolesanların hastalıklarını belirten heyet raporuna
istinaden tüm hekimlerce reçete edildiğinde aşıların
bedelleri kurumlarınca 5 yılda bir ödenir. Yukarıda
belirtilenlerin dışında kalan aşı bedelleri
ödenmeyecektir. Sağlık Bakanlığı, UNICEF ile yapacağı
protokol kapsamında aşı ve serum temin edebilir,
bu aşı ve serumları ücretsiz olarak halka uygular.
Bu maddede bahsi geçen splenektomiler medikal,
cerrahi ve otosplenektomileri kapsamaktadır.
12.7.4. Rasburicase Kullanım
İlkeleri
Myeloablatif dozda çoklu ajanlı kemoterapi
uygulanan, tümör yükü olan hematolojik maligniteli,
urikoliz ve hidrasyon tedavisine rağmen böbrek
fonksiyonları bozulmuş (kreatin > 2 mg/dl, kreatin
klerensi < 50 ml/dakika) ve urikolizin kontrendike
olduğu hastalarda prospektüs şartlarına (en fazla 5
günlük tedavi) göre yatan hastalarda kullanılır.
Pediatrik veya erişkin hematoloji, onkoloji veya
nefroloji uzman hekimleri tarafından çıkartılmış ilaç
raporu doğrultusunda bu uzmanlardan birinin yazdığı
reçeteye göre, raporda laboratuar sonuçlarının yer
alması kaydıyla geri ödenir.
12.7.5. Botulismus Toksini Tip
A
a) Botulismus toksini, ancak organik nedenleri
ekarte edilmiş ve tıbbi tedaviye cevap vermeyen
olgularda, bu durumu belirten ve kullanılacak ilacın
dozuyla, kullanım süresini içeren üniversite
hastaneleri, eğitim ve araştırma hastanelerinde
düzenlenmiş sağlık kurulu raporuna dayanılarak aşağıda
belirtilen branş uzmanlarınca; - Göz adalesi
fonksiyon felçleri bozuklukları - Blefarospazm -
Hemifasiyal spazm - Servikal distoni (spazmodik
tortikollis) - EMG esnasında uygulanacak fokal
distoni - Erişkinlerde inme sonrası gözlenen fokal
spastisite olgularında yalnızca üniversite
hastaneleri, eğitim ve araştırma hastanelerinde ve
belirtilen uzmanların olduğu erişkin veya çocuk
spastisite dal hastanelerinde
kullanılabilecektir. Reçeteler uygulamayı yapacak göz
hastalıkları, nöroloji veya fizik tedavi ve
rehabilitasyon uzman hekimleri tarafından
düzenlenecektir. b) Pediatrik
Serebral Palside Botulismus Toksini Kullanımı -
Yalnızca üniversite hastaneleri ile eğitim
hastanelerinde ve belirtilen uzmanların bulunduğu
erişkin veya çocuk spastisite dal hastanelerinde
araştırma hastanelerinde olmak şartıyla, - 10 yaşa
kadar; sistemik hastalığı, kemiksel deformite, kanama
diyatezi, fikst kontroktür olmayan hastalarda en fazla
iki adaleye uygulanmak üzere, - Ortopedi, fizik
tedavi ve rehabilitasyon, pediatrik nöroloji veya çocuk
hastalıkları uzmanı hekimlerinin katılımıyla
oluşturulacak sağlık kurulu raporuna dayanılarak, -
Tedaviden yarar görüp tekrarı düşünülen hastalarda 6 ay
sonra yeni bir rapor düzenlenerek en fazla iki uygulama,
- Tek seansta botoks için toplam 300 üniteyi,
dysport için 1000 üniteyi aşmamak
üzere, yapılacaktır.
12.7.6. Büyüme Hormonu
Kullanım Esasları Büyüme hormonu ile
tedaviye başlanabilmesi çocuk
endokrinoloji/endokrinoloji dallarından veya bu dalın
uzmanları bulunan hastanelerin ilgili bölümlerinden
alınacak sağlık kurulu raporuna bağlıdır. Bu sağlık
kurulu raporu, hastanın –hastalığın adı, ilacın adı ve
dozu, uygulama planı ve süresi ile hastayı tedavi eden
birimin ve uzman hekimin adını da ayrıca kapsar. Bu
sağlık kurulu raporu, en fazla bir yıl süreyle geçerli
olacak hastanın yaşı ve fiziki boy uzunluğu bu rapora
yazılacaktır. İlaçlar ilgili uzman hekim
(Endokrinoloji/çocuk endokrinoloji) tarafından günlük
doz miktarı ve bir kutunun kaç günlük doza tekabül
ettiği belirtilmek suretiyle en fazla 3’er aylık dozlar
halinde reçeteye yazılır ve yazılan ilaç miktarı
doktorun ismi, diploma numarası ve imzası ile birlikte
sağlık karnesine işlenir.
A)
Çocuklarda; Tedaviye başlanabilmesi için
hastanın ilgili uzman hekim tarafından en az 6 ay
süreyle büyüme hızı izlendikten sonra; büyümeyi
etkileyen sistematik bir hastalığı veya beslenme
bozukluğu olmayan hastalarda; 1- Yıllık büyüme
hızı; - 0-4 yaş 6 cm’nin altında, - 4 yaş üzeri
4,5 cm’nin altında, - Puberte’de; izleme süresi ve
büyüme hızı hastanın diğer bulgularına göre
endokrinoloji/ çocuk endokrinoloji uzman hekimince
değerlendirilmesi; 2- Kemik yaşı; - Puberte öncesi
için kronolojik yaşa göre en az 2 yıl geri olması, -
Pubertal dönem için sadece epifizlerin açık
olması, (Puberte Kıstasları: Erkeklerde gonadarj
(testis hacimlerinin) 4 ml. ve üzerine çıkması, kızlarda
T2 düzeyinde telarşın olması, kızlarda kemik yaşının
8'in, erkeklerde 10'un üzerine çıkması, pubertenin
başlangıcı olarak kabul edilecektir.) 3- Ötiroid
hastalarda uygulanan büyüme hormonu uyarı testlerinden
en az ikisine (laboratuarın kriterlerine göre) yetersiz
yanıt alınarak izole büyüme hormonu eksikliği veya
büyüme hormonunun diğer hipofiz hormonlarının eksikliği
ile birlikte olması (hipopituitarizm) tanılarının
konması; Hastanın yaş grubu ve pubertal bulguları
gerektiriyorsa büyüme hormonu testleri yapılmadan
mutlaka priming yapılmalıdır. 4- Boy sapması
patolojik olan (yani -2, 5 SD den daha kötü), yıllık
uzama hızı yetersiz olan, kemik yaşı takvim yaşına göre
2 yıldan daha fazla geri olan, ancak yapılan 2
farmakolojik uyarı testine yeterli yanıt alınan
hastalara uyku esnasında büyüme hormonu profili
çıkartılmalı ve hastada büyüme hormonu eksikliği
olmamasına rağmen eğer büyüme hormonu salınımında bir
bozukluk söz konusu ise, yani nörosekretuar disfonksiyon
söz konusu ise yada; hastada biyoinaktif büyüme hormonu
saptanmış ise (IGF 1 testi ile); Bu hususların
düzenlenecek sağlık kurulu raporu ile tevsik edilmesi
halinde hastaya büyüme hormonu tedavisi
uygulanacaktır. Büyüme hormonu ile tedavisine
başlanan hastalar endokrinoloji/çocuk endokrinoloji
hekimi tarafından en az 6 aylık sürelerle izlenerek,
radyolojik olarak epifiz hatlarının açık olduğunun
gösterilmesi kaydıyla hedeflenen yaş grubu ortalama boy
skalasına göre 25 persentile ulaşana kadar durum her yıl
sağlık kurulu raporu ile tevsik
edilecektir. Sonlandırma Kıstasları: 1) Epifiz
hattı kapandığında, 2) Yıllık büyüme hızı 5 cm ve
altında olduğunda, 3) Boy uzunluğu kızlarda 155 cm ye
erkeklerde 165 cm ye ulaştığında, tedavi
sonlandırılacaktır. 4) Tedavi esnasında boy 25
persentile ulaştığında tedavi sonlandırılacaktır.
B) Erişkinlerde; 1) Epifiz hatları açık olan
erişkin yaştaki hastaların büyüme hormonu kullanım
esasları, çocuk yaş grubu ile aynıdır. 2) Epifiz
hatları kapalı olan hastalarda: a) Çocukluk yaş
grubunda büyüme hormonu eksikliği tanısı konulup, büyüme
hormonu tedavisi verilen ve epifizleri kapandığı için
tedavisi kesilen hastalarda tekrarlanan iki adet büyüme
hormonu uyarı testine yetersiz yanıt alınmışsa
(kontrendikasyon yoksa testlerden biri insülin tolerans
testi olarak tercih edilmelidir) erişkin dozda büyüme
hormonu tedavisi başlanabilir. b) Erişkin yaş
grubunda hipotalamohipofizer hastalıklara bağlı büyüme
hormonu eksikliği düşünülen hastalarda, 2 adet büyüme
hormonu uyarı testine yetersiz yanıt alınmışsa
(kontrendikasyon yoksa testlerden biri insülin tolerans
testi olarak tercih edilmelidir) erişkin dozda büyüme
hormonu tedavisi başlanabilir. 3) Hipofiz
hormonlarından (prolaktin ve büyüme hormonu dışında) bir
veya daha fazla ek ön hipofiz hormonu eksikliği varsa,
bir adet büyüme hormonu uyarı testi (kontrendikasyon
yoksa insülin tolerans testi tercih edilmelidir) tanı
için yeterlidir. 4) İnsülin tolerans testine göre
büyüme hormonu eksikliği tanısı için pik büyüme hormonu
cevabının 3mcg/L’den küçük olduğunun raporda
belirtilmesi gereklidir. 5) Büyüme hormonu, büyüme
hormonu tedavisine karar verilen hastalara, üniversite
hastanesi ve eğitim ve araştırma hastanelerinin
endokrinoloji bölümleri ile endokrinoloji kliniği olan
ihtisas hastanelerince hazırlanan resmi sağlık kurulu
raporuna dayanılarak başlanabilecektir. Rapora hastanın
tanı ve tedavi şeması ile ilgili ayrıntılı bilgi
yazılacaktır. Bu rapor en fazla bir yıl süreyle geçerli
olacaktır. 6) Reçeteler erişkin endokrinoloji uzman
hekimince yazılacaktır.
12.7.7. Düşük Molekül
Ağırlıklı Heparinlerin Kullanım İlkeleri Bu
ilaçlar rapor aranmaksızın uzman hekimler tarafından
yazılabilecektir. Hastalığın tanısı, günlük dozu,
kullanılacak ilaç miktarını ve süresini gösteren sağlık
kurumlarınca düzenlenen sağlık kurulu raporuna
dayanılarak diğer hekimlerce de
yazılabilecektir. Hastanede yatan hastalarda ve acil
müdahale gerektiren durumlarda acil servislerde rapor
aranmaksızın bu ilaçlar diğer hekimlerce de
yazılabilecektir.
12.7.8. Enteral ve Paranteral
Beslenme Ürünleri Verilme İlkeleri Enteral
beslenme ürünleri, normal çocuk beslenmesinde
kullanılanlar hariç olmak üzere ayaktan tedavide
malnütrisyonu olan, barsak operasyonuna bağlı
malabsorpsiyon veya oral beslenemeyen ancak enteral
beslenmesi gereken tüm hastalara sağlık kurulu raporuyla
kullanılabilir. Raporda, hastalığın tanısı,
kullanılacak beslenme ürününün jenerik ismi, günlük
kalori ihtiyacı ve buna göre belirlenen günlük kullanım
miktarı açıkça yazılıp, reçeteye en fazla üçer aylık
dozda yazılacaktır. Malnütrisyon tanımı
açısından; -Son 3 ayda ağırlığında % 10 ve daha fazla
kilo kaybı veya -Kan albümin seviyesi 2.5
gram/desilitrenin altında olanlar kabul
edilecektir. Parenteral beslenme ürünleri yatan
hastalar dışında resmi sağlık tesislerinde düzenlenmiş
sağlık kurulu raporu ile oral veya tüple beslenemeyen
hastalara verilebilir.
12.7.9. Eritropoietin
Alfa-Beta, Darbepoetin ve Sevelamer Kullanım
İlkeleri a) Eritropoietin alfa-beta ve
darbepoetin içeren ilaçların kronik böbrek yetmezliği
tedavisi gören hastalara kullanımı ve reçeteye yazımı
aşağıda belirtilen esaslara göre yapılacaktır
Eritropoietin alfa-beta ve darbepoetin ile tedaviye
başlamadan önce; hastanın ferritin ve/ veya transferrin
saturasyonu (TSAT) değerlerine bakılacaktır. Bu değerler
TSAT < %20 ve/ veya ferritin <100 µg/ L ise
hastaya öncelikle oral veya intravenöz demir tedavisine
başlanacaktır. TSAT ? %20 ve/ veya ferritin ? 100
µg /L olduğunda hemoglobin değeri 10 (on) gr/dl altında
ise eritropoietin alfa-beta ve darbepoetin tedavisine
başlanabilir. Hedef hemoglobin değeri 11-12 gr/dl
arasıdır. Hemoglobin değeri 11 (onbir) gr/dl'ye
ulaşıncaya kadar başlangıç dozunda eritropoietin
alfa-beta ve darbepoetin ile tedaviye devam edilecek ve
Hb seviyesini 11-12 gr/dl arasında tutabilmek için idame
dozda tedaviye devam edilecektir. Hb seviyesi 12 (oniki)
gr/dl'yi aşınca tedavi kesilecektir. Hasta Hb seviyesi
için takibe alınacak ve Hb seviyesi 11-12 gr/dl’nin
arasına gelince hastaya idame dozda tedaviye tekrar
başlanabilecektir. İdame tedavi sırasında ve/veya
tedaviye yeniden başlandığında TSAT >%20 ve/veya
ferritin >100 µg/ L olacaktır. Bu değerlere 3 ayda
bir bakılacak ve tetkik sonuç belgesi reçeteye
eklenecektir. Diyaliz Merkezleri Yönetmeliğine göre 3
ayda bir yapılan ferritin tetkiki esas alınarak
düzenlenen reçeteler, anılan yönetmeliğin yürürlük
tarihi itibarı ile geriye dönük olarak uygulanır.
Eritropoietin alfa-beta ve darbepoetin, nefroloji
uzmanı veya diyaliz sertifikalı uzman hekimlerden en az
birinin bulunduğu sağlık kurulu raporu ile nefroloji
uzmanı, diyaliz sertifikalı uzman veya diyaliz
sertifikalı hekimlerce yazılabilir. Eritropoietin
alfa-beta ile tedaviye başlangıç dozu 50- 150 IU/ kg/
hafta ve idame dozu 25- 75 IU/ kg/ haftadır. Darbepoetin
ile tedaviye başlama dozu 0.25-0.75 mcg/kg/hafta ve
idame dozu 0.13-0.35 mcg/kg/haftadır. b)
Eritropoietin alfa-beta ve darbepoetin içeren ilaçların
kronik böbrek yetmezliğinin dışında kullanımı;
eritropoietin türevlerini ve darbepoetin içeren
ilaçların kronik böbrek yetmezliği dışında kullanımında
Sağlık Bakanlığınca belirlenen endikasyonlara ve
kurallara uyulacaktır. Yeni doğanda eritropoietin
kullanımı: doğum ağırlığı 1500 gr’ın altında veya 32
gebelik haftasından önce doğan bebeklere 200 İU/kg/hafta
3 kez 6 hafta süre ile uygulanabilir. Bir defada en
fazla 1 aylık ilaç verilebilecektir. Sağlık kurulu
raporlarında ilacın adı, kullanım dozu ve süresi
belirtilecektir. Eritropoietin alfa-beta ve darbepoetin
endikasyon muadili olarak birbirlerinin yerine
kullanılabilirler. c) Sevelamer ile tedaviye başlamak
için diğer fosfor düşürücü ilaçların 3 ay süreyle
kullanılmış olması gerekmektedir. Bu süre sonunda:
1) kalsiyum ve fosfor çarpımı 72 ve üzerinde olan
veya kemik biyopsisi sonucuna göre adinamik kemik
hastalığı olduğu belgelenen, 2) hastanın Kt/V değeri
1.4’ün üzerinde olmasına rağmen düzeltilmiş kalsiyum ve
fosfor çarpımı 55’in üzerinde olan, 3) Kt/V 1.4'ün
üzerinde olan hastanın PTH değeri 300 pmol/dl ve
üzerinde ve D3 kullanma endikasyonu olan,
hemodiyaliz tedavisi altındaki hastalara nefroloji
veya diyaliz sertifikalı dahiliye/pediatri uzman
hekimlerinin düzenlediği sağlık kurulu raporu ile
nefroloji veya diyaliz sertifikalı dahiliye/pediatri
uzman hekimleri tarafından reçete edilir. Fosfor düzeyi
3.5mg/dl'nin altında olduğu durumlarda sevelamer
tedavisi kesilir.
12.7.10.
Lizozomal Hastalıklar için Tedavi Esasları
Hastalığın kesin teşhis ve tedavisinin
sağlanması için hasta endokrinoloji ve metabolizma veya
gastroenteroloji (çocuk veya erişkin) uzmanı hekiminin
bulunduğu eğitim ve araştırma hastanelerine
gönderilecektir. Bu hastanelerde, hastaya tanı
konulacak, hastalığı ile ilgili endokrinoloji ve
metabolizma veya gastroenteroloji (çocuk veya erişkin)
uzman hekiminin bulunduğu, tanı-tedavi şemasını gösterir
sağlık kurulu raporu düzenlenecektir. Bu rapora
dayanılarak hastanın tedavisi için gerekli ilaçlar
endokrinoloji ve metabolizma veya gastroenteroloji
(çocuk veya erişkin) uzman hekimi tarafından 3 ayı
aşmayacak miktarda reçeteye yazılacaktır. Hastanın takip
ve tedavi edildiği endokrinoloji ve metabolizma uzman
hekimi bulunan eğitim ve araştırma hastanelerinde
hastalar adına dosyalar açılacak ve tüm bilgiler bu
dosyada muhafaza edilecektir. Hastanın tedavisi
sağlık kurulu raporunda belirtilen tedavi şemasına göre
endokrinoloji ve metabolizma veya gastroenteroloji
(çocuk veya erişkin) uzman hekimi, bulunmadığı yerlerde
çocuk sağlığı ve hastalıkları veya iç hastalıkları uzman
hekimlerince klinik koşullarda uygulanacaktır. Hasta
3 ayda bir endokrinoloji ve metabolizma uzman hekimi
bulunan eğitim ve araştırma hastanelerinde kontrol
edilecektir.
A) Gaucher Hastalığı Tedavi Esasları a) Tanı
Kriterleri; 1- Hastanın enzim düzeyi
(Glucocerebrosidase) belirlenerek, enzimatik tanı
konulacaktır veya 2- Mutasyon analizi
yapılacaktır. b) Enzim tedavisine başlama
kriterleri; 1- Tedavi endikasyonu olan hastalık
tipleri - Tip I (Non Nöropatik Form) - Tip III
(Kronik Nöropatik Form)’tür. - Tip II (Akut Nöropatik
Form) için enzim tedavisi yapılmayacaktır. 2-
Hastalığın tanısı, bir eğitim hastanesinde ve
gastroenteroloji (çocuk veya erişkin) veya endokrinoloji
ve metabolizma uzmanlarının da yer aldığı bir sağlık
kurulu tarafından konulacak ve hastaya tanı ve tedavi
ile ilgili tüm bilgileri içeren bir rapor
düzenlenecektir. c) Tedavinin Kesilmesi; 1- Hasta
3 ayda bir tanı ve tedavi aldığı merkezde kontrol
edilecektir. İzlemde karaciğer-dalak boyutlarının
değerlendirilmesi ve tam kan sayımı ile karaciğer
enzimlerinin tayini, eğer gerek görülür ise 1 yıllık
periyotlar ile karaciğer-dalak boyutlarının volumetrik,
kemik lezyonlarının takibi uygundur. 2- Hastanın
tedavisinin yapıldığı resmi sağlık tesisinde hastalar
adına dosyalar açılacak ve tüm bilgiler bu dosyada
muhafaza edilecektir. 3- Tanıyı koyan resmi sağlık
tesisi tarafından hastanın tedaviye başlama öncesi
kriter/kriterlerindeki düzelme durumu
belgelenecektir. 4- Halen tedavi almakta olan
hastaların tedaviye devam edip etmeyecekleri bu
Tebliğ’de yer alan tedavi kriterlerine göre
değerlendirilecektir. 5- Tedaviye cevap alınamadığı
belirlenen durumlarda tedavi kesilecektir (İzleme
parametrelerinde tedavi başlandıktan en az 6 ay sonra
hiçbir düzelme meydana gelmez ise).
B) Fabry Hastalığı Tedavi Esasları 1-
Hastanın enzim düzeyi (Galactosidase) belirlenerek
enzimatik tanı konulacaktır. 2- Uygulanacak enzim
dozu Sağlık Bakanlığı’nın belirleyeceği dozu
geçmeyecektir. Bu doz 2 haftada bir
1mg/kg’dır. Hastalığın teşhisi, bir eğitim
hastanesinde ve gastroenteroloji (çocuk veya erişkin)
veya endokrinoloji ve metabolizma uzmanlarının da yer
aldığı bir sağlık kurulu tarafından konulacak ve hastaya
tanı ve tedavi ile ilgili tüm bilgileri içeren bir rapor
düzenlenecektir.
C) Mukopolisakkaridoz Tip I Hastalığı Tedavi
Esasları 1- Hastanın enzim düzeyi
(L-İduronidase) belirlenerek enzimatik tanı konulacak ve
mutlaka mutasyon analizi yapılacaktır. 2- Enzim
tedavisi tek başına Hurler-Schie ve Schie formlarında
haftada bir 0.58mg/kg’dır. Hurler tipinde ise 3 aylık
enzim tedavisinin ardından kemik iliği transplantasyonu
yapıldıktan sonra 3 ay daha enzim tedavisi devam edecek,
klinik düzelme olduğu takdirde tedavi
sonlandırılacaktır.
D) Diğer Lizozomal Depo Hastalıklarının Tedavi
Esasları Pompe, mukopolisakkaridoz Tip II,
VI, VII, niemann-pick, wolman hastalığı, kolesterol
ester depo hastalığı gibi hastalıkların tedavileri için
bu maddede belirtilen esaslara uyulacaktır.
12.7.11. Glokom
İlaçları Glokom ilaçları ile tedaviye göz
hastalıkları uzmanı tarafından başlanacaktır. Göz
hastalıkları uzmanının bulunduğu, kullanılacak ilacın
etken maddesini belirten bir sağlık kurulu raporu mevcut
ise, rapor süresince diğer hekimlerce de reçeteye
yazılabilecektir.
12.7.12. İmmünglobulinlerin
Kullanım İlkeleri A)
Spesifik/Hiperimmün İV İmmünglobulinlerin Kullanım
İlkeleri Ayaktan tedavide
spesifik/hiperimmün immünglobulinlerin geri ödenmesinde,
sadece Sağlık Bakanlığının onay verdiği endikasyonlarda
sağlık kurulu raporu şartı aranarak, bu ilaçlara ait
reçeteler uzman hekimlerce yazılacaktır. Hepatit B,
tetanos ve kuduz immünglobulinlerinde sağlık kurulu
raporu şartı aranmayacaktır. Anti-HEP B IG klinik
uzmanlar tarafından ve vaka başına profilaktik olarak
0.02-0.06 ml/kg /doz erişkinlerde maksimum 1600 ünite,
çocuklarda maksimum 800 üniteyi aşmamak üzere reçete
edilmesi halinde ödenebilecektir B)
Spesifik Olmayan/Gamma/Polivalan
İmmünglobulinler Gama globulin preparatları
belirlenen endikasyonlarında hematoloji, onkoloji,
immünoloji uzmanları tarafından reçete edilebilir.
Ayrıca; 1) Pediatrik HIV enfeksiyonunda
Pediatrik Enfeksiyon uzmanı, 2) Guillan-Barre
sendromunda, bulber tutulumu olan myastenia graviste
nöroloji (yetişkin ve pediatrik) uzmanı, 3) Gebeliğe
sekonder immün trombositopeni veya gebelik ve ITP
beraberliğinde Kadın Doğum uzmanı, tarafından reçete
edilebilir. Tüm kullanımlar için hematoloji,
onkoloji veya immünoloji uzmanlarının veya belirtilen
hastalıklarda, belirtilen uzmanın bulunduğu sağlık
kurulu raporu ile uzman hekimlerce reçete
edilebilecektir.
12.7.13. İnterferon Kullanım
İlkeleri
A) Kronik Viral Hepatitlerde Alfa İnterferon Kullanım
İlkeleri 1)İnterferonlar, kronik hepatit
tedavisinde çocuk veya erişkin gastroenteroloji,
enfeksiyon hastalıkları uzmanları tarafından
düzenlenen sağlık kurulu raporunda yer alması şartıyla,
yukarıda belirtilen uzmanlık dallarındaki hekimler ve iç
hastalıkları uzmanlarınca da reçete edilmesi
mümkündür. 2)Kronik hepatit B'de 6 aydan fazla
süredir ALT düzeyleri normalin en az 2 katından fazla,
HBV DNA pozitif olan histolojik olarak kronik hepatit
saptanan kompanse kronik hepatit-B’li hastalara
uygulanır. Tedavi süresi 12 ayı, tedavi dozu haftada
35 milyon üniteyi geçemez. 3)Kronik hepatit C’de
Anti HCV ve HCV RNA’sı pozitif, histolojik olarak kronik
hepatit saptanan, kompanse karaciğer hastalığı bulguları
olan hastalara ribavirinle kombine uygulanır. Ancak,
ribavirin kontrendikasyonu var ise interferon (klasik
interferon veya pegil interferonlar) monoterapisi
uygulanacaktır. Gerek monoterapide gerekse ribavirin
+ interferon (klasik interferon veya pegil
interferonlar) kombine tedavisinin en geç 6 ncı ayında
tedaviye cevap alınamaması halinde, rapor üzerinde
belirtilerek tedavi sonlandırılacaktır (3 üncü ayda
yapılan HCV RNA kontrolünde başlangıca göre 2 log’dan
küçük azalma) (ağır fibrozis veya kompanse sirozu
olan hastalarda 3 üncü ve 6 ncı ay değerlerine
bakılmaksızın tedavi süresine ilgili hekim tarafından
karar verilir). Tedavi süresi 12 ayı, tedavi dozu
haftada 18 milyon üniteyi geçemez. 4) Hepatit-D’de 6
aydan fazla süredir ALT düzeyi normalin en az 2 katından
fazla, anti deltası pozitif olan histolojik olarak
kronik hepatit saptanan, kompanse karaciğer hastalığı
bulguları olan hastalara uygulanır. Tedavi süresi 24
ayı, tedavi dozu haftada 35 milyon üniteyi
geçemez. 5) 2 ve 3 üncü maddede belirtilen kronik
hepatit B ve kronik hepatit C tedavisine başlama
kriterlerine uygun olarak 18 yaşın üzerindeki hastalarda
veya klasik interferon tedavisinde nüks hastalarda Pegil
İnterferonlar kullanılır. Tedavi süresi 12 ayı
geçemeyecektir. 3 üncü veya 6 ıncı ayda tedaviye
yanıt alınamaması (Kronik hepatit C’de madde 3’de
belirtildiği şekilde) durumunda tedavi kesilecektir.
6) Kronik hepatit-B’de (1)nci madde de yer alan
uzman hekimlerce sağlık kurulu raporu ile adefovir
kullanılır. 7) Teşhise esas olan bulgular sağlık
kurulu raporunda
belirtilecektir.
B) Multipl Skleroz Hastalığında Beta İnterferon ve
Copolymer-l Kullanım İlkeleri a) Disabilite
skorunun (E.D.S.S.) 0–5,5 arasında olması, hastanın
yardımsız olarak en az 100 m. yürüyebilmesi, b)
Olguların remitting-relapsing türü olması, (2 yıl
içerisinde en az 2 atak geçirmesi, yeni vaka’larda ise 1
yıl içerisinde 2 atak geçirmiş olması,
gerekmektedir.) Bu ilaçlar nöroloji uzmanının
bulunduğu sağlık kurulu raporuna dayanılarak
verilecektir. Reçeteler yalnızca nöroloji uzman
hekimlerince düzenlenecektir.
12.7.14. Kanser İlaçları
Verilme İlkeleri a) Ayaktan
tedavide kemoterapi yapılacak kanserli hastalara kür
tedavisi uygulanıyor ise kür protokolünü gösterir sağlık
kurulu raporuna dayanılarak bir kürlük, kür tedavisi
uygulanmayanlarda ise en fazla 3 aylık dozda ilaç
verilebilir. Ancak; hormonlar ve
hormon antagonistleri ile maligniteye bağlı metastatik
olgularda kullanılan yardımcı ilaçlar, sağlık kurulu
raporu ile 3 aylık dozlarda
verilebilir. b) Kanser ilaçları
diğer ilaçlarda olduğu gibi Sağlık Bakanlığının izin
verdiği endikasyonlarda kullanılacaktır. Ruhsatlı
endikasyonda kemoterapi seçeneğini kullanmış olan ve
kemoterapi dışında seçeneği olmayan kanserli hastalar
için; cevap alınabilecek veya sağ kalım avantajı
sağlayabilecek kanser ilaçlarının bedeli, yeterli
literatür desteği ile birlikte Sağlık Bakanlığınca
onaylandığı takdirde ödenir. Bu durumda sağlık kurulu
raporunda ilk tedavi veya tekrarlayan hastalıkta
kullanım muhakkak belirtilecektir.
Ancak, klasik kemoteröpik İlaçlar (Adriamisin,
dakarbazin, epirubisin, etoposid, fluorourasil,
ifosfamid, karboplatin, metotreksat, siklofosfamid,
sisplatin, tamoksifen, vinblastin, vinkristin,
mitoksantron, klorambusil, melfalan, busulfan,
merkaptourin, bleomisin, mitomisin C, hidroksiüre ve
mitotan) (a) bendindeki nitelikleri taşıyan sağlık
kurulu raporu ile, tıbbi sorumluluğu, tedaviyi planlayan
uzman hekime ait olmak üzere, uygun görüldüğü durumlarda
kullanılabilir. c) Aşağıda
belirtilen ilaçların onkolojik tedavide kullanımında
hastalığın teşhisi, teşhise esas teşkil eden patoloji
veya sitoloji raporunun merkezi, tarihi ve numarası,
(patoloji veya sitolojik inceleme yapılamamış ise
teşhise esas teşkil eden bilgiler içeren bir epikriz)
evre veya risk grubu, varsa daha önce uygulanan
kemoterapiler, planlanan kemoterapi ve planı yapan
ilgili uzman hekimin adı, unvanı ve imzasının bulunduğu
sağlık kurulu raporuna istinaden diğer hekimlerce de
yazılabilecektir. İnterferon alfa 2a-2b,
eritropoietin alfa-beta, darbepoetin, trastuzumab,
rituximab, (rituximab; nükseden veya kemorezistan CD20
pozitif foliküler lenfoma, diffüz büyük B hücreli
lenfoma, mantle hücreli lenfoma tanılı hastaların
tedavisinde, evre III veya evre IV CD20 pozitif
foliküler lenfomalı hastalarda CVP “siklofosfomid,
vinkristin, prednisolon” tedavisine ek olarak, CD20
pozitif diffüz büyük B hücreli lenfomada CHOP kemoterapi
şemasına ek olarak kullanımı endikedir. Yukarıda
bahsedilen foliküler lenfoma ve mantle hücreli lenfomada
maksimum 8 dozda kullanımı geri ödenir. Bu iki durumda
rituximab kullanımına cevap veren ancak progresif
hastalık gelişen olgularda ilave olarak 4 doz daha
kullanılabilir. CD20 pozitif diffüz büyük B hücreli
lenfomada maksimum 8 doza kadar geri ödenir. İbritumomab
tiuxetan terapötik rejiminin bir parçası olarak
kullanıldığında maksimum iki doza kadar geri ödenir.),
interleukin-2, bevacisumab, cetuximab, ibritumomab,
imatinib (Imatinib; onkoloji veya hematoloji uzmanının
bulunduğu en fazla 6 ay süreli sağlık kurulu raporu ile
bu uzmanlar tarafından reçete edilir.), gefinitib,
erlotinib, octreotid (Octreotid; akromegali tedavisinde
endokrinoloji uzmanlarınca reçete edilir.), bortezomib,
talidomit, imiquimod, temozolomide etken maddelerini
içeren ilaçlar tıbbi onkoloji ile pediatrik onkoloji,
hematoloji veya pediatrik hematoloji uzmanlarınca,
ayrıca bu uzmanların bulunduğu hastanelerde diğer
hekimlerce tavsiye edildiğinde yukarıda sayılan
uzmanların uygun görüşüyle (raporda onay kaşe ve imzası
ile), sayılan uzmanların bulunmadığı hastanelerde ise
hastalıkla ilgili branşlarda diğer uzmanlarca
düzenlenmiş sağlık kurulu raporlarına istinaden tüm
hekimlerce yazılabilir. Bu ilaçların onkoloji dışı
kullanımları ilgili alanlarındaki uzman hekimler
tarafından yapılabilir.
12.7.15. Klopidogrel Kullanım
İlkeleri
a) Koroner artere stent uygulanacak hastalarda
kardiyoloji, iç hastalıkları veya kalp damar cerrahisi
uzman hekimleri tarafından rapor aranmaksızın bir defaya
mahsus olmak üzere 24 saat öncesinden başlanabilir. İlaç
salınımsız stent takılan hastalarda hastanın taburcu
olmasından itibaren rapor aranmaksızın 4 haftalık doz bu
hekimler tarafından reçete edilebilir. Diğer (ilaç
salınımlı) stentlerde ise stent uygulama tarihinden
itibaren 6 ayı geçmeyecek şekilde bu hekimlerden birinin
bir defaya mahsus olmak üzere hazırladığı sağlık kurulu
raporu ile diğer hekimler tarafından da reçete
edilebilir. b) Akut koroner sendrom
tanısıyla hastaneye yatırılan veya müşahedeye alınan
hastalarda EKG değişikliği veya troponin pozitifliği
saptanmış ve belgelenmiş olan ST yükselmesiz miyokard
enfarktüsü veya anstabil anginalı hastalar ile ST
yükselmeli miyokard enfarktüsü hastalarında kardiyoloji,
iç hastalıkları, kalp damar cerrahisi veya acil tıp
uzman hekimleri tarafından rapor aranmaksızın bir defaya
mahsus olmak üzere kullanılabilir. Bu durumlarda hasta
taburcu olduktan sonra 4 haftayı geçmemek üzere bu
hekimlerden birinin hazırladığı sağlık kurulu raporu ile
diğer hekimler tarafından da reçete
edilebilir. c) Kalp kapak
biyoprotezi bulunanlarda, koroner arter hastalığı,
tıkayıcı periferik arter hastalığı veya serebral iskemik
olay (iskemik inme) saptanan ve belgelenen hastalarda;
gastrointestinel entolerans veya diğer tıbbi nedenlerden
dolayı asetilsalisilik asit ve diğer antiagregan
ilaçların kullanılamadığı durumlarda gerekçenin
belirtilmesi halinde kardiyoloji, iç hastalıkları,
nöroloji, kalp damar cerrahisi veya acil tıp uzman
hekimlerinden birinin hazırladığı ve 12 ayı geçmemek
üzere kullanım süresinin belirtildiği sağlık kurulu
raporu ile diğer hekimler tarafından da yazılabilir.
Burada bahsedilen durumlarda rapor süresi dolduğunda
durumun devam ettiği belgelendiği taktirde hastaya
tekrardan rapor çıkarılabilir. d)
Girişimsel periferik veya serebral işlemler sonucu,
intrakraniyal de dahil olmak üzere tüm intravasküler
(intraarteriyel veya intravenöz) stent, stentgraft,
kaplı stent veya tüm intravasküler cihaz (koil, trispan,
onyx veya benzeri) yerleştirilen hastalarda kardiyoloji,
iç hastalıkları, nöroloji, kalp damar cerrahisi uzman
hekimleri veya girişimsel radyoloji işlemini yapan
radyolog tarafından rapor aranmaksızın bir defaya mahsus
olmak üzere 24 saat öncesinden başlanabilir. Bu işlemler
ile ilaç salınımsız stent takılan hastalarda hastanın
taburcu olmasından itibaren rapor aranmaksızın 4
haftalık doz bu hekimler tarafından reçete edilebilir.
Diğer (ilaç salınımlı) stent takılan hastalarda
girişimsel uygulama tarihinden itibaren 6 ayı geçmeyecek
şekilde bu hekimlerden birinin hazırladığı sağlık kurulu
raporu ile diğer hekimler tarafından da reçete
edilebilir.
12.7.16. Metabolik Hastalıklar
ile Enzim Bozukluğu
Hastalıkları a) Çocuk
mamaları, gıda olması nedeniyle listeye dahil
edilmemiştir. Ancak, doğuştan metabolik hastalığı, enzim
bozukluğu olan ve kistik fibrozisli hastalar için tedavi
edici içerikli olanlar ile malabsorbsiyona neden olan
bir hastalığı olan hastaların ve iki yaşına kadar inek
sütü alerjisi olan bebeklerin kullandıkları özel
mamalar, sağlık kurulu raporu alınması (öncelikle
pediatrik veya erişkin endokrinoloji ve metabolizma
uzman hekimi tarafından, onların yokluğunda çocuk
hastalıkları veya iç hastalıkları uzman hekimleri
tarafından çıkarılmış rapor) koşuluyla tüm hekimler
tarafından yazılabilir. Fenil ketonüri hastalarında da
glutensiz un ayda maksimum 5 kg’a kadar ödenecektir.
b) Çölyak hastalığında; özel
formüllü un ve özel formüllü un içeren ürünler çocuk
veya erişkin gastroenteroloji uzmanının yer aldığı
sağlık kurulu raporuna dayanılarak, 15 yaşın altında
olan hastalarda bir aylık 2 kg’ı mamul (makarna),
250 gramı (çikolata, gofret vb) olmak üzere toplamda en
fazla 5kg 250 gram olacak şekilde verilecektir. 15 yaş
ve üzerinde olan hastalara bir aylık 2 kg mamul olmak
üzere toplamda en fazla 5 kg olacak şekilde
verilecektir. Sağlık kurulu raporunda bir aylık en fazla
kullanım miktarı ve kullanım süresinin un ve ürün olarak
ayrı ayrı belirtilmesi zorunludur. Bu ürünler en fazla
üçer aylık dozlar halinde, sağlık kurulu raporunda
belirtilen kullanım süresi ve miktarlara uygun olarak
tüm hekimlerce reçeteye yazılabilecek ve unun 1kg’ı için
ödenecek azami tutar 5 YTL’yi geçmeyecektir. Bu
ürünlerin bedeli katkı payı alınmaksızın kurumlarca
karşılanacaktır.
12.7.17. Osteoporoz İlaçları
Kullanım İlkeleri Aşağıdaki hasta
gruplarında bifosfonatların veya diğer osteoporoz
ilaçların (calcitonin, raloksifen, stronsiyum ranelat)
kullanımında raporda tedavi süresi belirtilecek,
omurgadan ve femurdan yapılan tetkiklerle ilgili KMY
ölçümünün bir örneği reçeteye eklenecektir. Bu grup
ilaçlar; 1. Osteoporotik patolojik kırık bulunan ve
lomber bölgeden posteroanterior veya lateral yapılan
kemik mineral yoğunluk (KMY) ölçümünde total L2-4 (veya
total L1-4) veya femoral bölgeden yapılan KMY ölçümünde
total femur veya femur boynundan elde edilen “T”
değerlerinden herhangi birinin -1 veya daha düşük olduğu
hastalarda, 2. Lomber bölgeden posteroanterior veya
lateral yapılan KMY ölçümünde total L2-4 (veya total
L1-4) veya femoral bölgeden yapılan KMY ölçümünde total
femur veya femur boynundan elde edilen “T” değerlerinden
herhangi birinin -2,5 veya daha düşük olduğu
hastalarda, sağlık kurulu raporuna dayanılarak tüm
hekimlerce reçete edilir. Rapor süresi 1 yıldır. Rapor
süresi bitiminde KMY ölçümü tekrarlanacaktır. Bu
esaslar yatan hasta reçetelerinde de uygulanır.
12.7.18. Orlistat ve
Sibutramin Etken Maddesi İçeren İlaçların Kullanım
İlkeleri Endokrinoloji ve metabolizma veya
kardiyoloji uzman hekiminin bulunduğu resmi sağlık
kurumlarınca düzenlenen en fazla 3 aylık süreli sağlık
kurulu raporuna dayanılarak yazılabilecek, raporun
fotokopisi reçeteye eklenecektir. Bu rapora dayanılarak
tüm hekimlerce reçete edilebilecektir. - Daha önce
dört ardışık hafta boyunca yalnızca diyetle en az 2,5
kg.lık bir kilo kaybı olmalıdır. - Obez hastalarda
vücut kitle indeksi (BMI) ? 30 kg/m2 olmalıdır. - Bu
grup ilaçlardan aynı anda sadece biri
kullanılacaktır. İlk üç ay hastaların kontrolü her ay
yapılacaktır. İlaçlar birer aylık
verilecektir. Tedavinin 12 haftası sonunda hastalarda
başlangıçtaki vücut ağırlığının en az %5'ini kaybetmesi
halinde tedavinin devamına karar verilirse, yeni bir
rapor daha düzenlenerek tedavi üçer aylık sürelerle
uzatılabilecektir. 12 hafta sonunda vücut ağırlığının en
az %5’inin kaybolmaması halinde tedavi kesilecektir.
12.7.19. Migrende İlaç
Kullanım İlkeleri a) Triptanların oral
formları nöroloji uzman hekimce reçete edilir. Sağlık
kurulu raporu varsa (nöroloji uzmanının bulunduğu) diğer
hekimler tarafından da yazılabilir. Bu grup ilaçlardan
yalnız bir etken madde reçete edilebilir, ayda en fazla
6 doz/adet (tablet, sprey veya kartuş) yazılabilir. Aynı
ilacın farklı farmasötik formları aynı anda
yazılamaz. b) Topiramat diğer profilaktik migren
ilaçların 6 ay süreyle kullanılıp etkisiz kaldığı
durumlarda nöroloji uzmanının yer aldığı sağlık kurulu
raporunda belirtilerek tedaviye
başlanır. Sağlık kurulu
raporu 1 yıl süreyle geçerlidir ve raporla tüm
hekimlerce yazılır.
12.7.20. Palivizumab Kullanım
İlkeleri Palivizumab etken maddesini taşıyan
preparatın yenidoğan, alerji ve enfeksiyon üst ihtisası
yapmış çocuk hastalıkları uzmanları tarafından
reçetelenmesi ve belirtilen koşullarda kullanılması
halinde bedelleri hasta katılım payı alınmadan
ödenir. Yüksek RSV riski taşıyan pediatrik hastalarda
respiratuar sinsisyal virüsün (RSV) neden olduğu ciddi
alt solunum yolu hastalığının
önlenmesinde; a) 12 aylıktan küçük
ve tıbbi destek alan (oksijen beraberinde diüretik,
steroid ve bronkodilatatör kullanılan) ve bronkopulmoner
displazisi olanlarda, b)
Bronkopulmoner displazisi olmaksızın prematüre doğan ve
yoğun bakımda respiratuar tedavisi (solunum desteği)
almış olan bebeklerde profilaktik olarak Ekim-Mart
ayları arasında, ayda bir kez ve en fazla 2 yaşına kadar
mevsim başlangıcında kullanılmalıdır.
12.7.21. Anagrelid Kullanım
İlkeleri Hidroksiüre + asetil salisilik
asit tedavisine dirençli olduğu yada hidroksiüre ile
dirençli sitopeni (anemi ve/veya lökopeni) geliştiği
belgelenen, yüksek vasküler risk taşıyan esansiyel
trombositemi hastalıklarında
erişkin/çocuk hematoloji veya onkoloji
uzmanının bulunduğu sağlık kurulu raporu mevcudiyetinde
adı geçen branş uzmanları tarafından reçete
edilebilir.
12.7.22. Aktive Protein C
(Xigris) Kullanım
İlkeleri
Yoğun bakım ünitelerinde, en az üç uzman hekim
(Anestezi ve reanimasyon, enfeksiyon hastalıkları, iç
hastalıkları, göğüs hastalıkları, genel cerrahi) onayı
ile, en az iki organ yetmezliği gelişmiş ağır sepsis
hastalarının tedavisinde, ilk 48 saat içerisinde,
hastalığın teşhisi, günlük kullanım dozu ve süresini
belirten onaylı epikriz raporuna dayanılarak
yazılabilecektir (24 µg/kg/saat IV x 96 saat). Yeniden
kullanım gerektiğinde bir önceki verilen ilacın
kullanıldığının yeni düzenlenecek raporda belirtilmesi
ve bu raporda da hastalığın teşhisi, günlük kullanım
dozu ve süresinin kayıtlı olması gereklidir.
12.7.23. Amfoterisin-B ve
Kaspofungin ve Vorikanozol Kullanım
İlkeleri Hastanın böbrek ve karaciğer
fonksiyonları normal ise ilk tercih klasik amfoterisin-B
veya fluconazol’dür. Klasik amfoterisin-B'ye alerjik
reaksiyon gösterdiğinin resmi sağlık kurulu raporuyla
belgelenmesi yada hastanın karaciğer veya böbrek
fonksiyon testlerinin laboratuar verileri ile bozuk
olduğunun klinik olarak belgelenmesi hallerinde, raporda
belirtilen lipozomal veya lipid kompleks amfoterisin-B
veya kaspofungin veya vorikanazol
kullanılabilecektir. Kaspofungin, vorikanazol,
lipozomal amfoterisin-B ve lipid kompleks
amfoterisin-B’nin parenteral formları EHU onayı ile
mutlak surette yatarak tedavide kullanılabilir. Bu
ilaçların oral formları ise yine EHU onayı ile ayaktan
tedavide de kullanılabilecektir.
12.7.24. Solunum Sistemi
Hastalıkları İlaçları Kullanım İlkeleri Bu
grup ilaçların ayaktan tedavide kullanımı aşağıdaki
ilkelere göre yapılacaktır. 1. Astım
tedavisinde; Formeterol, salmeterol ve
kombinasyonları, reçeteye göğüs hastalıkları, göğüs
cerrahisi, alerji, iç hastalıkları, çocuk sağlığı ve
hastalıkları uzman hekimleri tarafından yazılacaktır. Bu
uzman hekimlerden en az birinin bulunduğu resmi sağlık
kurulu raporu mevcut ise tedavinin devamı için diğer
hekimlerce de yazılabilecektir. Montelukast,
zafirlukast, reçeteye iç hastalıkları, çocuk
hastalıkları göğüs hastalıkları ve alerji uzman
hekimleri tarafından yazılacaktır. Bu uzman hekimlerden
en az birinin bulunduğu resmi sağlık kurulu raporu
mevcut ise tedavinin devamı için diğer hekimlerce de
yazılabilecektir. 2. KOAH tedavisinde; Formeterol,
salmeterol ve tiotropium, reçeteye göğüs hastalıkları,
göğüs cerrahisi, iç hastalıkları, çocuk hastalıkları ve
kardiyoloji uzman hekimleri tarafından yazılacaktır. Bu
uzman hekimlerden en az birinin bulunduğu resmi sağlık
kurulu raporu mevcut ise tedavinin devamı için diğer
hekimlerce de yazılabilecektir. Formeterol ve
salmeterol’ün inhaler kortikosteroidlerle
kombinasyonları, reçeteye iç hastalıkları, çocuk
hastalıkları, göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisi
uzman hekimleri tarafından yazılacaktır. Bu uzman
hekimin bulunduğu resmi sağlık kurulu raporu mevcut ise
tedavinin devamı için diğer hekimlerce de
yapılabilecektir. 3. Mevsimsel alerjik rinit
tedavisinde: Montelukast kulak burun boğaz uzman
hekimleri tarafından yazılabilecektir.
12.7.25. Antiepileptik
İlaçların Epilepside Kullanım
İlkeleri:
Gabapentin, lamotrigin, topiramat, vigabatrin,
levatirasetam, ve bunun gibi yeni nesil antiepileptikler
nöroloji (erişkin ve çocuk), çocuk hastalıkları veya
nöroşirurji uzman hekimleri tarafından yazılacaktır. Bu
uzman hekimlerden birinin bulunduğu, kullanılacak ilacın
etken maddesi, kullanım dozu ve süresini belirten sağlık
kurulu raporu mevcut ise diğer hekimlerce de reçeteye
yazılabilecektir.
12.7.26. Levosimendan Kullanım
İlkeleri Akut kalp yetmezliği, dekompanse
kalp yetmezliğinin akut döneminde yatan hastalara; -
Öncelikle hastane eczanesinden temin edilir. Hastane
eczanesinden temini mümkün olmazsa, sözleşmeli eczaneden
yatan hasta reçetesiyle temin edilir ve mükerrer ödeme
yapılmaması için hastane faturasında bu ilacın
olmadığının kontrolü gerekir. - İnvaziv hemodinamik
monitarizasyon yapılabildiği yoğun bakım ünitelerinde,
- Kardiyoloji, kalp damar cerrahisi, anestezi
ve reanimasyon ile acil uzman hekimleri
tarafından, kullanılabilecektir.
12.7.27. Faktör ve Diğer Kan
Ürünlerinin Reçete Edilme İlkeleri
A ) Faktörler Hastanın tanısı, faktör
düzeyi, varsa inhibitör düzeyini belirten hematoloji
uzman hekiminin imzasının bulunduğu sağlık kurulu
raporuna dayanılarak; - Akut kanaması olduğu
durumlarda yada cerrahi girişimler öncesi, - Faktör
düzeyi % l'in altında ve/veya ayda üçten fazla kanaması
olan hastalarda proflaksi endikasyonu konulduktan sonra
haftalık faktör kullanım miktarı 4500 üniteyi geçmediği
taktirde Sağlık Bakanlığı tarafından verilen hastaya
özel Hemofili Takip Karnesine yazılarak
verilecektir. Haftalık faktör kullanımının 4500
üniteyi geçmesi gerektiği durumlarda ayrıca bu durumu
belirten yeni bir sağlık kurulu raporu
düzenlenecektir. Acil müracaatlarda; hastanın tam
teşekküllü resmi sağlık kurumlarına başvurması halinde,
Hemofili Takip Karnesinin mevcut olmaması veya bu belge
mevcut, ancak ilaçta doz arttırılmasını gerektirecek
yeni bir endikasyonun gelişmesi halinde ilk mesai
gününde raporun çıkarılması, reçete veya tabela üzerinde
bu durumun hekimin el yazısı ile belirtilmesi koşuluyla,
hastanın tedavisi sağlanacaktır. Acil durumlarda
hastaya en fazla bir günlük dozda ilaç yazılarak
hematoloji uzman hekiminin bulunduğu tam teşekküllü bir
hastaneye sevk edilecektir. Faktör VIIa, hastanın
tanısı, faktör düzeyi, varsa inhibitör düzeyini belirten
hematoloji uzman hekiminin imzasının bulunduğu sağlık
kurulu raporuna dayanılarak; yatan hastalarda
endikasyonları belirtilen dozlar doğrultusunda
günde 3 doz veya bu hastaların opere edilmesi halinde
ise 12 doza kadar uzman hekim tarafından reçete
edildiği taktirde geri ödenir.
B ) Anti Rh Kullanım İlkeleri a) Doğum Sonu
Kullanım; Doğum belgesi, anne-bebek kan grubu
belgesi, Direkt Coombs testi negatifliğini gösteren
belge ve Anti Rh reçetesine dayanılarak
verilecektir. b) Düşük veya küretaj sonrası
kullanımı; Resmi ve anlaşmalı sağlık tesisinde
annenin ve babanın kan grubu belgesi, düşük veya küretaj
olduğuna dair bir sağlık kuruluşunun belgeleri ekinde
Anti Rh reçetesine dayanılarak verilecektir. c)
Antenatal Kullanım; Anne-baba kan grubu belgeleri ve
İndirekt Coombs testi negatifliğini gösteren belge ile
sağlık kurulu raporunda doz ve kullanım süresi
belirtilerek verilecektir. d) Idiopatik (İmmün)
Trombositopeni’de Kullanımı: İntravenöz formu Rh
pozitif ve splenektomisiz hastalarda resmi sağlık kurulu
(erişkin veya pediatrik hematoloji uzman hekiminin
bulunacağı) raporunda doz ve kullanım süresi
belirtilerek verilebilir. Reçeteler hematoloji uzman
hekimince düzenlenecektir.
C ) Antitrombin III Kullanım
İlkeleri Hastalığın tanısı, günlük kullanım
dozu ve süresini belirten resmi sağlık kurulu (erişkin
veya pediatrik hematoloji uzman hekiminin bulunacağı)
raporuna dayanılarak en fazla 3 günlük dozda
verilebilecektir. Yeniden kullanımı gerektiğinde bir
önce verilen ilacın kullanıldığının yeni düzenlenecek
raporda belirtilmesi ve bu raporda da hastalığın tanısı,
günlük kullanım dozu ve süresinin kayıtlı olması
gereklidir.
D) Human Albumin kullanım İlkeleri Human
albümin preparatları yalnızca yatarak tedavi gören
hastalara, albümin düzeyi 2.5g/dl ve altında ise uzman
hekimlerce yazılabilir, laboratuar sonuçları ve
kullanılan miktar epikrizde belirtilecektir. Hastane
eczanesinde bulunmadığı durumlarda, günlük doz ve tedavi
protokolünü ve kan albümin düzeyinin 2.5g/dl ve altında
olduğunu gösterir sağlık kurulu raporuna dayanılarak en
fazla 3 (üç) günlük dozda verilecektir.
Plazmaferezde kan albümin düzeyi şartı aranmaz.
E) Bu maddede yer alan faktörler ile diğer kan
ürünlerinin reçetelenmesinde bu Tebliğin 18.2 inci
maddesinde belirtilen koşullara da uyulacaktır.
12.7.28. Viskosuplemantasyon
Ürünleri Kullanım İlkeleri Bu ürünler her
bir diz eklemi için yılda bir kürden (1 kür tedavi birer
hafta arayla 3 doz uygulamayı kapsar) fazla
uygulanamaz. Ortopedi, fizik tedavi ve rehabilitasyon,
romatoloji ve immünoloji uzman hekimlerince reçete
edilecektir. Aynı diz eklemi için 3 kürden fazla
uygulama yapılmaz.
12.7.29. Kadın Cinsiyet
Hormonları Kullanım İlkeleri Bu grup
ilaçların bütün formlarından; 1. Östrojenler ve
hormon replasman tedavisinde kullanılanlar -
Östradiol yada konjüge östrojen ve progestojen
kombinasyonları - Yalnız östrojen içerenler -
Tibolon içerenler. 2. Progestojenler, Kadın
hastalıkları ve doğum, iç hastalıkları, ortopedi, fizik
tedavi ve rehabilitasyon ve aile hekimi uzmanları
tarafından ve sağlık kurulu raporuna istinaden tüm
hekimlerce yazılabilir.
12.8. Sağlık
Bakanlığı (İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü) Bilimsel
Komisyonları tarafından herhangi bir ilaçla ilgili
“Güvenlik ve Endikasyon Formu” geliştirilmiş ise ilgili
ilacın geri ödenmesi için söz konusu formun doldurulması
ve gereken imzaların tamamlanması ve bir örneğinin
reçeteye eklenmesi gerekmektedir.
13. Eczanelerle Yapılacak
Anlaşma 13.1. Yönetmelik
gereğince, kurumlarca ilaç ve gereçlerin sağlanmasının
mümkün olmadığı hallerde, kurumlarla eczaneler arasında
yapılacak anlaşmaya esas teşkil etmek üzere Bakanlığımız
ile Türk Eczacıları Birliği Merkez Heyeti (TEB) arasında
Protokol (EK-3) imzalanmıştır. 13.2.
Eczaneler, Kurumlarla sözleşme yaparken 6643 sayılı Türk
Eczacıları Birliği Kanununun 39 uncu maddesine
dayanılarak TEB tarafından bastırılmış, imzalanan bu
Protokole uygun “Tip Sözleşmeleri” kullanırlar.
(EK-3/A). Eczanenin yapacağı indirim oranının tespiti
amacıyla EK-3/B formunun bir örneği ibraz
edilecektir.
13.3. Kurumlar, “Protokol”de yer
alan usul ve esaslar çerçevesinde, imalatçı/ithalatçı
indirimi ile eczacı indirimini yapan ve yukarıda
belirtilen işlemleri tamamlayan her eczane ile protokol
ekinde yer alan örnek sözleşme formuna göre (bu
protokoldeki hükümlere aykırı hareketleri nedeniyle
sözleşmeleri feshedilenler hariç) sözleşme yapacaktır.
Kurumlar belirlenen şartlar dışında sözleşme yapmaya
yetkili değildir. 13.4. T.C. Emekli
Sandığı, protokol ile belirlenen genel esaslara aykırı
olmamak şartıyla, bilgisayar ile reçete kabulüne ilişkin
usul ve esasları tespit
edebilir. 13.5. İlgili yıl
protokolüne uygun olarak düzenlenen sözleşme metni,
ödeme yapacak birime ibraz
edilecektir. 13.6. Kurum ve
kuruluşlar, sözleşme yaptıkları eczanelerin adresini
gösterir bir yazıyı yıl boyunca personelin görebileceği
uygun bir yere (kurum hekimliği gibi)
asacaklardır. 13.7.
Sözleşmeler, ilk defa yapılacak olanlar hariç, eczaneler
tarafından bu Tebliğin Resmi Gazetede yayımlanmasını
takip eden en geç 45 gün içerisinde yenilenecektir.
13.8. Eczanelerce
düzenlenen faturalar, bir üst yazı ile kuruma teslim
edilir. 13.9. TEB, sözleşmesi
feshedilen eczaneleri tüm eczacı odalarına bildirir.
Sözleşmesi feshedilen eczacının başka bir yerleşim
yerinde eczane açması halinde sözleşme yapılamaz ve bu
amaçla eczacı odası tarafından onay
verilmez. 13.10. Eczane
bulunmayan mahallerde, ilaçlar; 6197 sayılı Eczacılar ve
Eczaneler Hakkında Kanun hükümlerine göre hekimler
tarafından açılan ecza dolaplarından bu Tebliğ ve eki
protokolde tespit edilen hükümlere uyulmak suretiyle
temin edilecektir.
14. İlaçlarda Uygulanacak
İndirim Oranları ve Eşdeğer İlaç Uygulaması
14.1. Uygulanacak İndirim
Oranları Eczanelerden temin edilecek reçete
muhteviyatı ilaçlar için eczaneler, ilgili kurum ve
kuruluşlara aşağıda belirtilen şekilde indirim
yapacaklardır. a) Tüm Jenerik
ilaçlarda perakende satış fiyatı (KDV dahil)
üzerinden %11 oranında imalatçı veya ithalatçı indirimi
uygulanır, ayrıca indirimli bedel üzerinden eczacı
indirimi yapılır. b) Orijinal
ilaçlar iki grupta ele alınacak, indirim iki grup için
farklı uygulanacaktır. ba) Birinci
Grup: İlgili ilaç molekülünün Türkiyede ilk
ruhsatlandığı tarihten itibaren 6 tam yılı doldurmamış
ilaçlarda perakende satış fiyatı (KDV dahil)
üzerinden % 4 oranında imalatçı veya ithalatçı indirimi
uygulanır, ayrıca indirimli bedel üzerinden eczacı
indirimi yapılır. bb) İkinci Grup:
Birinci grubun dışındaki orijinal ilaçlarda perakende
satış fiyatı (KDV dahil) üzerinden %11 oranında
imalatçı veya ithalatçı indirimi uygulanır. Ayrıca
indirimli bedel üzerinden eczacı indirimi
yapılır.
c) Yukarıda (a) ve (b) bentlerinde belirtilen
imalatçı/ithalatçı indirimi yapıldıktan sonra kalan
tutarlar üzerinden uygulanacak eczane indirimi 2005 yılı
satış hasılatı (KDV hariç); 220.000 YTL’ye kadar
olan eczaneler tarafından yüzde üç ( %3), 220.000 YTL
ile 440.000 YTL arasında olan eczaneler tarafından yüzde
üçbuçuk( %3,5), 440.000 YTL ile 550.000 YTL arasında
olan eczaneler tarafından yüzde dört ( %4), 550.000
YTL üzerinde olan eczaneler tarafından yüzde dörtbuçuk (
%4,5), oranında
uygulanacaktır. d) Bakanlar
Kurulunun 06/02/2004 tarih ve 2004/6781 sayılı Kararının
eki “Beşeri Tıbbi Ürünlerin Fiyatlandırılmasına Dair
Karar” gereğince, 15 Haziran 2004 tarihi itibariyle
fiyatları, Sağlık Bakanlığınca belirlenen azami
fiyatların (referans fiyat) altında kalan orijinal
ilaçlarda, imalatçı veya ithalatçı indirimi oranı,
referans fiyatın altında kaldığı oran kadar daha az
uygulanacaktır. e) KDV dahil
perakende satış fiyatı 3,24 YTL ve daha az olan ilaçlar
için perakende satış fiyatı (KDV dahil) üzerinden
% 4 oranında imalatçı veya ithalatçı indirimi uygulanır,
ayrıca indirimli bedel üzerinden eczacı indirimi
yapılır. Yukarıda belirtilen indirim oranlarının
uygulanmasında; ilacın perakende satış fiyatına (KDV
dahil), bu ilacın perakende satış fiyatının 3,24 YTL nin
altında olup olmadığı da dikkate alınarak, önce bu
Tebliğe ekli “Bedeli Ödenecek İlaçlar Listesi”nde
(EK-2/D) belirtilen imalatçı veya ithalatçı indirim
oranı, sonra varsa referansa göre azaltılacak indirim
oranı uygulanır ve bulunan bu bedel üzerinden eczacı
indirimi yapılır. Uygulama birliğinin sağlanması
amacıyla bedeli ödenecek ilaçların barkod numaraları,
ticari isimleri ve her birine uygulanacak indirim
oranları bu Tebliğe ekli Bedeli Ödenecek İlaçlar
Listesinde (EK-2/D) belirtilmiştir. İlaç molekülünün
Türkiye’de ilk ruhsatlandırıldığı tarihten itibaren 6
tam yılı doldurması nedeniyle imalatçı/ithalatçı indirim
oranı değişecek ilaçlar ile 2006 yılı içerisinde 6
yaşını dolduracak ilaçların 6 yaşını doldurdukları tarih
ve bu tarihten sonra uygulanacak indirim oranları bu
listede ayrıca gösterilmiştir. İlaç firmaları,
satışa sundukları ilaçları için, yukarıda belirtilen
indirim oranlarının üzerinde ilave indirim uygulanması
hususunda Geri Ödeme Komisyonu’na talepte
bulunabilirler. Bu talepler anılan Komisyonca
değerlendirilir ve varsa yapılacak değişiklikler ayrıca
duyurulur. Hastaneler, yatarak tedavilerde
kullandıkları ve kendi eczanelerinden temin ettikleri
ilaçlara da yukarıda belirtilen esaslara göre indirim
uygulayarak fatura edeceklerdir. Serbest eczane satışı
olmayan ve Sağlık Bakanlığı tarafından “depocu fiyatlı
ilaçlar” şeklinde tanımlanan ürünlere, depocu satış
fiyatı üzerinden Tebliğe ekli Bedeli Ödenecek İlaçlar
Listesinde (EK-2/D) gösterilen imalatçı/ithalatçı
indirimi uygulanır, ayrıca eczacı indirimi
uygulanmaz. Majistral ilaçlarda; terkibinde
eczanelerde perakende satışı olan ilaçların kullanılması
halinde, bu müstahzarlara ilişkin imalatçı/ithalatçı
indirim oranı ile eczacı indirimi uygulanacak,
terkibinde müstahzar bulunmayanlarda ise sadece Türk
Eczacıları Birliği tarafından yayımlanan Majistral
Tarife üzerinden eczacı indirimi
uygulanacaktır. Eczaneler, majistral ilaçların
faturalarını düzenlerken, “8699999999999” kodunu
kullanacaklardır. Reçeteyi yazan hekimin el yazısı
ile serumların adet bilgisinin yanında “setli” ibaresine
yer verilmediği takdirde, eczaneler tarafından setli
ürün barkodu girilse dahi yazılan tüm serumların bedeli
setsiz fiyatları üzerinden ödenecektir.
14.2. Geri Ödeme Açısından
Eşdeğer (Benzer) İlaç Uygulaması 17/09/2004
tarihli ve 5234 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile 178
sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesine
eklenen (r) bendi çerçevesinde, eşdeğer ilaç uygulaması
gerçekleştirilecek olup, bu uygulama kapsamında tüm
kurumlar eşdeğer ilaç bedellerinin ödenmesinde en
ucuzunun % 22 fazlasına kadarını dikkate
alacaklardır. Fiyatları en ucuz olarak referans alınacak
ürünlerin eczacılar tarafından ulaşılabilir olması
gerekir. Bu amaçla, tavana esas en ucuz ilaç olarak
belirlenen ilacın en az 5 ay piyasada bulunma ve ilgili
eşdeğer ilaç grubuna dahil olan ilaçlar arasından en az
%1 pazar payına sahip olması gözetilir. Söz konusu süre
ve pazar payının her bir eşdeğer ilaç grubundaki ilaç
sayısı dikkate alınarak yeniden belirlenmesine ve
bunlara ilişkin tereddütlerin giderilmesine Geri Ödeme
Komisyonu yetkilidir. Eşdeğer ilaç uygulaması;
temelde, sınırlandırılmış bir terapötik eşdeğerlik
olarak, aynı endikasyon için kullanılabilecek aynı etken
maddeyi içeren ürünlerin benzer dozaj formları arasında
fiyat karşılaştırması esasına dayanır. Bu esasa
göre, belirlenen eşdeğer ilaç gruplarının her birinde:
a) Bu Tebliğin 14.1 inci maddesinde belirtildiği
şekilde indirim oranları uygulanmak suretiyle, ilaçların
indirimli kutu fiyatı bulunur. b) İndirimli kutu
fiyatı üzerinden, gruba dahil ilaçların ortak en küçük
birimi başına düşen “indirimli birim bedel”
hesaplanır. c) Gruptaki ilaçlar için bulunan bu
indirimli birim bedeller karşılaştırılarak o eşdeğer
ürün grubu için geçerli en ucuz birim bedel bulunur.
d) Bulunan en ucuz fiyata % 22 ilave edilerek o
gruptaki ilaçlar için ödenebilecek azami birim bedel
bulunur. e) Bu şekilde bulunan ödenebilecek azami
birim bedel esas alınarak, gruptaki her bir ilacın
ambalaj formuna göre o ilaca özgü kutu bedeli hesaplanır
ve ortaya çıkan bu kutu fiyatı, aynı ilacın indirimli
kutu fiyatı ile karşılaştırılır. f) İndirimli kutu
fiyatının, azami birim bedelden yola çıkılarak
hesaplanan kutu fiyatını aşan kısmı Kurumlar tarafından
ödenmez.
Örnek 1: Eşdeğer ilaç
uygulamasının birim fiyata göre
hesaplanması; İndirimli bedelleri 10 mg 10
tabletlik ürün 10 YTL, 10 mg 8 tabletlik ürün 9 YTL, 10
mg 14 tabletlik ürün 15 YTL ise, bu eşdeğer ürün grubu
içinde tablet birim fiyatı en ucuz olan 10 tabletlik
form (birim Fiyatı 1 YTL) eşdeğer ilaç uygulamasında
esas alınır. Gruba dahil olan en ucuz ilacın birim
fiyatı 1 YTL olduğu için, birim fiyat olarak
ödenebilecek üst limit (1*1,22)=1,22 olacak, gruba dahil
olan ilaçlar için ödenebilecek üst limitler, ilacın
tablet sayısı ile 1,22 rakamı çarpılarak
bulunacaktır. Eczacılar tarafından fatura
düzenlenirken, eşdeğer ilaçlara ilişkin %22 üst sınırı,
14.1 inci maddede belirtilen esaslara göre bulunan
indirimli bedeller üzerinden hesaplanacaktır. (Örneğin;
bir eşdeğer ilaç grubu içindeki en ucuz ilacın indirimli
bedeli 100 YTL ise, aynı gruptaki reçete edilen herhangi
bir ilaç için ödenebilecek azami bedel 122 YTL dir.
Ancak, reçeteye yazılan ilacın bedeli 115 YTL ise 122
YTL değil, 115 YTL ödenecektir.) Bu Tebliğ ve eki
Protokolde belirtilen esaslar çerçevesinde, hasta
tarafından alınan ilaç, eşdeğer ilaç uygulamasına tabi
bir ilaç ise; önce ilacın indirimli bedeli hesap
edilecek, daha sonra bu indirimli bedel dikkate alınarak
bulunan birim fiyat üzerinden eşdeğer ilaç uygulaması
yapılacaktır. Hasta katılım payları, ilacın indirim
oranı ve eşdeğer ilaç uygulaması yapıldıktan sonraki
tutarı üzerinden hesaplanarak düşülür. Hasta katılım
payından muaf ilaçlar için kurumlarca en fazla, eşdeğer
ilaç uygulaması sonucu bulunacak üst limitler kadar
ödeme yapılacaktır. Eşdeğer ilaç grupları ve bu gruba
dahil olan ilaçlar Tebliğe ekli Bedeli Ödenecek İlaçlar
Listesinde (EK–2/D) “Eşdeğer (Benzer) Ürün Grubu”
sütununda eşdeğer ürün grup kodu ile belirtilmiştir. Bu
gruplar, Sağlık Bakanlığının da görüşü alınarak
gerektiğinde değiştirilebilir.
Örnek 2: Eşdeğer ilaç
uygulamasına tabi olmayan ilaçlar
için; İmalatçı fiyatı 10 YTL olan bir
ilacın, depocu fiyatı 10,90 YTL (% 9 depocu karı
ilaveli), KDV hariç eczacı fiyatı 13,62 YTL (% 25 eczacı
karı ilaveli) ve KDV dahil perakende satış fiyatı
(eczacı satış fiyatı) 14,71 YTL (% 8 KDV ilaveli) olduğu
dikkate alınarak; Bu ilaç için imalatçı/ithalatçı
indirim oranı % 11 ise, bu durumda kurumlara yapılacak
indirim şu şekilde hesaplanacaktır. İmalatçı fiyatı 8,90
YTL (% 11 indirim), depocu fiyatı 9,70 YTL (% 9 depocu
karı ilaveli), KDV hariç eczacı fiyatı 12,12 YTL (%25
eczacı karı ilaveli) ve KDV dahil kurumlara satış fiyatı
13,09 YTL (% 8 KDV dahil) olacaktır. Aynı fiyata ulaşmak
için 14,71 YTL olan KDV dahil perakende satış fiyatı
üzerinden % 11 oranında imalatçı/ithalatçı indirimi
düşürüldükten sonra, kurumlara satış fiyatı olan 13,09
bulunacaktır. Bu fiyat üzerinden eczacı tarafından
14.1. bölümünün (c) bendinde belirtilen oranlarda eczacı
indirimi yapılacak ve hasta katılım payı hariç ödemeye
esas tutar bulunacaktır. Örneğin eczacı indiriminin %3,5
olarak uygulandığı durumda ödemeye esas tutar (12,63
YTL) olacaktır. Bu tutar üzerinden % 20 oranında
hasta katılım payı hesaplanarak (12,63x%20=2,52)
düşüldükten sonra, kalan tutar (12,63- 2,52=10,11)
kuruma fatura edilecektir. Bu ilaç için
imalatçı/ithalatçı indirim oranı % 4 ise bu durumda
kurumlara yapılan indirim şu şekilde hesaplanacaktır.
İmalatçı fiyatı 9,60 YTL (% 4 indirim), depocu fiyatı
10,46 YTL (% 9 depocu karı ilaveli), KDV hariç eczacı
fiyatı 13,08 YTL (% 25 eczacı karı ilaveli) ve KDV dahil
kurumlara satış fiyatı 14,13 YTL (% 8 KDV dahil)
olacaktır. Aynı fiyata ulaşmak için 14,71 YTL olan KDV
dahil perakende satış fiyatı üzerinden % 4
imalatçı/ithalatçı indirimi düşürüldükten sonra,
kurumlara satış fiyatı olan 14,13 YTL
bulunacaktır. Bu fiyat üzerinden eczacı tarafından %
3,5 oranında eczacı indirimi yapılacak ise hasta katılım
payı hariç ödemeye esas tutar (13,62 YTL)
bulunacaktır. Yukarıda belirtildiği şekilde hasta
katılım payı düşüldükten sonra, kalan tutar kuruma
fatura edilecektir.
Örnek 3: Eşdeğer ilaç
uygulamasına tabi ilaçlar için; Eşdeğer ilaç
uygulamasındaki ilaç grubuna dahil olan ilaçların; etken
madde miktarları ile tablet sayılarının aynı, KDV dahil
perakende satış fiyatlarının ise 120, 130, 155 ve 170
YTL olduğunu varsayalım. Bu ilaçların yukarıdaki örnekte
belirtildiği şekilde üretici/ithalatçı indirimi ile
eczacı indirimi (eczacı indirimi %3,5 olarak kabul
edilmesi halinde) düşüldükten sonra kalan tutarları,
sırası ile 103,06, 111,65, 133,12 ve 146,00 YTL
olmaktadır. (A) Memuru, indirimli fiyatı 103,06, 111,65
olan ilaçlardan herhangi birisini aldığı takdirde, bu
ilacın bedeli, hasta katılım payı da düşülerek memurun
kurumuna fatura edilecektir. Reçeteye bağlı olarak memur
tarafından KDV dahil perakende satış fiyatı 170 YTL,
indirimli fiyatı ise 146 YTL ve perakende satış fiyatı
155 YTL, indirimli fiyatı 133,12 YTL olan ilaçlardan
herhangi birinin alınması halinde bu ilaçların fiyatı,
eşdeğer ilaç uygulaması sonucu bulunan en ucuz bedelden
%22 artırımlı azami tutarın (103,06x1,22=125,73)
üzerinde olduğundan, kurum tarafından ödemeye esas tutar
125,73 YTL olacak, 125,73 YTL esas alınarak hesaplanan
%20 hasta katılım payı 25,14 YTL düşülerek, kalan tutar
100,58 YTL kuruma fatura edilecektir. Aynı ilaç, katılım
payından muaf bir ilaç ise kuruma 125,73 YTL üzerinden
fatura edilecektir. Memurun aldığı ilacın fiyatının
155 YTL olması ve imalatçı/ithalatçı indirim oranının %
4 olması halinde, bu ilacın indirimli tutarı (143,59),
eşdeğer üst limitin üzerinde olduğundan, ödemeye esas
tutar 125,73 YTL olacaktır.
Örnek 4: Eşdeğer ilaç
uygulamasına tabi ilaçlar için; Eşdeğer
ilaç uygulamasındaki ilaç grubuna dahil olan
ilaçların; üçüncü örnekte olduğu gibi etken madde
miktarları ile tablet sayılarının aynı, KDV dahil
perakende satış fiyatlarının ise 120, 130, 155 ve 170
YTL olduğunu varsayalım. Bu ilaçların üretici/ithalatçı
indirimi ile eczacı indirimi (eczacı indirimi %3,5
olarak kabul edilmesi halinde) düşüldükten sonra kalan
tutarları, sırası ile 103,06, 111,65, 133,12 ve 146,00
YTL olmaktadır. (A) Memuru, kendisine reçete edilen 170
YTL tutarındaki ilaç yerine 130 YTL tutarındaki ilacı
almış ise, hasta katılım payı 130 YTL tutarındaki ilacın
indirimli fiyatı esas alınarak hesaplanacak ve katılım
payı da düşülerek memurun kurumuna fatura
edilecektir.
15. Eczanelerden İlaç
Temini 15.1. Hekimler
tarafından reçete ile gerekli görülen ilaçlar, Türk
Eczacıları Birliği Merkez Heyeti ile imzalanan protokol
(EK-3) de yer alan hükümler çerçevesinde sözleşme
yapılan eczanelerden temin edilecektir. Bilgisayar
sistemine (barkod okuyucu) geçmiş kurumların
eczanelerden yazılı istekte bulunmaları halinde
eczaneler tarafından ilaç ambalajları üzerindeki barkod
(çizgikod) diyagramları da kesilerek fiyat kupürleriyle
beraber reçeteye düşmeyecek şekilde
yapıştırılacaktır. Kurumlarca reçete bedellerinin
eczanelere ödenmesi sırasında reçete tarihindeki
fiyatlar esas alınarak kurum gerçekleştime görevlileri
ve muhasebe yetkilileri tarafından protokol hükümlerine
uyulması yönünde gerekli itina gösterilecektir. Bu
çerçevede, reçetelere eklenen ilaç fiyat kupürlerinin ve
barkod diyagramlarının orijinal ambalajına uygun olup
olmadığı mutlaka kontrol edilecektir. Kurumlarca ilaç
bedellerinin ödenmesinden sonra yeniden kullanımını
önlemek üzere tahakkuk evrakının ekinde yer alan
reçetelere yapıştırılan ilaç fiyat kupürleri ve barkod
diyagramları mürekkepli bir kalemle
çizilecektir. Reçeteler üzerinde, ilaç isim ve
dozlarının değiştirilmesi, karalama, düzeltme, silinti,
kazıntı ve ekleme yapılması hallerinde (ilgili hekim
tarafından reçete tashihinin imzalanması ve mühür
ve/veya kaşe basılması halleri hariç) bedelleri muhasebe
yetkililerince ödenmeden reçeteler ilgili eczaneye iade
edilerek protokol hükümleri çerçevesinde işlem tesis
edilir. 15.2. İlaçlar reçetenin
tanzim tarihinden itibaren dört iş günü içinde öncelikle
sözleşme yapılan eczanelerden temin edilecektir. Bu
sürenin dışında vaki müracaatlarda reçete muhteviyatı
ilaçlar eczanece verilmeyecektir. Ayakta veya
meskende yapılan tedaviler sonucu gerekli görülen
ilaçların sözleşmeli eczanelerden alınması halinde, bu
Tebliğin 14 üncü maddesinde belirtildiği şekilde
hesaplanan indirim miktarı ve hasta katılım payı
düşüldükten sonra, geriye kalan kısmı için fatura
düzenlenerek hastanın kurumundan tahsili yoluna
gidilecektir. 15.3. Sözleşmeli
eczane bulunmaması veya sözleşmeli eczane
bulunmasına rağmen reçetede yazılı ilacın bu
eczanelerden temin edilememesi durumunda, sözleşme
yapılmayan herhangi bir eczaneden alınan ilacın
bedelinden, bu Tebliğin 14 üncü maddesinde belirtildiği
şekilde hasta katılım payı ve imalatçı/ithalatçı indirim
oranı ile eczacı indirimi düşüldükten sonra, kalan kısım
kurum tarafından ilgiliye ödenecektir. Bu ödemenin
yapılabilmesi için, reçeteye ilaçların fiyat
kupürlerinin tamamı ilacın ismi de yer alacak şekilde
yapıştırılacaktır. Eczane tarafından verilen ilaçları ve
tutarını gösteren faturanın da ilaç fiyat kupürleri
yapıştırılmış olan reçete ile birlikte ibrazı
zorunludur. 15.4. Kurumlar, reçete
bedellerini, üzerinde gerekli incelemeyi yaptıktan sonra
reçetelerin kuruma veriliş tarihinden itibaren en geç 18
iş günü içinde ödeyeceklerdir. 15.5.
Sağlık Bakanlığının 03/03/2001 tarihli ve 24335 sayılı
Resmi Gazete’de yayımlanan Tebliği ile açıklanan esaslar
çerçevesinde yeni fiyat verilen veya mevcut fiyatların
ayarlanması sonucu ortaya çıkacak fiyat değişiklikleri
sebebi ile sürşarj yapılan müstahzarların isim ve yeni
fiyatlarını gösterir listeler, İl Sağlık
Müdürlüklerinden temin edilerek bu listelere göre
ödemeler yapılacaktır. Fiyat değişikliği durumunda da
reçete tarihindeki fiyatlar esas alınacaktır. Yersiz
ödemelere yol açmamak için de işlemlerin yürütülmesinde
gerekli itina gösterilecektir.
16. İlaç Bedellerinin
Ödenmesi 16.1. Sağlık kurum
ve kuruluşlarında yatarak sağlanan tedaviler
sonucu doğan ilaç bedellerinin tamamı hastanın
kurumu tarafından ödenecektir. Ayakta veya evde
yapılan tedavilerde kullanılan ilaç bedellerinden,
eczane tarafından yapılan indirim ve hasta katılım payı
düşüldükten sonra kalan tutarlar kurum tarafından
ödenecektir. Hasta katılım payı, Maliye Bakanlığı
Muhasebat Genel Müdürlüğü tarafından tespit edilen
esaslara göre ilgililerin maaşlarından
kesilecektir. 16.2. Sağlık kurulu
raporu ile belgelendirilmek suretiyle tüberküloz,
kanser, kronik böbrek, akıl hastalıkları, organ nakli ve
benzeri uzun süreli tedaviye ihtiyaç gösteren
hastalıkların ayakta veya meskende tedavileri sırasında
kullanılmasına gerek görülen ve anılan hastalıkların
tedavisi için hayati önem taşıdıkları Sağlık
Bakanlığınca tespit edilen jenerik (etken madde) isim
veya farmakolojik tasnif itibariyle “Hasta Katılım
Payından Muaf İlaçlar” listesinde (EK-2) yer alan
ilaçlardan hasta katılım payı alınmayacaktır. İlaç
bedellerinin ödenebilmesi için reçetelere ilgili hastaya
ait sağlık kurulu raporu fotokopisi eklenecek, bu
reçetelerden hiç bir şekilde hasta katılım payı
alınmayacaktır. Sağlık kurulu raporunun fotokopisinin
aslına uygunluğu, reçeteyi yazıp onaylayan sağlık kurumu
veya kuruluşu tarafından onaylanacaktır. Söz konusu
hastalıklar için hastalığın devam edip etmediğine dair
ilgiliden kurumca iki yılda bir sağlık kurulu raporu
istenecektir. Hasta katılım payından muaf ilaçlar
listesinde yer alan etken maddeleri ihtiva etmeyen
ilaçların, uzun süreli kullanımı resmi sağlık kurulu
raporu ile gerekli görülse dahi, Yönetmelik
gereğince bedellerinin hasta katılım payı
düşüldükten sonraki kalan kısmı kurumlarca
ödenecektir. 16.3. Yönetmeliğin 19
uncu maddesi hükmü çerçevesinde ayakta veya meskende
yapılan tedaviler için yurt dışından getirilen ve
kullanılan ilaç bedellerinden ilaç katılım payı olarak
öngörülen kısım hasta tarafından ödenecektir. Bu
ilaçlardan Tebliğe ekli (EK-2) nolu liste kapsamında
olanlardan sağlık kurulu raporunda belirtilmesi
kaydıyla hasta katılım payı alınmayacaktır.
Bu şekilde yurt dışından getirilen ilaç bedellerinin
ödenmesinde; fatura veya fiyat kupürleri esas alınacak,
bunlar yok ise Sağlık Bakanlığınca tespit edilen
kayıtlardaki fiyatlar üzerinden ödeme
yapılacaktır. 16.4. Yönetmeliğin 28
inci maddesine göre kaplıca tedavilerine gerek
görülenlerin; buralarda yaptırmış oldukları
tedavilerinde kullanılan ilaç bedellerinin % 20’si
ilacın temini sırasında yukarıdaki usullere uygun olarak
kendilerinden peşin olarak
alınacaktır. 16.5. İlaçların
kullanımı ve bedellerinin ödenmesi amacıyla verilecek
sağlık kurulu raporlarının yukarıdaki esaslara göre
düzenlenmesi zorunludur. Ancak bu Tebliğin yürürlüğe
girdiği tarihten önce düzenlenmiş mevcut sağlık kurulu
raporları süreleri bitimine kadar geçerlidir.
17. Enjeksiyon-Röntgen-Tahlil
Bedelleri Sağlık kurum ve kuruluşlarında
yaptırılan tahlil ve röntgen film bedellerinin
Tebliğ eki (EK-8) fiyat tarifesinde yer almaması
halinde, bu bedeller ilgili kurum tarafından
ödenmeyecektir. Sağlık kurum ve kuruluşlarında
görevli hekimler tarafından reçeteye yazılan “ampul”
adedi kadar ml’sine uygun plastik (disposable) enjektör
bedeli aynen ödenecektir. Hekimce reçeteye
enjektör ve adedi yazılmamışsa reçetenin arkasına,
verilen enjektörlerin (en fazla reçetedeki ampul
sayısı kadar) alındığına dair bir kayıt düşülmek
suretiyle eczacı tarafından ilgiliye imzalattırılır.
İlacın ampul veya şişe (Flakon) olarak verilmesinde
enjektör sayısının ilaç miktarına ve dozuna uygun olup
olmadığı dikkate alınacaktır.
17.1. İleri Tetkik İşlemleri
İçin Sevk Esasları Tomografi, magnetik
rezonans vb. ileri tetkik işlemleri için özel sağlık
kuruluşlarına sevk ancak, ikinci ve üçüncü basamak
sağlık kurumlarından sevk gerekçesi belirtilerek
yapılabilir. Sevk işlemi için; a) Daha önce yapılması
gereken tetkik ve tahlillerin yapılmış olması ve
sonuçlarına göre gönderilmesinin zorunlu olduğunun ve
sevki gerektirdiğinin tıbbi gerekçeleriyle birlikte
tetkiki isteyen uzman hekim raporuyla
belgelendirilmesi, b) Yukarıdaki prosedürlerin
tamamlanmasından sonra “Tomografi, Magnetik Rezonans vb.
İleri Tetkik İşlemleri Sevk Formu” (otokopili olacaktır
ve otokopi örnekleri ilgili sağlık kurumunda
saklanacaktır) (EK-1/D) formatına uygun olarak, tetkiki
isteyen ilgili dal uzmanı ile tetkiki yapan ilgili dal
uzmanınca sevk işleminin yapılması ve başhekim/mesul
müdür tarafından onaylanması, şartları
aranacaktır. Tetkik sırasında kontrast madde
kullanılması gerektiği taktirde sevk yapılan merkezdeki
yetkili hekim tarafından reçete edilebilecektir.
Daha önce yapılmış olan tetkik ve tahlillerin
isimleri ile sevke neden gerek duyulduğunun sevk
formatında belirtilmesi zorunludur. Ayrıca, ileri
tetkikleri yapan özel sağlık kurum veya kuruluşu
tarafından hastaya yapılan tetkike ait sonuç raporunun
faturaya eklenmek suretiyle ilgili ödeme kuruluşuna
gönderilmesi zorunludur. Sevk işlemi sadece bir tek
tetkik için yapılacaktır. Özel tetkik merkezinde
yaptırılan tomografi, magnetik rezonans vb. ileri tetkik
bedelleri, bu Tebliğe ekli Resmi Sağlık Kurumları Fiyat
Tarifesinde ( EK-8) belirtilen tutarı hiçbir şekilde
geçmeyecektir.
8. Kan ve Kan Ürünleri
Bedelleri
18.1. Kan ve Kan Komponentleri
Bedelleri Hastalar için hekimler tarafından
gerekli görülen kan ve kan komponentleri (eritrosit
süspansiyonu, tam kan, trombosit, plazma, vb.); resmi
hastaneler bünyesinde bulunan kan merkezleri ile Kızılay
kan birimlerinden (kan merkezleri ve istasyonları) temin
edilir ve bedeli, bu Tebliğe ekli Resmi Sağlık Kurumları
Fiyat Tarifesi ( EK-8 ) esas alınarak ödenir. Kan
ihtiyacının karşılanmasında güvenli kan temini esas
olup, bu konuda Sağlık Bakanlığı’nın “Kan ve Kan
Ürünleri Yönetmeliği” esaslarına uyulmalıdır. Hasta
yakınlarının kan verecek kişileri bulmasının sebep
olduğu sağlık ve sosyal sorunları önlemek için, Kızılay
kan birimlerinde kan ve kan komponentlerinin bulunduğu
durumlarda, replasman kan alınma yöntemi tercih
edilmeyecektir. Resmi ve özel hastaneler (Üniversite
hastaneleri dahil), kan ihtiyaçlarını, Kızılay’a ait kan
birimi bulunan yerlerde, bu birimlerden aşağıdaki
esaslara göre talep edeceklerdir. a) Kızılay kan
birimi talep edilen kan veya kan komponentlerini bu
Tebliğe ekli Kan ve Kan Komponentleri Talep Formuna
(EK-1/E) uygun olarak talep sahibi sağlık kurumuna talep
edilen süre içerisinde ulaştırmakla yükümlüdür. b)
Kan ve kan komponentlerinin talep ve transfer
sürecindeki her türlü işlem, talebi yapan sağlık kurumu
ile Kızılay kan birimi arasında doğrudan
gerçekleştirilecek, hasta veya hasta yakınlarından bu
konuda herhangi bir talepte bulunulmayacaktır. c) Bu
maddeye göre temin edilen kan ve kan komponentlerinin
bedeli (Tanıya Dayalı Paket İşlemlerde kullanılanlar
hariç) Kızılay kan birimlerince, kanı kullanan sağlık
kurumu tarafından doldurulan Tebliğe ekli kan ve kan
komponentleri talep formunun (Ek-1/E) faturaya eklenmesi
ile geri ödeme kurumlarına fatura edilir. Kızılay
tarafından bu Tebliğin eki Resmi Sağlık Kurumları Fiyat
Tarifesindeki (Ek-8) birim fiyatları üzerinden
ücretlendirilerek hastanın kurumundan tahsil
edilir. Kızılay tarafından kan bedellerinin geri
ödeme kurumlarından tahsil edilebilmesi için sşağıdaki
belgelerin ilgili kuruma gönderilmesi gerekmektedir.
1-Talep formu 2-Sağlık kuruluşları tarafından
toplu olarak alınan kan ve kan kompenetlerinin
haksahibinin bağlı olduğu geri ödeme kurumunu belirtir
başhekim onaylı liste 3-Kızılay tarafından
düzenlenmiş fatura
d) Tanıya Dayalı Paket Fiyat Uygulama İlkelerinin 5
inci maddesi gereği kan ve kan komponentleri paket
fiyata dahil olduğundan, paket fiyat kapsamında yapılan
işlemler için bu hükümler esas alınır. Bu nedenle paket
fiyat uygulamalarında kullanılacak kan ve kan
komponentleri ilgili sağlık kurumu tarafından bu
Tebliğin eki Resmi Sağlık Kurumları Fiyat Tarifesindeki
(Ek-8) birim fiyatları üzerinden % 7 indirimli olarak
Kızılay Kan Birimine ödenir. e) Bu madde
hükümleri çerçevesinde temin edilerek hastalara
kullanılan kan ve kan komponentleri için hastalardan
ayrıca ücret talep edilemez. f) Kan stoklarının israf
edilmemesi ve etkin kullanımının sağlanması bakımından,
sağlık kurumları ile Kızılay kan birimleri,
belirleyecekleri iletişim yöntemi ile stoklarındaki kan
miktarı ve türü konusunda karşılıklı olarak ve sürekli
bilgi aktarımını sağlamak ve mevcut stokları en etkin
biçimde kullanmakla yükümlüdürler. Kızılay kan
birimleri ile ilgili sağlık kurumları arasında bu madde
hükümleri çerçevesinde protokol düzenlenebilir.
18.2. Faktör ve Diğer Kan
Ürünlerinin Reçetelenmesi ve Hemofili Hastalarının
Bildirim Zorunluluğu a)
Hemofili teşhisi konulan hastalar, teşhisi koyan hastane
tarafından “Hemofili Bildirim Formu” düzenlenerek,
Sağlık Bakanlığına
bildirilecektir. b) Hemofili
hastaları bildirim formunda; hastanın adı soyadı,
çalışmakta olduğu kurum, emekli ve kurum sicil numarası,
doğum tarihi, doğum yeri, ev ve işyeri telefon
numaraları, adresi, kan grubu, eksik faktör
(tipi-düzeyi), inhibitör düzeyi, aşıları ve tanı tarihi
bildirilecektir. c) Hemofili
hastaları için Sağlık Bakanlığınca belirlenen sağlık
kurumları tarafından en az bir hematoloğun imzasının da
bulunduğu sağlık kurulu raporu düzenlenecektir. Hemofili
hastaları için düzenlenen sağlık kurulu raporlarında,
faktör düzeyleri ve hematoloji uzmanı ibaresi mutlaka
belirtilecektir. d) Hastalara,
Sağlık Bakanlığı tarafından özel olarak düzenlenmiş
“Hemofili Takip Karnesi” ve turuncu renkte, dört nüshalı
hemofili reçetesi verilecektir. Hemofili reçetelerine
hematoloji veya dahiliye veya pediatri uzmanı tarafından
yalnız FAKTÖR yazılabilecek, reçetede bulunan bölümler
ilgili hekim ve eczacılar tarafından eksiksiz olarak
doldurulacaktır. e) Faktör dışındaki
diğer kan ürünleri de özel renkte (mor) “Kan Ürünleri
Reçetesi”ne yazılacaktır. Hastanede yatan hastalar için
de aynı reçete kullanılacaktır. f)
Kan ürünü reçeteleri, ilgili birimlerden alınacak sağlık
kurulu raporlarına bağlı olarak uzman hekimler
tarafından yazılabilecektir. Ancak,” acil hallerde
kullanılması zorunlu olan ürünlerden yalnız tetanoz ve
anti D immünglobulinleri için sağlık kurulu raporu ve
mor reçete şartı aranmayacaktır. Hastanelerde yatan
hastalarda; faktör dışındaki kan ürünleri için sağlık
kurulu raporu gerekli değildir. Yeterli uzmanı
olmayan yerlerde, çıkan vakalara vaktinde müdahale
edilebilmesi için yalnız kuduz ve tetanoz
immunglobulinleri pratisyen hekim tarafından da kan
ürünleri reçetesine yazılabilir. g)
Hemofili hastalarının faktör reçeteleri ve diğer kan
ürünü reçeteleri dört nüshalı olacak, reçetelerin
birinci nüshası eczaneler tarafından İl Sağlık
Müdürlüğüne, ikinci nüshası hastanın kurumuna
gönderilecek, üçüncü nüsha eczanede, dördüncü nüsha ise
karnede kalacaktır. h) Hemofili
takip karnesini alamadan herhangi bir nedenle
hastalanmış olanların ilaçları, ilgili uzmanlar
tarafından, bir kereye mahsus olmak üzere sağlık kurulu
raporuna istinaden “Kan Ürünleri Reçetesi”ne
yazılabilir. Karnesiz ikinci defa tedavi görme imkanı
olmadığından, tedaviden sonra hastaların, hematoloji
uzmanı bulunması zorunlu olan sağlık kurulu raporu ile
birlikte vakit geçirmeden Hemofili Takip Karnesi
alabilmek için İl Sağlık Müdürlüklerine müracaat
etmeleri gerekmektedir. i) Kan ürünü
veren eczaneler, reçetelerin ilk nüshası ile birlikte
reçete bilgilerini de içeren “Hemofili Reçete Formunu”
ve “Kan Ürünleri Reçete Formunu” doldurarak her ay İl
Sağlık Müdürlüklerine
gönderecektir. j) İl Sağlık
Müdürlükleri, eczanelerin gönderdiği form ve
beraberindeki reçeteleri kontrol ettikten sonra, tüm
formları birleştirerek tek bir form halinde Sağlık
Bakanlığına gönderecektir. k) Faktör
ve diğer kan ürünlerinin reçeteleri, Türk Eczacıları
Birliğince oluşturulacak usule göre eczanelerden
dönüşümlü olarak verilecek, bu reçetelerin ödenebilmesi
için Türk Eczacıları Birliği Bölge Eczacı Odasının
onayı aranacaktır. l)
Hastanın bağlı bulunduğu kurumun değişmesi halinde, bu
değişiklik ilgili kurum tarafından Sağlık Bakanlığına
bildirilecektir. m) Kan ürünleri ve
faktörlerden hasta katılım payı alınmayacaktır.
19. İşitme
Cihazları Yönetmeliğin 34 üncü maddesine
göre sağlık kurulu raporuyla verilen her bir işitme
cihazı için en fazla 790 YTL ödenecek, bu miktarı aşan
kısım ilgili tarafından karşılanacaktır. Hasta
tarafından edinilen cihaza ait fatura tutarının
yukarıda belirtilen miktardan az olması halinde faturada
yer alan tutar üzerinden ödeme yapılacaktır.
Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin birinci
fıkrası (B) bendi kapsamında bulunanlara, bir
işitme cihazı için yapılacak ödeme; yukarıda
belirtilen miktarı geçmeyecektir. İşitme
cihazlarının kalıbı ve pil bedelleri, ilgili uzman hekim
raporuyla gerek görülmesi kaydıyla ödenebilir.
İşitme cihazı sağlanan kişilerin cihaz bakım ve
onarım ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla her marka cihaz
için satış sonrası hizmetleri yeterlilik belgesine sahip
ülke genelinde en az üç servis bulunmalı ve onarım için
bırakılan işitme cihazının yerine firma tarafından bakım
süresince kullanılmak üzere kullanılabilecek başka bir
cihaz yedek olarak verilmelidir.
20. Çeşitli Protez ve
Ortezler, Tedavi Cihaz ve Malzemeleri İle Sarf
Malzemelerinin Temini ve Birim Fiyatları
20.1. Organ Protez ve
Ortezlerinin Temini ve Birim
fiyatları Maliye ve Sağlık Bakanlıklarınca
hazırlanan organ protez ve ortezleri (EK-5) sayılı
listede gösterilmiştir. Protez ve ortezler
öncelikle sağlık kurumları tarafından temin edilmek
suretiyle hastalara kullanılır. Bu şekilde hastalara
kullanılan protez ve ortez hastanın kurumuna fatura
edilir, bedeli en kısa süre içerisinde hastanın kurumu
tarafından ilgili sağlık kurumuna ödenir. Bu
Tebliğin eki (EK-5/C) listesinde yer alan “Vücut Organ
Protez ve Ortezler Listesinde” birim fiyatları tespit
edilen protez ve ortezlerin bedelleri, sağlık kurulu
raporuyla öngörülmeleri kaydıyla, bu fiyatları aşmayacak
şekilde ödenir. Pes planus (düz tabanlık) için gerekli
görülen ortopedik bot bedeli ödenmez. Hasta
tarafından edinilen ve bu listede yer alan protez ve
ortezlere ait fatura tutarlarının, belirtilen
miktarlardan az olması halinde, faturada yer alan tutar
üzerinden ödeme yapılacaktır. Anılan listede birim
fiyatları belirtilen protez ve ortezler fatura
edildiğinde, kurum veya kuruluş, Tıbbi Cihaz
Yönetmeliğinde belirtilen esaslara uygun malzemeler
sağlamak zorundadır. Ayrıca, kuruluşlar, kullanılan
ithal malzemeye ait fatura ile diğer bilgi ve belgeleri
istenildiğinde ibraz etmek durumundadırlar. Bu listede
yer alan protez ve ortezlerin üretici ve ithalatçı
firmaları, Tıbbi Cihaz Yönetmeliği uyarınca Sağlık
Bakanlığı tarafından 01/08/2006 tarihine kadar kayıt
altına alınır. Bu tarih itibariyle kayıt sistemine dahil
olmayan üretici ve ithalatçı firmalardan temin edilen
ortez ve protez bedelleri kurumlar tarafından
karşılanmayacaktır. Yönetmeliğin 3 üncü maddesinin
birinci fıkrası (B) bendi kapsamında bulunanlara ve
tedavi amacıyla yurt dışına gönderilenlere tekerlekli
sandalye için yapılacak ödeme, bu listede belirtilen
miktarı aşamaz. Sadece bilateral ampute hastalar ve
karşı ekstremiteyi kullanamayacak hastalar için, tıp
fakültelerinin ve Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve
araştırma hastanelerinin ilgili bölümlerinden alınacak
sağlık kurulu raporu ile bu durumlarının
belgelendirilmesi (Hastanın durumuna ilişkin ayrıntılı
değerlendirmeleri içeren ilgili uzman hekimin raporu
sağlık kurulu raporuna eklenir) ve Sağlık Bakanlığına
bağlı Ankara veya İstanbul Fizik Tedavi ve
Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanelerince
onaylanması kaydıyla, myoelektrik kontrollü kol
protezlerinin bedelleri, T.C. Emekli Sandığı Genel
Müdürlüğünün protokol fiyatlarını geçmeyecek şekilde,
Maliye Bakanlığının uygun görüşüne dayanılarak
ödenir. Sağlık kurulu raporuyla belgelendirilen
tekerlekli sandalye bedeli, “Özelliği olmayan motorsuz
tekerlekli sandalye”nin birim fiyatı esas alınarak
ödenir. Ancak, hastanın özürlülük durumu nedeniyle
özellikli motorlu tekerlekli sandalyeye gereksiniminin
bulunduğu ve özürlülüğünün sürekli olduğunun resmi
sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi halinde
özellikli motorsuz tekerlekli sandalye bedeli ödenir.
Özellikli motorsuz tekerlekli sandalye, kollukları
çıkarılabilir, ayaklıkları ve arkalığı ayarlanabilir,
katlanabilir ve gerektiğinde baş-boyun desteği
eklenebilir niteliktedir.
20.2. Sağlık Kurumları
Tarafından Temini Zorunlu Tıbbi Sarf
Malzemeleri Bu Tebliğ eki (EK-5/A)
listesinde belirtilen “Sağlık Kurumları Tarafından
Temini Zorunlu Yatan Hastalara Reçete Edilemeyecek ve
Faturalarda Gösterilecek Tıbbi Sarf Malzemeleri” hiçbir
şekilde reçete edilmeyecek ve dışardan temin
ettirilmeyecektir. Tedaviyi yapan sağlık kurumları
tarafından temin edilerek hastalara kullanılan sarf
malzemeleri Tebliğin 21.1 inci maddesinde belirtilen
esaslara göre ve (EK-5/A) Listesinde belirlenen birim
fiyatları aşmayacak şekilde fatura edilir ve hastanın
kurumundan tahsil edilir. Bu liste kapsamı dışında
kalan faturalandırılabilir sarf malzemelerinin sağlık
kurumları tarafından temin edilerek hastalara
kullanılması durumunda, KDV dahil alış fiyatı üzerine %
15 işletme gideri ilave edilmek suretiyle fatura edilir
ve hastanın kurumundan tahsil edilir. Bu şekilde temin
edilecek malzemelerin en az % 50 sinin rekabeti ve toplu
alımı sağlayacak ihale usulüyle gerçekleştirilmesi
gerekmektedir. Hastane tarafından temin edilerek
hastaya kullanılan veya reçete edilmek suretiyle hastane
dışından temin edilen ortopedik sarf malzemeleri T.C.
Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü internet adresinde
yayımlanan liste kapsamındaki birim fiyatlar üzerinden
ödenir. Yukarıda belirtilen Ek-5A Listesi dışında
kalan malzemeler ile ortopedik sarf malzemeler dışında
kalan ve reçete edilmek suretiyle hasta tarafından
hastane dışından temin edilen tıbbi malzeme bedelleri
de, sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmek kaydıyla
sosyal güvenlik kuruluşlarınca belirlenen protokol
fiyatı üzerinden, protokol fiyatı yok ise yapılacak
piyasa araştırması sonucu bulunacak en düşük bedel
üzerinden ödenir. Bu Tebliğe ekli “Sağlık Kurumları
Tarafından Temini Zorunlu Yatan Hastalara Reçete
edilemeyecek ve Faturalarda Gösterilebilecek Tıbbi Sarf
Malzemeleri Listesi”nde (EK-5/A) yer alan malzemeler
hiçbir şekilde hastalara aldırılamaz. Aksi takdirde,
aldırılan malzemeye ilişkin fatura bedeli hastaneye
yapılacak olan ödemelerden mahsup edilerek hastanın
kurumu tarafından hastaya ödenir ve durum bir yazı ile
hastaneye bildirilir.
20.3. Basit Sıhhi Sarf
Malzemelerinin Temini Resmi sağlık kurum ve
kuruluşlarındaki tedavi sırasında kullanılacak sarf
malzemelerinin tedaviyi yapan resmi sağlık kurumunca
temini zorunludur. Bu Tebliğin ekinde bulunan (EK-8)
Resmi Sağlık Kurumları Fiyat Tarifesinde yer alan birim
fiyatlar “basit sarf malzemeleri dahil” olarak tespit
edildiğinden, basit sarf malzemeleri listesinde (EK-5/B)
yer alan sarf malzemeleri hiç bir şekilde hastalara
aldırılamaz ve hastane faturalarında ayrıca
gösterilemez.
20.4. Ortak
Hükümler Protez, ortez ve diğer iyileştirici
tıbbi malzemelerinin reçete edilmek suretiyle hastane
dışından temini için “sağlık kurulu raporu” düzenlenmesi
zorunludur. Protez ve ortezlerin yenilenmesi,
Yönetmelik gereğince sağlık kurulu raporu ile tevsik
edilme şartına bağlı olduğundan, kurumlar protez ve
ortezlerin yenilenmesine ilişkin sağlık kurulu
raporlarında “önceden verilen protez ve ortezin
yenilenmesi gerektiğine” dair kayıt arayarak ödeme
yapacaklardır. Tedavi amacıyla kullanılan araç, gereç,
organ protez ve ortez bedellerinden hasta katılım payı
alınmayacaktır. Hastalara dışarıdan aldırılan ilaç,
protez ve ortezler ile çeşitli sarf malzemelerinin
bedelleri hastanın kurumunca ödendiğinden, tahakkuk
memurları, saymanlar ve diğer ilgililer mükerrer ödemeyi
önlemek üzere sağlık kurumunun gönderdiği faturalar
üzerindeki incelemede gerekli hassasiyeti
göstereceklerdir. Ortopedik ve acil müdahaleler,
gastroenteroloji, diyaliz, radyodiagnostik vb.
girişimsel işlemler ayakta da verilen sağlık
hizmetleridir. Hastaya yatış işlemi yapılmadan ayakta
verilebilen bu işlemler sırasında kullanılan ilaç ve
sarf malzemeleri tedaviyi yapan resmi sağlık kurumu
tarafından sağlanması halinde bedeli ilgili kuruma
fatura edilir. Ayrıca, sağlık kurulu raporuna
dayanılarak kullanılan kolostomi torbalarının en fazla
ikişer aylık ihtiyaçları karşılanmak suretiyle
reçetelenmesi halinde bedelleri ödenir. Sağlık kurulu
raporuna bağlı sarf malzemelerinin kullanımı için
gerekli olan sağlık kurulu raporları; var ise ilgili
daldan üç uzman hekimin katılımı ile aynı daldan üç
uzman bulunmaması halinde ise ilgili dal uzmanı ile
birlikte bu uzmanlık dalına en yakın dallardan iki uzman
hekimin katılımı ile üç uzmandan oluşan sağlık
kurullarınca düzenlenecektir.
20.5. Hasta Alt
Bezi Hastalığı nedeniyle “mesane veya
rektum” kontrolü olmadığı (Çocuklar için en az iki
yaşını tamamlamış olmak kaydı ile) ve hasta altı bezi
kullanması gerektiği sağlık kurulu raporuyla
belgelendirilenlerin, ihtiyaca binaen kullanılması
öngörülen hasta alt bezine ait fatura bedelleri; günde 4
adedi ve her bez için 70 YKr geçmemek üzere birer aylık
devreler halinde ödenecektir. Sağlık kurulu raporları
bir yıl süreyle geçerlidir.
20.6. Şeker Ölçüm Çubukları
Tip I diyabetli ve insüline bağımlı tip II
diyabetlilerin, hipoglisemili hastalarla gestasyonel
diyabetlilerin kullanmakta olduğu kan şekeri ölçüm
çubuklarına ait bedeller, aşağıda belirtilen esas ve
şartlarda ödenecektir; a) Kişinin, tip I diyabetli
veya insüline bağımlı tip II diyabetli olduğuna dair
endokrinoloji ve metabolizma, iç hastalıkları, çocuk
sağlığı hastalıkları, var ise diyabet bilim dalları
uzmanlarından birinin bulunduğu resmi sağlık kurulu
raporu alınacaktır. b) Sağlık kurulu raporunda
hastalığın tipi, varsa özelliği ve komplikasyonları ile
kendi kendine veya yakınlarınca kontrol yeteneği
kazanmış oldukları belirtilecektir. c) Hastalar şeker
ölçüm cihazlarını kendileri temin edeceklerdir. d)
Şeker ölçüm çubukları; hastanın satın almış olduğu
cihaza uygun olarak, Tip I diyabetes mellituslu hastalar
için ayda 100 adet, Tip II diyabetes mellituslu insülin
kullanan hastalar için ayda 30 adet, hipoglisemi
hastaları için ayda en fazla elli adet, gestasyonel
diyabet için gebelik süresince ayda en fazla 100 adet,
münhasıran oral antidiyabetik ilaç kullanan Diyabetes
Mellituslu hastalara iki günde bir adet hesabıyla en
fazla üç aylık doza tekabül edecek şekilde yazılacak
reçetelere göre verilecektir. e) Sağlık kurulu
raporuna istinaden verilen ölçüm çubuğu miktarları
reçeteyi yazan hekimlar tarafından ilgililerin sağlık
karnelerine işlenecek ve ölçüm çubuğunun verildiği
tarihler, miktarı, reçeteyi yazan hekimun isim, imza ve
diploma numarası karnede yer alacaktır. f) Kan şekeri
ölçüm çubuklarına ait fatura, usulüne uygun doldurulmuş
sevk kağıdı ve reçetenin asılları ile sağlık kurulu
raporu ve sağlık karnesinin ilgili sayfasının fotokopisi
ödeme evrakına eklenecektir. Her bir şeker ölçüm çubuğu
için ödenecek bedel 55 Yeni Kuruşu geçmeyecektir. g)
Ödemeler doğrudan ilgili kişilere yapılacak, yukarıda
belirtildiği şekilde düzenlenmeyen fatura bedelleri
kurumlar ve saymanlar tarafından ilgililere
ödenmeyecektir. h) Sağlık kurulu raporları en fazla
iki yıl geçerli olacaktır.
20.7. Sağlık Kurulu
Raporları
20.7.1. İlaç ve Sarf Malzemesi
Kullanımı, Katkı Payı Muafiyeti ve İstirahat
Raporları Hastalara kullanılacak sarf
malzemelerinin reçete yolu ile temini ve istirahat (tek
hekim tarafından verilen istirahat raporları hariç) için
gerekli olan sağlık kurulu raporları; var ise ilgili
daldan üç uzman hekimin katılımı ile, aynı daldan üç
uzman hekim bulunmaması halinde ise ilgili dal uzmanı
ile birlikte öncelikle bu uzmanlık dalına en yakın
uzmanlık dalından olmak üzere başhekimin seçeceği diğer
dallardan iki uzman hekimin katılımı ile, üç uzman
hekimden oluşan sağlık kurullarınca
düzenlenecektir. İlaç kullanımı ve hasta katılım payı
muafiyeti için düzenlenen raporlar, ilgili tek uzman
hekim tarafından başhekimlik mühürü onayı ile
çıkarılır.
20.7.2. ESWL Tedavisi İçin
Düzenlenecek Sağlık Kurulu Raporları ESWL
yöntemi ile yapılacak taş kırdırma tedavileri için
gerekli olan sağlık kurulu raporları; bünyesinde var ise
üç üroloji uzmanının katılımı, bulunmaması halinde
üroloji uzmanı ile birlikte bu uzmanlık dalına en yakın
dallardan iki uzman hekimin katılımı ile üç uzmandan
oluşan sağlık kurullarınca düzenlenecektir. Bu
raporlar yukarıda belirtilen şartlara haiz sağlık kurulu
raporu vermeye yetkili resmi sağlık kurumu veya
üniversite hastanelerinden (ilgili personel için askeri
hastanelerden) alınacaktır. Bu hastanelerden alınan
sağlık kurulu raporları başka bir hastaneye teyit
ettirilmeyecektir.
20.7.3. Tüp Bebek Tedavileri
İçin Düzenlenecek Sağlık Kurulu
Raporları Tüp bebek tedavisi için gerekli
olan sağlık kurulu raporları; iki kadın hastalıkları ve
doğum uzmanı ve bir üroloji uzmanının katılımı ile üç
uzmandan oluşan sağlık kurullarınca düzenlenecektir. Bu
raporların eğitim, eğitim ve araştırma hastaneleri veya
üniversite hastanelerinden alınması zorunludur.
21. Faturalandırma
İşlemleri
21.1. Faturaların
Düzenlenmesi
Faturanın
tanımı: Faturalarda; a) Hastanın adı,
soyadı, b) Hasta sevk kağıdının tarih ve nosu, c)
Kurum adresi (Tahakkuk dairesinin adresi) d) Hastanın
dosya numarası, e) Hastanın kurum/emekli sicil
numarası f) Fatura eki belgeleri (hasta sevk kağıdı,
epikriz, mor ve turuncu reçete kapsamında kan ürünleri
küpürleri) (Bu belgelerin dışında herhangi bir belge
talep edilmeyecek ve epikrizler, sadece yatan hasta
faturalarına eklenecektir) g) Fatura işlem detayları
(Muayene, tetkik, tahlil, ilaç, yatak, ameliyat, protez,
ortez ve diğer sarf malzemeleri): - İşlemin sıra
nosu, - İşlemin kayıt tarihi, - İşlemin Tedavi
Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği kodu ve adı -
İşlemin adedi - İşlemin birim fiyatı, - İşlemin
tutarı yer almalıdır. Sağlık kurumları tarafından
hastalara kullanılan ilaçlar ile protez, ortez ve diğer
iyileştirici tıbbi malzemeler (EK-5/B)’de belirtilen
basit sarf malzemeleri hariç) hastane faturalarında
dökümlü olarak birim fiyatları belirtilmek suretiyle
gösterilir veya dökümlü ilaç ve malzeme listesi faturaya
eklenir. Hastane tarafından temin edilerek hastaya
kullanılan sarf malzemeleri, açıklamalı olarak hastanın
raporunda veya epikrizinde
belirtilecektir. Faturalar, hastanın yatış süresine
ve görmüş olduğu tedaviyle uyumlu olarak
düzenlenecektir. Hasta tabelasına uygun olarak tane
hesabıyla hastaya verilen ilaçlar, kutu bazında değil,
tane hesabıyla birim fiyatları üzerinden hesaplanarak
fatura edilecektir. Bu şekilde faturalandırılmayan ilaç
bedelleri, fatura bedelinden düşülecektir. Faturalar,
hastane tarafından, hastanın kimlik bilgileri, kurumu,
tedavinin başlama ve bitiş tarihleri belirtilmek
suretiyle, tedavinin bitmesini müteakip en kısa süre
içerisinde düzenlenerek, hastanın kurumuna ivedilikle
gönderilecektir. Faturalarda yetkili kişilerin imza ve
kaşesi yeterli olacak ayrıca kurum başhekiminin onayı ve
resmi mühür aranmayacaktır. Sağlık Bakanlığınca ilan
edilen hastalıkların sınıflandırılmasına (ICD-10) ait
hastalık sınıf adı ile kodu ve/veya kısaltılmamış
öntanı/tanı muayene edilen hastaların faturalarında
(veya eklerinde) bulunacaktır. Birinci basamak sağlık
kuruluşlarında faturada veya eki belgelerde
kısaltılmamış öntanı/tanının belirtilmesi yeterli
olacaktır.
21.2. Faturaların
Ödenmesi Hastane faturaları ilgili kurum
veya kuruluş tarafından gerekli inceleme yapıldıktan
sonra tahakkuka bağlanarak, en geç on beş gün içerisinde
ödemeyi yapacak birime intikal ettirilecek, gerekli
incelemeler yapılarak intikal tarihinden itibaren en geç
bir ay içerisinde faturanın ödenmesi sağlanacaktır.
Ödenek bulunmaması halinde en seri şekilde ödenek
talebinde bulunulacaktır. İta amirleri ödemenin
zamanında yapılması hususunda gerekli hassasiyeti
göstereceklerdir. Faturalar kuruma gelişinden
itibaren en geç kırk beş gün içerisinde ödenmiş olacak,
ödeme yapılırken ödemesi yapılan faturanın tarih ve
numarası dekonta yazılacaktır. Faturaların, sağlık
kurumlarına ödenmesini müteakip, tedavi yardımından
yararlanan hastaların hastanelerde tedavileri sırasında
hekim tarafından lüzum görülen tetkik, röntgen ve diğer
tedavileriyle ilgili hizmetlerin yerine getirilip
getirilmediğinin tespiti açısından ilgili amirler,
gerekli tedbirleri alacaklar ve bu konuda gerekli
hassasiyeti göstereceklerdir. Bu esaslar çerçevesinde
uygulama yapmayan ilgililer hakkında idari işlem
yapılır.
21.3. Sağlık Kurum ve
Kuruluşlarında Uygulanacak Fiyat Tarifesi
21.3.1. Tanıya Dayalı
(Paket) Fiyatlar Üzerinden Ödeme Resmi
sağlık kurumlarında bu Tebliğe ekli Tanıya Dayalı
(Paket) Fiyat Listesinde (EK-9) yer alan işlemler, bu
listedeki fiyatlar üzerinden fatura edilecektir.
Üniversite hastaneleri ile eğitim ve araştırma
hastanelerinde ise sadece yanında (*) işareti olan paket
işlemler uygulanacak ve faturalandırmada (EK-9)
listesinde yer alan bu fiyatlara %10 ilave
edilecektir. Paket işlemlere ait bedellerin
ödenmesinde, (EK-9) listenin ekinde yer alan Tanıya
Dayalı (Paket) Fiyat Uygulama İlkelerinde belirtilen
esaslar dikkate alınacaktır. Resmi sağlık kurumları
tarafından yapılan tedavilere bağlı olarak düzenlenecek
faturalar, bu esaslar ile fiyatlara uygun olarak
düzenlenecektir. Özel sağlık kurum ve kuruluşlarında
yapılan tanıya dayalı (paket) tedavilere ait bedeller,
özel sağlık kurum ve kuruluşlarını temsil eden
derneklerle imzalanan Özel Tedavi Protokolü gereğince,
anılan protokol ve eklerinde yer alan usul ve
esaslar çerçevesinde ödenecektir. Söz konusu Protokol
ile eki paket fiyat uygulama ilkeleri, sözleşme örneği
ve paket fiyat listesi Bakanlığımız Bütçe ve Mali
Kontrol Genel Müdürlüğünün internet sitesinde (www.bumko.gov.tr)
adresinde yer almaktadır. Paket fiyatlara ait
faturalar öncelikli olarak ödenecektir.
21.3.2. Fiyat Tarifesi
Üzerinden Ödeme Tebliğ kapsamındaki hak
sahiplerinin, sağlık kurum ve kuruluşlarında yapılan
tedavilerine ait ücretlerin hesaplanmasında; a) Bu
Tebliğde tanımlanan ikinci ve üçüncü basamak sağlık
kurumlarında yapılacak muayene-tetkik-tahlil-ameliyat ve
tedavilerde (EK-8) ve (EK-9)da yer alan fiyat
tarifesi; b) Diş tedavilerinde; bu Tebliğe ekli "Diş
Tedavileri Fiyat Tarifesi" (EK-7), c) Refik Saydam
Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı ve Bölge Hıfzıssıhha
Enstitülerinde yapılan tetkik ve tahlil işlemlerinden
(EK-8)’de yer alanlar bu tarife üzerinden, diğerlerinde
ise bu Başkanlığın Sağlık Bakanlığı Onayı ile kabul
edilen fiyat tarifesi, esas
alınacaktır. Üniversite Tıp Fakültesi Hastaneleri ile
Eğitim ve Araştırma Hastaneleri için (EK-8) fiyat
tarifesinin “8. Radyoloji Görüntüleme ve Tedavi” ile “9.
Laboratuar İşlemleri” bölümlerinde yer alan işlem
bedellerine %10 oranında ilave edilerek
uygulanacaktır. Resmi sağlık kurumlarına sevk kağıdı
ile giden, ancak özel muayene olmak isteyen hastaların
muayene giderlerinden; resmi fiyat tarifesindeki kadarı
kuruma fatura edilecek, bunu aşan kısmı ise hastadan
alınacaktır.
21.4. Birinci Basamak Sağlık
Kuruluşlarının Faturaları Birinci basamak
resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılabilecek
işlemler ile bu işlemlerin birim fiyatları Tebliğ eki
(EK-8/A) listesinde belirtilmiştir. Birinci basamak
resmi ve özel sağlık kuruluşlarında bunların dışında bir
işlem yapılması halinde bedeli ödenmeyecektir. Özel tıp
merkezleri, özel dal merkezleri ile Kızılay tıp
merkezlerinde Tebliğe ekli EK-8 sayılı Fiyat Tarifesi
uygulanacaktır. Koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında
verilen hizmetler ise
ücretlendirilmeyecektir. Faturalar, hastanın kimlik
bilgileri, kurumu, tedavinin başlama ve bitiş tarihleri
belirtilmek suretiyle, bu Tebliğin 21.1 inci maddesinde
belirtilen esaslara göre düzenlenecektir. Tedavinin
bitiminde, sevk kağıdı eksiksiz olarak doldurulduktan
sonra fatura ile birlikte hastanın kurumuna
gönderilir. Birinci basamak sağlık kuruluşlarınca
hastanın başka bir resmi sağlık kurumuna sevk edilmesi
halinde, bu kuruluşlarca yapılmış bulunan tetkik ve
tahlil sonuçlarının birer örneği sevk edilen sağlık
kurumuna gönderilir. Birinci basamak sağlık
kuruşlarınca hastanın ikinci basamak sağlık kurumuna
sevk edilmesi halinde, muayene ücreti Tebliğin eki
(EK-8/A) Listesinde yer alan 520.090 kodlu “1.
Basamaktan sevk halinde poliklinik muayene ücreti”
üzerinden fiyatlandırılacak, ayrıca 520.080 kodlu “1.
Basamak poliklinik muayene ücreti” tahakkuk
ettirilmeyecektir.
22. Özürlü Çocukların Eğitim
ve Rehabilitasyonu Doğuştan ya da herhangi
bir hastalık veya kaza sonucu fiziksel, görme, işitme,
konuşma, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal
yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmiş özürlü
çocukların eğitim ve rehabilitasyon hakkından
yararlanabilmeleri için, yukarıda sayılan
yetersizlikleri ile ilgili olarak Özürlülere Verilecek
Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre
düzenlenmiş özürlü sağlık kurulu raporu geçerli belge
sayılacaktır. Düzenlenecek raporda tıbbi tanılamanın
yanı sıra varsa çocuk gelişimi ve eğitimcisi, sosyal
çalışmacı, psikolog, fizyoterapist ve gerek görülen
diğer meslek elemanlarından en az biri veya
birkaçının eğitimsel tanılama ve özürlünün
durumunu değerlendirmeleri ve yazılı olarak
bildirecekleri görüşlerinin belgelendirilmek suretiyle
özürlü sağlık kurulu raporuna eklenmesi
gerekmektedir. Özel eğitim merkezleri, fatura edilen
fiziksel, görme, işitme, zihinsel, ruhsal, duygusal ve
sosyal engelli olan çocuklara yönelik özel eğitim, grup
eğitimi ve rehabilitasyon hizmetlerinin verilebilmesi
için ilgili mevzuatında öngörülen gerekli beceriye sahip
meslek elemanlarını çalıştırdıklarını belgelemek
zorundadırlar. Özürlü çocukların
rehabilitasyonlarının ve eğitimlerinin, ruhsat aldıkları
kurumların ilgili yönetmeliklerinde belirlenen esaslar
doğrultusunda gerekli personeli istihdam eden resmi
(kamu kurum ve kuruluşları ile üniversiteler tarafından
açılan merkezler) ve özel rehabilitasyon ile özel eğitim
merkezlerinde sağlanması durumunda; özel eğitim ve
rehabilitasyon merkezi tarafından hazırlanan
aylık/yıllık çalışma programı, bireyselleştirilmiş
eğitim planı ve belirlenmiş rehabilitasyon programları
doğrultusunda aldıkları; Grup eğitimi için aylık 80 YTL,
aylık/yıllık çalışma programı bireyselleştirilmiş eğitim
planı ve belirlenmiş rehabilitasyon hizmeti bedelinin
ise aylık 280 YTL tutarı kadarı karşılanacaktır. Bu
miktarları geçen kısım ise ilgili tarafından
karşılanacaktır. Özürlü çocukların özel eğitim ve
rehabilitasyon programlarından yararlanmasının gerekli
ve zorunlu olup olmadığı ve bunlara ilk başlama tarihi
esas alınarak belirli dönemler halinde hastadaki
iyileşme durumunun, özel eğitime ve rehabilitasyona
devam edilip edilmeyeceği hususunun yetkili sağlık
kurumlarından alınacak ayrıntılı gelişimsel ve eğitimsel
tanılama raporları ile tevsiki gerekmektedir. Sağlık
kurulu raporlarının en geç iki yılda bir yenilenmesi
gerekir. Raporda daha kısa bir süre belirtilmişse, bu
süre esas alınır. Özürlülere verilecek sağlık kurulu
raporunun yenilenmesi için süresi sona ermeden en
az bir ay önce, özürlü ve ailesinin ilgili sağlık
kuruluşuna başvurmaları için, hizmet aldıkları
rehabilitasyon merkezi tarafından rehberlik
yapılacaktır. Özürlüye verilen eğitim ve
rehabilitasyonun sürekliliğinin sağlanması için
özürlülere verilecek sağlık kurulu raporunun zamanında
yenilenmesi hususunda yetkili sağlık kurumlarının
gerekli hassasiyeti göstermeleri ve ailenin de işlemleri
tamamlamak üzere gerekli takibi yapması
gerekmektedir. Özürlü çocukların eğitimlerinin, tıbbi
rehabilitasyonlarının ve psiko-sosyal
rehabilitasyonlarının yapılacağı özel eğitim ve
rehabilitasyon merkezlerinin denetimleri, ilgisine göre
Milli Eğitim Bakanlığı veya Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünden kuruluş açma ve
işletme izni veren kurum denetim elemanlarınca yapılır.
Bu merkezlerden usulüne uygun olarak işletilmeyen ve
hizmet sunmayanlar hakkında kuruluş açma ve işletme izni
aldıkları kurum mevzuatına göre işlem
yapılır. Ödemelerde bu hususlar göz önünde
bulundurulacaktır.
23. Sağlık Karnesi ve Sağlık
Dosyası
23.1. Sağlık
Karnesi Yönetmeliğin 38 inci maddesine göre,
bütün memurlara, herhangi bir şekilde sağlık yardımından
yararlanmayan eşlerine, bakmakla yükümlü bulundukları
ana, baba ve aile yardımına müstahak çocuklarına birer
sağlık karnesi verilmesi gerekmektedir. Memur ve aile
fertlerinin, yurt içinde muayene ve tedavisi için
başvurdukları hekim ve sağlık kurumlarına sağlık
karnesini ibraz etmeleri zorunlu bulunmaktadır. Kurum
hekimlikleri, resmi sağlık kuruluşları, sağlık ocakları
ve hastaneler, kendilerine müracaat eden kişilere
verilen ilaçları, protez-ortezleri ve sağlık durumlarına
ait bilgileri, tarih sırasıyla sağlık karnelerine
işlemekle yükümlüdürler. Muayene ve tedaviyi
gerçekleştiren hekim tarafından yazılan ilaçlar,
daha önce verilen ilaçlar da dikkate alınarak
yazılacaktır.
23.2. Sağlık
Dosyası Yönetmeliğin 39 uncu maddesine göre,
her Devlet memuru için kurumların özlük işlerini yürüten
ünitelerince biri memura, diğeri bakmakla yükümlü olduğu
kişilere ait olmak üzere iki sağlık dosyası tutulması
gerekmektedir.
24. Tedavi Giderlerine Ait
Katma Değer Vergisi Bu Tebliğde yer alan
fiyat tarifeleri ve birim fiyatlar katma değer vergisi
hariç olarak tespit edilmiştir. Katma değer vergisi,
ilgili mevzuatı çerçevesinde ayrıca ödenecektir.
25. Yürürlük Bu
Tebliğ 1/5/2006 tarihinde yürürlüğe girer. İlaç yazılım
kuralları, eşdeğer ilaç uygulaması ve eczacı indirimine
ilişkin olarak yapılan düzenlemeler ise 15/5/2006
tarihinde yürürlüğe girer. Bu süre içerisinde mevcut
uygulamaya devam edilir. Tebliğ
olunur |